Haber Detayı

Donmuş karbon uyanıyor
Sürdürülebilir dünya dunya.com
08/04/2026 00:00 (2 gün önce)

Donmuş karbon uyanıyor

Alaska’daki 44 yıllık veriler, donmuş toprakların çözülmesiyle binlerce yıllık antik karbonun nehirler üzerinden okyanuslara sızdığını ortaya koydu. Her yıl 275 milyon ton karbonun atmosfere karışma potansiyeli, endüstriyel emisyon azaltım stratejilerini ve yeşil ekonomi rotasını kökten değiştirme riski taşıyor.

Başak Nur GÖKÇAMDünya ekonomisi, ye­şil dönüşüm ve karbon nötr hedefleri doğrultu­sunda milyarlarca dolarlık yatı­rımları yönetmeye çalışırken, doğanın kendi içindeki sessiz devler tüm hesaplamaları al­tüst edebilir.

Küresel ısınma denilince akla ilk gelen deniz seviyesinin yükselmesi olsa da, Kuzey Kutbu’nun derinlikle­rinde saklanan devasa karbon rezervleri, bugün dünya nehir­leri aracılığıyla okyanuslara sı­zıyor.Bu sızıntı, sadece bir çev­re felaketi değil, aynı zaman­da küresel iklim finansmanı ve sürdürülebilirlik raporlamaları için öngörülemeyen bir maliyet kalemi anlamına geliyor.

Arktik Okyanusu, dünya deniz hacmi­nin sadece yüzde 1’ini oluştur­masına rağmen, küresel nehir sularının yaklaşık yüzde 11’ini bünyesine alıyor.

Bu orantı­sız denge, bölgedeki nehir ya­pısında meydana gelen en kü­çük değişimin bile küresel ik­lim sistemi üzerinde kelebek etkisi yaratmasına neden olu­yor.Massachusetts Amherst Üniversitesi’nden jeobilimci Michael Rawlins liderliğinde­ki son araştırma ise bu etkinin sanılandan çok daha hızlı ve yı­kıcı olduğunu gözler önüne se­riyor.

Kuzey Alaska’nın geniş düzlüklerinde, yaklaşık Wis­consin eyaleti büyüklüğündeki bir alanda yürütülen çalışma, 44 yıllık model verilerini ana­liz ederek korkutucu bir tablo­yu ortaya koydu.

Yüzyıllardır donmuş halde bulunan ve ‘per­mafrost’ olarak adlandırılan topraklar, iklimin ısınmasıyla birlikte ‘aktif katman’ derinli­ğini artırıyor.

Bu derinleşme, toprağın altında binlerce yıl­dır hapsolmuş organik madde­nin çözünmüş organik karbon (DOC) olarak nehir akıntıları­na karışmasına yol açıyor.Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Jeobilimci Mic­hael Rawlins, “Isınan sıcaklık­ların su sistemlerini nasıl yeni­den şekillendirdiğini ve uzun süredir donmuş halde bulunan karbonu nasıl serbest bıraktı­ğına dair artık elimizde çok da­ha net kanıtlar var.

Akıntıların arttığını, nehirlerin daha faz­la çözünmüş karbon taşıdığı­nı ve erime mevsiminin artık sonbahara kadar uzadığını gö­rüyoruz” dedi.

Bu durum, ne­hirlerin sadece su değil, aynı zamanda devasa birer karbon boru hattı gibi çalıştığını göste­riyor.

Nehirlerle okyanusa ta­şınan bu karbonun bir kısmı, bakteriler tarafından parçala­narak karbondioksite dönüşü­yor ve atmosferdeki sera gazı yoğunluğunu artırarak küresel ısınmayı daha da şiddetlendi­ren bir kısır döngü yaratıyor.En zayıf halka veri eksikliğiSürdürülebilirlik stratejile­rinin en zayıf halkası, doğru­dan ölçüm yapılamayan alan­lardaki veri eksikliğidir.

Kuzey Alaska gibi zorlu coğrafyalar­da doğrudan saha ölçümlerinin sınırlı olması, bilim insanları­nı yüksek çözünürlüklü mo­dellemelere yöneltiyor.

Araş­tırma ekibi, 1 kilometre çö­zünürlükte 44 yıllık verileri kullanarak yüzey akışının hız­la arttığını tespit etti.

Özellikle erime mevsiminin yaz sonun­dan sonbahara sarkması, ne­hirlerin karbon taşıma kapa­sitesini ve süresini optimize ediyor.

Bu bilimsel veriler, ye­şil ekonomi savunucuları için bir uyarı niteliğinde.

Eğer Ark­tik nehirlerinden gelen kont­rolsüz karbon salımı durduru­lamazsa, endüstriyel emisyon azaltım hedeflerinin yarataca­ğı pozitif etki, doğanın kendi salımıyla nötrlenebilir.

Bu da karbon kredisi piyasalarından, sürdürülebilir tarım politika­larına kadar geniş bir yelpaze­de maliyet artışlarını berabe­rinde getirecektir.

Arktik'teki aktif katman riski nedir?Arktik bölgelerdeki donmuş toprakların en üstünde yer alan ve her yıl donup çözülen tabakaya "aktif katman" denir.

Normal şartlarda bu tabaka bitki yaşamını destekler.

Ancak küresel ısınma nedeniyle bu katman her yıl daha da derinleşiyor.

Derinleşen her santimetre, binlerce yıl önce toprak altında kalmış bitki ve hayvan kalıntılarının (kadim karbonun) çözülerek su sistemlerine karışması anlamına geliyor.

Bu durum, yeraltı sularının kimyasal kompozisyonunu kalıcı olarak değiştiriyor.Okyanusların karbon dengesi bozuluyorArktik Okyanusu, dünyanın diğer denizlerine kıyasla nehirlerden gelen karbon yüküne karşı çok daha hassas.

Her yıl nehirler aracılığıyla okyanusa taşınan milyonlarca ton çözünmüş organik madde, deniz ekosistemindeki besin zincirini ve asitlik oranını etkiliyor.

Bu durum, sadece kutup ekosistemini değil, küresel balıkçılık ekonomisini ve denizlerin karbon yutağı olma kapasitesini de doğrudan tehdit ediyor.

İlgili Sitenin Haberleri