Haber Detayı

Carter’ı bitiren hata Trump’ı kurtarır mı
Yazarlar hurriyet.com.tr
08/04/2026 06:03 (1 gün önce)

Carter’ı bitiren hata Trump’ı kurtarır mı

Bu yazı yazılırken ABD Başkanı Trump’ın İran’a anlaşma için verdiği süre henüz dolmamıştı.

O yüzden sabah saatlerinde Amerikan ordusu İran’ın enerji tesislerini yok etmeye başladı mı yoksa anlaşma yönünde bir adım mı atıldı bilemiyorum.Ancak pazar günkü “albayı kurtarma operasyonuyla” Trump’ın en azından zevahiri topladığı söylenebilir.Yabancı bir askeri uzmanın yorumu bence durumu özetliyor: “Hiçbir savaşta Amerikan siyasetini bu kadar dağınık, ordusunu ise bu kadar düzgün bir operasyon yaparken görmemiştik.”Tabii her başarılı operasyonun arkasından büyük bütçeli bir Hollywood filmi geldiği için Amerikan ordusunun başarılarından hepimiz haberdar oluyoruz.Oysa o başarıların yanında daha az bilinen fiyaskolar da var.

Ve bazen büyük fiyaskolar gelecekteki başarıların temelini oluşturabiliyor.Tıpkı ABD Başkanı Carter’ın sonunu getiren bir İran operasyonunun bugün Trump’a aradığı çıkış yolunu vermesi gibi.Geçenlerde CIA’in 1978’deki raporundan yola çıkarak ABD’nin Şah’ın devrilişine nasıl hazırlıksız yakalandığını anlatmıştım.Tabii ABD için asıl sorun İslam Devrimi ile başladı.

Tahran’daki Amerikan Büyükelçiliği’ne yapılan baskında 53 diplomat ve ABD askerinin esir alınması bir siyasi krize dönüştü.KARTAL PENÇESİMüzakerelerden sonuç çıkmayınca Carter, bir CIA-Pentagon ortak görevi olan Kartal Pençesi Operasyonu’na onay verdi.Bu operasyon kâğıt üstünde bile karmaşıktı.

Tahran’daki rehineleri kurtarmak için 8 helikopter Umman Denizi’ndeki USS Nimitz uçak gemisinden havalandı.

Helikopterlerin yakıt ikmali yapmadan Tahran’a kadar uçması mümkün değildi.Bunun için de Tahran’ın 320 kilometre güneyinde Çöl Bir denilen bir sahada 6 nakliye ve ikmal uçağıyla buluşacaklardı.

O uçaklar da Umman’a bağlı Mesire Ada’sından havalanacak, helikopterler yakıt ikmali yaptıktan sonra Tahran yakınlarına inerek riskli bir operasyonla rehineler kurtarılacaktı.Ancak operasyon öyle büyük bir fiyaskoya dönüştü ki Tahran’a kimse ulaşamadı.

Uçak gemisinden kalkan 8 helikopter kum fırtınasına yakalanınca ikisi arızalandı ancak altısı çöle ulaşabildi.Nakliye uçaklarının indiği çölün kenarında bir otoyol vardı ve bir yolcu otobüsü uçakları görüp yolcularını indirdi.

Bu sırada Amerikan askerleri kaçak mazot taşıdığı için dur emrine uymayan bir yakıt tankerini vurdu.Bu da yetmezmiş gibi buluşma noktasına iniş yapan Amerikan helikopterlerden biri arızalanıp yakıt yüklü EC-130 uçağıyla çarpışınca büyük bir patlama oldu.

Ve operasyon Tahran’a ulaşamadan başarısızlıkla sonuçlandı.İran, doğal olarak bunu büyük bir siyasi propagandaya çevirdi.

Enkazın görüntüleri dünya basınıyla paylaşıldı, ölen Amerikan askerlerinin fotoğrafları teşhir edildi.Bu kriz Carter’ın siyasi kariyerini bitirdi.

Birkaç ay sonra yapılan seçimlerde Başkanlık koltuğunu Reagan’a bıraktı.Fakat Kartal Pençesi Operasyonu, Amerikan ordusu açısından bir dönüm noktası oldu.

Bir daha benzer hataların yapılmaması adına Özel Harekât Komutanlığı (USSOCOM) kuruldu.Farklı birimlerdeki elit kuvvetleri bir araya getiren bu birim tıpkı hafta sonu yapılan İran operasyonu gibi karmaşık görevler için yapılandırıldı.

Ayrıca bu tip operasyonlar için emir-komuta zinciri sadeleştirildi.46 yıl sonra yapılan albayı kurtarma operasyonuna bakınca bu kez Amerikan ordusunun dersine çalıştığını söylemek gerek.Carter’ın kariyerini bitiren fiyaskodan yıllar sonra ABD’nin tekrar yaptığı İran operasyonu Trump’ı kurtarır mı bilemem?

Ancak İran’da aradığı çıkışı bulmasına yardımcı olabilir.

UZAY’DA HİJYEN MESELESİ İlkokul yıllarında evde bulup okuduğum ‘Hacivat Karagöz Merih Yolculuğu’ kitabından bu yana uzay yolculukları hep ilgimi çekmiştir.Yine bu kitabın etkisiyle olacak ki uzay merakım asla astrofizik sınırlarına ulaşamadı.

Benim için Carl Sagan’lar, Neil deGrasse Tyson’lar, Brain Cox’lar hiçbir zaman Hacivat ve Karagöz’ün yerini tutamadı.Buna rağmen Artemis 2 misyonunu yan gözle takip ediyorum.Orion uzay aracının uzaya fırlatıldığı sırada tuvaletinin arızalanması beni biraz telaşlandırdı.“10 gün boyunca ne yapacaklar” diye düşünürken Astronot Christina Koch’un mühendislik becerisiyle tuvaleti düzelttiği haberi dünyamıza ulaştı.Oysa önceki astronotların durumu düşünüldüğünde Orion ekibinin durumu çok rahatmış.Örneğin Ay’a ilk ayak basan Apollo 11 ekibinin bir tuvaleti yokmuş.

Astronotlar vücutlarına yapıştırılan torbalar vasıtasıyla tuvalet ihtiyaçlarını gidermişler.Yer çekimsiz ortamda parfüm kullanamayacakları için yanlarında sadece tıraş köpüğü götürmüşler.Sekiz günlük görev süreleri boyunca kıyafetlerini hiç çıkarmamışlar.

Dünyaya döndüklerinde Apollo 11’in kapsülünü açan dalgıçlar yüzlerine çarpan ağır koku nedeniyle astronotları tebrik bile edememiş.

AY’IN KARANLIK YÜZÜ MÜ UZAK TARAFI MI OrIon ekibi Ay’ın Dünya’dan görülmeyen yüzünü çıplak gözle gören ilk insanlar olarak tarihe geçti.Ay’ın diğer yarısını şarkıların, şiirlerin etkisiyle “karanlık yüzü” olarak biliyoruz.

Cem Karaca’nın “Ay Karanlık” şarkısı, Pink Floyd’un efsanevi “The Dark Side of the Moon” albümü ilk aklıma gelenlerden.Ancak bilim insanları “Ay’ın uzak tarafı” diyor.Bilimsel açıdan doğru olabilir ama bu ifade bana biraz kuru geliyor. “Ayın karanlık yüzü”nde bir ahenk ve gizem var.Acaba betimlemeyi yine sanatçılara mı bıraksak?

İlgili Sitenin Haberleri