Haber Detayı

Cemil Tugay: İzmir'i yenemeyeceksiniz! O binaya gireceğim
Gündem nefes.com.tr
08/04/2026 22:01 (23 saat önce)

Cemil Tugay: İzmir'i yenemeyeceksiniz! O binaya gireceğim

Meslek Fabrikası binasının tahliyesine karşı başlatılan direniş 3'üncü gününde devam ederken bugün direniş alanında miting düzenlendi. Mitingte konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, “Alnımız ak, başımız dik. Burası İzmir, biz ayaktayız. Sen ne yaparsan yap, siz ne derseniz deyin İzmir’i yenemeyeceksiniz. Cemil Tugay olarak söylüyorum. O binaya gireceğim. O davaları kazanacağız” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Meslek Fabrikası binasının tahliye girişimine karşı başlattığı direniş 3'üncü gününde devam ediyor.Direniş kapsamında bugün Meslek Fabrikası önünde miting düzenlendi.

Mitinge; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, CHP Genel Başkan Yardımcıları Güldem Atabay ile Ulaş Karasu, CHP İzmir milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, partinin il ile ilçe örgütleri, Meslek Fabrikası eğitmenleri ve kursiyerleri, sendikalar, meslek kuruluşları, STK’lar ile çok sayıda vatandaş katıldı.Mitingde ilk olarak Meslek Fabrikası’nda eğitim alan kursiyerler konuştu.KESKİ: BURANIN KAPANMAMASINI İSTİYORUZMeslek Fabrikasında aldığı eğitimle iş sahibi olan Rafet Keski, “İzmir Meslek Fabrikası’ndan kursumuzu aldık.

Buradan çoluğumuza ve çocuğumuza ekmek götürüyoruz.

Buranın kapanmamasını istiyoruz.

Çocuklarımız burası kapanırsa aç kalır” dedi.İDİMAN: HALKA VERİLMİŞ BİR YERİN ALINMASINI ASLA İSTEMİYORUZMeslek Fabrikasında baristalık kursu alan Ece İdiman, “Burası benim için özel bir yere sahip.

İş arayıp bulamadım.

Meslek Fabrkası’na dilekçe yazdım ve hemen kursiyer olabilmem için gerekli işlemleri başlattılar.

Profesyonel bir eğitim anlayışı var.

Sizi tepeden tırnağa mesleğinize hazırlıyorlar.

Böyle kıymetli ve halka verilmiş bir yerin alınmasını asla istemiyoruz.

Herkesin her zaman buradan faydalanmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.YURASH: BİNAMIZIN İZMİR HALKINA VERİLMESİNİ İSTİYORUMKursiyerlerden Milena Yurash, şunları söyledi:- "Uzak yerden geldik ve bize sahip çıktılar.

Meslek Fabrikası’ndan mezun olan sayısız öğrencilerden biriyim ben.

Burası sayesinde hayalindeki mesleğe sahip oldum.

Bir anne ve eş için önemli bir gelişim merkezi burada verilen eğitimler sadece meslek öğretmekle kalmıyor aynı zamanda özgüven kazandırıyor.

Kadınların potansiyelini artırıyor ve özgüven veriyor.

Sayın yetkileri, binamızın İzmir halkına verilmesini, imkanı olmayan annelerin ve kadınların geleceğini eşit tutmasına yardımcı olmanızı diliyorum.”TOKCAN: ÇOCUKLARIMIZIN VE GENÇLERİMİZİN MİRASIGüzel ve Bakım Hizmetlerinden eğitim alan Sevinç Tokcan, “Evine ekonomik katkıda bulunma imkanı buldum.

İki sene önce dükkanımı açtım.

Meslek Fabrikası, çocuklarımızın ve gençlerimizin mirası.

Yüzlerce kadına istihdam oluyor.

Oradan kurs bile almak insana o kadar özgüven getiriyor ki!

Meslek Fabrikası kapanmasın” diye konuştu.YEKE: BENİMLE BİRLİKTE BİRÇOK ARKADAŞIM BURADA EĞİTİM ALIP İŞ BULUP GEÇİNİYORLARMeslek Fabrikası sayesinde iş sahibi olan kursiyerlerden Esra Yeke, “Ben 42 yaşımda eşimden boşandım.

Benimle birlikte birçok arkadaşım burada eğitim alıp iş bulup geçiniyorlar.

Meslek Fabrikası’nın kapanamamasını talep ediyorum” dedi.TAMERCAN: MESLEK FABRİKAMIZ SAYESİNDE AYAKTA DURUP MÜCADELE EDİYORUZEl Sanatları Kursiyeri Hüsniye Tamercan, konuşmasında şunları söyledi:- "Emekliyim, evim kira.

Atatürk posterleri ve bazı el işleri yaparak evimi geçindiriyorum.

İkinci el pazarlarında yaptığımız ürünleri Meslek Fabrikamız sayesinde satıyoruz, ayakta durup mücadele ediyoruz.

Meslek Fabrikası’nı kadınların ve gençlerin emeklerini nasıl elimizden alıyorlar?

Herkesi direnmeye çağırıyorum.”"İSTİHDAMA DOĞRUDAN KATKI SUNMUŞ BİR SOSYAL MERKEZDİR"Mitinge sendikalar da destek verirken mitingin amacını anlatmak amacıyla İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri’nin ortak bildirisi okundu.

Bildiriyi, DİSK Ege Bölge Temsilcisi Deniz Şahin Gümüştekin okudu.

Bildiride şu ifadelere yer verildi:- "Bugün sadece bir binayı değil, bu kentin emeğini ve geleceğini savunuyoruz.

Meslek Fabrikası, İzmir’de yıllardır başta kadınlar ve gençler olmak üzere 100 binden fazla yurttaşa eğitim vermiş, istihdama doğrudan katkı sunmuş bir sosyal merkezdir.- Bu merkez, yalnızca bir eğitim alanı değil, insanların kendi hayatlarını kurabildiği, ekonomik bağımsızlık kazandığı ve toplumsal hayata eşit biçimde katılabildiği bir dayanışma alanıdır.

Aynı zamanda örnek bir sosyal belediyecilik modelidir.- Bugün, Meslek Fabrikası’na el konuldu.

Bu el koyma, yine bir kamu kurumu eliyle yapılmıştır.

Halkın vergileriyle kurulup halkın ihtiyaçları için kullanılan bir alanın kamu gücü kullanılarak halktan koparılması kabul edilemez.- Bu tesadüf değildir.

Bu, kamusal alanı ortadan kaldırma politikasının bir sonucudur.

Bu, emeği görünmez kılma anlayışının bir parçasıdır .Halkın ortak değerlerine doğrudan müdahaledir.

Bu merkez, hiçbir meşruiyeti olmayan bir kararla VGM’ye devredilmiş, polis barikatlarıyla abluka altına alınmıştır.- Bu yöntem hukukun değil, siyasi baskının yöntemidir.

Bu açık bir hukuksuzluktur.

Bu müdahale, siyasi iktidarın kamu gücünü kendi çıkarları için kullanmasının örneklerindendir.

Hukuk askıya alınmıştır.

Bu halkın iradesine yönelmiş bir saldırıdır.

Biz bu hukuksuzluğu tanımıyoruz ve bu zorbalığa boyun eğmiyoruz.

Kamusal alanların tasfiye edilmesine karşıyız.”Mitingde konuşan CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, vatandaşın gündeminin geçim sıkıntısı olduğunu belirtirken Meslek Fabrikası kararından geri dönülmesi çağrısında bulundu.“DEVLET, VATANDAŞIYLA KAVGA ETMEZ, ONUN YANINDA OLUR”Sosyal devlet vurgusu yapan Güç, şunları söyledi:- "Üç gündür bir binayı değil, hakkı, geleceği ve umudu savunuyoruz.

Burası işsiz gencin umudur, evine ekmek götüren annenin yolu.

Ama bugün buradayız.

Çünkü o umut kapısına, halkın emeğine ve geleceğine çöktüler.

Meslek Fabrikası İzmir halkınındır.

Bu mesele, Türkiye’nin meselesidir.

Bugün burada yaşanan sadece bir idari işlem değildir.

Hukukun yok sayılması, adaletin askıya alınması, halkın iradesinin hiçe sayılmasıdır.- Mahkeme sürecini beklemeden bir kamu kurumunun etrafı demir parmaklıklarla çevrilerek alelacele bir el koyma girişimiyle karşı karşıyayız.

Bu nasıl bir anlayıştır?

Bu nasıl bir devlet hakkıdır?

Devlet dediğin hukuka uyar, sabreder ve adaletle hareket eder.

Ama burada gücü hukukun önüne koyan bir anlayış ve halkın iradesini tanımayan bir anlayış görüyoruz.

Bu, ‘Ben yaptım oldu, hukuku beklemem, güç bende istediğimi yaparım’ demektir.

Bu ülke keyfiliğe teslim olmayacak.- Mülkiyete hakkı anayasal bir haktır.

Bu hakkın tartışılır hale getirilmesi, hepimizin geleceğini tehdit eder.

Bugün bu bina, yarın senin evin… Biz buna karşıyız.

Çünkü biliyoruz ki kamu gücü halka karşı değil, halk için yapılır.

Devlet, vatandaşıyla kavga etmez, onun yanında olur.”“İŞSİZLERİN UMUT BULDUĞU BİR MERKEZDİR”Meslek Fabrikası’nın istihdama da katkısı olduğunun altını çizen Güç, şu ifadeleri kullandı:- "Bugün halka karşı yapılan bir baskı görüyoruz.

Kadınların, gençlerin umudunu yok etme görüyoruz.

Meslek Fabrikası, sadece bir eğitim alanı değildir.

Gençlere meslek, kadınların ayakta durmayı öğrendiği, işsizlerin umut bulduğu bir merkezdir.

Ekonomik krizin bu kadar yoğun olduğu dönemde aklınıza gelen bu mudur?

Bu akıl mıdır, vicdan mıdır!

Halkı için hizmet üretmeyen, ülkeyi yönetemeyen bir iktidarsınız.- Siz, toplumu huzursuzluğa, mutsuzluğa ve çaresizliğe terk ettiniz.

Bizim derdimiz işsiz gençler, kadınlar, açlığa mahkum edilmiş emekliler, geçinemeyen ailelerdir.

Derdimiz halktır.

Halk için iyi olan ne varsa tahammül edemediler.

Zeytinlerimize, ormanlarımıza, emeklinin yaşam hakkına, asgari ücretlinin emeğine çöküyorlar.

Şimdi de İzmir’in malına çöküyorlar.

Bu millet sabreder ve susar Ama iradesine dokunulursa ayağa kalkar.

İzmir, korkunun bittiği yerdir, umutların yeniden doğduğu yerdir.”“BİZİ AYRIŞTIRAMAZLAR, UMUDU YOK EDEMEZLER”Güç, seçim çağrısı yaparak sözlerini şu şekilde tamamladı:- "Bugün memleketin hali ortada 24 yılın sonunda millet büyümedi dert büyüdür, yoksulluk arttır, güç tek elde toplandı.

Bu bir tesadüf değildir, tercihtir.

Halkın emeğini değersizleştirdiler.

Şimdi de halkın umut bulduğu ere el uzatıyorlar.

Ama başaramazlar.

Bizi ayrıştıramazlar, umudu yok edemezler.

İnancımızı kıramazlar, kıramadılar, kıramayacaklar.- Biz ayrıştıran değil birleştireniz, korkuya karşı cesaret, sessizliğe karşı hakikatiz.

İzmir halkıyla inatlaşmayın, İzmir halkını cezalandırmayın.

Getirin sandıkları.

Bu millet bıktı sizden.

Bizler, halkın iktidarını kuracağız.

Bu mücadele İzmir’den başlayacak.

İzmir susmaz, hakkına sahip çıkar.

İzmir halkı Meslek Fabrikası’na sahip çıkacak.”ATATÜRK’ÜN SİLÜETİ YANSITILDIMitingin son konuşmasını yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Meslek Fabrikası’nın akıbetine ilişkin Vakıf Genel Müdürü’nün sözlerine ‘pazarlık’ tepkisi gösterdi.Mitingde Başkan Tugay’ın konuşma yaptığı sırada miting alanının arkasında bulunan Meslek Fabrikası’nın cephesine lazerle Mustafa Kemal Atatürk’ün silüeti ve imzası yansıtıldı.“KÖTÜLÜĞÜN NORMALLEŞMEMESİ VE BUNA RIZA GÖSTERMEDİĞİMİZ İÇİN BİR ARADAYIZ”Tugay, konuşmasına şu sözlerle başladı:- "Bir Alman siyaset bilimcisi var.

Kötülüğün Sıradanlaşması diye bir kitabı var.

Nazi faşistleri milyonlarca insanı katlettiler.

O günkü Alman hükümetinin adamları yaptı.

Bunlardan biri savaştan sonra kaçıyor ve sonra yargılanmaya getiriliyor.

Tertemiz yüzlü bir adam.

Baktığında kötü bir adam demezsin.

Adam da ‘Ben çok insan öldürdüm ama görevimi yaptım ben’ diyor.

İnsan öldürmeyi kötülük olarak görmediğini, görev gereği yaptığını söylüyor.

Bu kitap da bunu söylüyor.- Bazen insanlara öyle şeyler yaptırıyorlar ki yaptıklarının kötü olduğunu fark etmez hale getiriyorlar.

Bu insanlar kamu görevlisi de oluyor.

Biz görevimizi yapıyoruz diyerek kötülüğe hizmet ediyorlar.

Biz bugün burada Meslek Farikası ile ilgili yapılan hatanın, normal görülmemesi ve sıradanlaşmaması, yarın öbür gün tekrarlanmaması için bir araya geldik.- Bazı anlar vardır, o anlarda susarsanız her şet yavaş yavaş normalleşir.

En sonunda da kötülük normalleşir.

Biz kötülüğün normalleşmemesi ve buna rıza göstermediğimiz için bir aradayız.

Çünkü o olursa yaşam hepimiz için cehenneme dönmeye başlamış demektir.”“BURASI, 1926 YILINDAN BERİ KAMULAŞTIRILDI”Binanın geçmişine de değinen Tugay, “Burası, 1926 yılından beri kamulaştırıldı ve İzmir halkının malı.

Buna imza atan da Mustafa Kemal Atatürk.

Bir zaman DGM mahkemesi olarak kullanılıyor.

İzmir hafızasında kötü bir izi olan bu binayı 2007 yılında İZBB, restore etmeye başlıyor.

Dünya kadar para harcıyor.

O paralar, İzmir halkının parası.

O dönemi en iyi bu işleri yapan Aziz Kocaoğlu Başkanım bilir” dedi ve sözü İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Aziz Kocaoğlu’na verdi.KOCAOĞLU: OMUZ OMUZA VERİP KAZANACAĞIZMücadele mesajı veren Kocaoğlu ise şu ifadeleri kullandı:- "İyilik, er ve geç kötülüğü yenecektir.

Kötüler, ilelebet başarılı olmamıştır ama iyiler hep başarılı olmuştur.

Meslek Fabrikası gibi daha birçok örnek var elimizden alınan.

Birlik olmak durumundayız.

Her sabah gazetede, sosyal medyaya, satılan millet mallarını görüyorsunuz.

Giderayak devletin ne kadar para edecek malı varsa satıp gidecekler.

Ona da karşı olmak zorundayız.- Biz burada Meslek Fabrikası’nı verirsek ve direnmezsek yarın hepsi gidecek.

Mücadele, benim yaşımdaki insanlar için kendi mücadelesi değildir.

Biz, gelecek kuşaklar için, Türkiye Cumhuriyetini ilelebet payidar kılmak için mücadele edeceğiz.

Bu mallar, onların değil, milletindir.- Millet ya malına sahip çıkacak ya adaletine sahip çıkacak ya hakkına ve hukukuna sahip çıkacak ya da başka bir millet olacak.

Biz, başka bir millet olmayız.

O zaman direneceğiz ve doğru şeyler yapacağız.

Omuz omuza verip kazanacağız.

Bu ülkeyi, aydınlığa çıkaracağız.”TUGAY: HAKLI OLDUĞUMUZA İNANIYORUZKocaoğlu’nun ardından konuşmasına devam eden Tugay, AKP'li vekillere sert sözlerle yüklenerek şöyle konuştu:- "Aziz başkanım 2017’de burayı Meslek Fabrikası olarak hizmete aldıktan sonra bugüne kadar 145 bin yurttaşa hizmet verdi. 145 bin az gelebilir ama Türkiye’de pek çok şehrin nüfusundan daha fazla 145 bin.

Böylesine bir hizmet verildi buralarda.- DGM’nin bu şehirde yarattığı o lekeyi ve bıraktığı kötü izi Aziz Başkanım böyle hizmet veren bir bina yaparak bu şehrin kirini temizledi.

Binayla ilgili… Bize haber vermeden gidip bu binayı hayali bir vakfın üstüne geçirdiler.- Madem bir vakfa peşkeş çekecektiniz bari olan bir vakfa yapsaydınız.

Bu vakıf, Osmanlı döneminde kapatılmış, şu anda hayali bir vakıf.

Biz bu işlemlerden haberdar olduktan sonra bir hukuk mücadelesi başlattık.

Biz ne yaparsak yapalım durmadılar.

Bize ‘binası boşaltın’ dediler.

Haklı olduğumuza inanıyoruz.“O PANKARTI İNDİRDİNİZ DİYE O BELGE GEÇERSİZ HALE Mİ GELDİ?”- Bu bina, mülkiyeti tertemiz bir tapuyla Büyükşehir’e ait.

Yargı süreci bitmeden, 700 civarı bir polisle sabaha karşı buraya geldiler.

Geldikten sonra içeriye girişi engelliyorlar.

Orada ihtiyati tedbir kararı vardı, o karar kaldırılmamıştı.

Kaldırıldığına dair gerekçeli kararı gösterin dedik ama göstermediler.- Emniyet görevlilerinden görev emirlerini sunmalarını istedik.

Onu da sunamadılar.

Bize tahliyeye ilişkin tek bir dayanak göstermediler.

İşlem var ama gerekçe yok.

Müdahale var ama açıklama yok, karar var ama dayanak yok.

Bunun doğru olmadığını söyledik .Bu savunulamaz, kabul edilemez.

Belgeleriyle teker teker anlattık. ‘Davalar sonuçlanana kadar bekleyin, milyonlarca liralık kamu zararına neden olmayın’ dedik.

Daha vahimi oldu.- Meslek Fabrikası’nda görevli olmayan, dışarıdan getirilmiş özel güvenlik görevlileri, hukuksuzca idareyi çiğneyerek içeri girdiler.

Bu insanlar, Mustafa Kemal Atatürk’ün imzası olan, buranın kamulaştırıldığının belgesinin olduğu pankartı indirdiler.

Siz o pankartı indirdiniz diye o belge geçersiz hale mi geldi?

Siz o pankartı indirdiniz diye İzmirlilerin, Atatürk’ün kendisine ve kararlarına duyduğu saygıyı, Atatürk’e olan bağlılığı ve sevgiyi yok edebilir misiniz?“NE ZAMAN O TEKLİF YAPILDI SANA?”- Bu binaları ne yapacaklarını soruyoruz.

Önce ‘Üniversite yapacağız’ dediler, baktılar millet yemedi bir arkadaş çıktı ‘Burayı Yeşilay’a vereceğim’ dedi.

Hızını alamadı ‘Bu memleketteki uyuşturucu bağımlılığından CHP sorumlu’ dedi.

En son da yine fikir değiştirmişler ve bugün ‘Kütüphane yapacağız’ demiş.

Vakıflar Genle Müdürü dediğimiz arkadaş binlerce binaya sahip ama bu binayı istiyor.- Kemeraltı’ndaki Salepçioğlu Hanı onların, boşalttılar.

Pırıl pırıl yerleri var.

Biz istiyoruz, vermiyorlar.

Çoğunlukla binalarını kiralıyorlar.

Kimlere kaça kiralıyorlar, bilen yok.

Bizim arkadaşlarımız Sayıştay raporlarına ulaştılar.

VGM’nin kiraya verip kirasını toplayamadığı binlerce yer var.

Bir de ‘Burayı ayda 5 milyon liraya da kiralamak isteyenler var’ demiş.

Nasıl açık ettin kendini?

Sen kiminle konuştun da bu rakamı aldın?

Ne zaman o teklif yapıldı sana?

Kim o arkadaş?

Kimi kandırıyorsunuz?

Ne kütüphanesi!- Sizin derdiniz belli.

Belediyenin buradaki hizmetini durduracaksınız, geçici olarak kütüphane diyeceksiniz.

Belli ki birileriyle pazarlık yapmışsınız ve ona vereceksiniz bir süre sonra.

Biz buna seyirci kalmayacağız.

Benim vicdanım bunu almıyor.

Yapmayacaksınız bunu, izin vermeyeceğim size.- Derdiniz üniversiteye yer bulmaksa ben size yer bulayım.

Apartmanlara bile üniversite açtınız, üniversite mezunları iş bulamıyor.

Üniversitelerde ders verecek hoca yok.

Meslek Fabrikası’nı işgal edince mi sizin eğitim kaliteniz yükselecek?

Sizin aklınızda bu ülkenin inşalarını eğitmek olsaydı Köy Okulları’nı kapatmazdınız.“BURAYI POLİS GÜCÜYLE BERABER İŞGAL EDİYOR”- Enteresan ve Türkiye’de ilk kez olan bir şey şu: Bir kamu kurumu başka bir kamu kurumunun mülkiyetine çöküyor.

Burayı polis gücüyle beraber işgal ediyor.

Kamu kurumları arasında böyle bir ilişki olmaz.

Belediye bir kamu kurumu.

Biz sorun çıkmasın diye ortaya çıktığı ilk günden beri konuşmaya, çözüm önerileri getirmeye çalışıyoruz.- Pek çok dava açıldı, bazılarında yürütmeyi durdurma bir tane de ihtiyati tedbir kararı aldılar.

Bunları jet hızıyla kaldırdılar.

Sabahın 05.00’inde 700 polisi bir kamu kurumunun binasının önüne yıkıp orayı ablukaya alıp ‘İçeri kimseyi sokmuyoruz’ dediler.

O günden beri etrafı barikatlarla çevrili, içeride ve dışarıda yüzlerce polis.

Ben içeri girmek istedim.

Amir geldi, ‘Tek başıma karar veremiyorum, üst makama sormam lazım’ dedi.

Gitti ve gelmedi.“KAMU TAŞINIRLARINA HAKİM KARARI OLMADAN EL KOYAMAZSINIZ”- Devletine bağlı bir insanım.

Devlet önemli ama bu devleti kim, kimin için kurdu?

Millet, millete hizmet etmek için kurdu.

Birilerinin siyasi emellerine hizmet etsin diye halkı ezsin diye kurulmadı.

Biz buna susmayacağız, telsim olmayacağız ve kabul etmeyeceğiz.

Kötülüğe ve yanlışa alışmayacağız, alıştıramayacaksınız.

Bu binayı onlar yapmadı.

Restorasyonu halkın parasıyla belediye tarafınca yapıldı.

Ben size bu emeği yedirmem.- Sizin tapuda yaptığınız sahte iş, benim aklımda ve gönlümde geçerli değil.

Çünkü tapuda adı geçen vakıf, yasadaki koşulları sağlamıyor.

Binlerce İzmirliye eğitim veren bir kurum burası.

Halen içeride milyonlarca liralık ekipman var.

Onlar kamu malıdır.

Onlara kafanıza göre el koyamazsınız.- Kamu taşınırlarına hakim kararı olmadan el koyamazsınız.

Suç işliyorsunuz.

Binlerce olmaz sayarım ve olur diyebilecek tek bir kişi bulamazsınız.

Burası İzmir, başka yere benzemez.

Bu şehir öyle kolay kolay yanlışı ve haksızlığı kabullenmiyor.

Ben siz zalimlerden korkmuyorum.“VERGİLERİ İZMİR’DEN TOPLAYIP BAŞKA YERLERDE ÇARÇUR EDİYORLAR”- Bu şehrin geri çekilmeyeceğini, yapılan yanlışları unutmayacağını biliyorum.

Bunları geçmişte de gördük.

İzmir’e ne iftiralar attılar.

Bizim alnımız ak, başımız dik.

Burası İzmir, biz ayaktayız!

Sen ne yaparsan ya siz ne derseniz deyin İzmir’i yenemeyeceksiniz.

Bu adam kendi siyasi geleceği için bir şey yapıyor diye düşünmeyin.- Kendini solcu diye tanımlayan bir gazeteci bir tweet atıp, ‘AK Partililer siz ne yapıyorsunuz, siz böyle yaparsanız Cemil Tugay daha da büyür’ demiş.

Ben büyümeye çalışmıyorum.

Bizim derdimiz var.

Ülkeyi kötü yönetiyorlar Okullarda eğitim verilmiyor doğru düzgün, hastanelerde hizmet verilmiyor, memlekette ayrımcılık var.

Bizden olanlar ve olmayanlar diye ayırmışlar herkesi.- Devletin bütün gücünü kullanıyorlar.

Kendilerinden olan belediyelere bedavadan para akıyorlar.

Vergileri İzmir’den toplayıp başka yerlerde çarçur ediyorlar.

Bu ülke çok büyük yokluklar gördü, sıkıntılar yaşadı.

O kötü zamanlarda 15 yıl içerisinde dünyanın en büyük kalkınma hamlesini gerçekleştirdi Mustafa Kemal Atatürk.“MİLYONLARCA İZMİRLİ’NİN HAKKINI YEMEYE KİMSENİN HAKKI YOK”- Yapılan siyasette hatalar görüyorum.

Siyaset yaparken siyaseti kendi çıkarı için yapan her kimse bilsin ki ben onun partisinden değilim.

Bu memleketin siyasetçisi olduysanız, insanlardan oy istiyorsanız onlara saygı göstermeyi, onlara karşı dürüst ve namuslu davranmayı öğreneceksiniz.

Bunu yamayan her kimse sen çekil kenara.- Ülkenin böyle kötü zamanında sana ihtiyaç yok.

Eğer olur da yanlış bir partideysen senin gideceğin parti de belli.

İzmir gibi bir şehre böyle siyasetçiler yakışmaz.

Sen İzmirlilerin oyuyla milletvekili olduktan sonra VGM’nin avukatlığına savunamazsın, İzmirli’nin hakkını yiyemezsin.- Milyonlarca İzmirli’nin hakkını yemeye kimsenin hakkı yok.

Meslek Fabrikası’na da başka yapılara da el koyma, polis marifetiyle el koyma hakkı yok.

Ben Cemil Tugay olarak söylüyorum.

O binaya gireceğim.

O davaları kazanacağız.“

İlgili Sitenin Haberleri