Haber Detayı
KTO/Gülsoy: Bekle gör değil, üret ve diren dönemindeyiz
Kayseri Ticaret Odası (KTO) Mart ayı olağan meclis toplantısında konuşan Başkan Ömer Gülsoy, küresel risklerin ve artan maliyetlerin gölgesinde iş dünyasının büyük bir sınav verdiğini belirterek; “Finansman maliyetleri makul seviyeye çekilmeli, ihracatçımız döviz kuru karşısında ezilmemelidir. Sanayicimizin üretim azmi kırılmamalıdır” dedi.
HİLAL SÖNMEZ / KAYSERİ Kayseri Ticaret Odası (KTO) Mart Ayı olağan meclis toplantısı M.Rifat Hisarcıklıoğlu Toplantı Salonunda gerçekleştirildi.
Gündeme dair ekonomik değerlendirmelerde bulunan Başkan Ömer Gülsoy, bölgedeki jeopolitik risklerin doğrudan Türkiye ekonomisine yansıdığına dikkat çekti.
Enerji fiyatlarındaki tırmanışın lojistikten ham maddeye kadar tüm üretim zincirini doğrudan etkilediğine dikkat çeken Gülsoy, “Bu süreçte; artan maliyetler, enflasyon ve finansmana erişim konuları iş dünyamızın temel gündemleri arasında yer alıyor.
Özellikle enerji, hammadde ve girdi maliyetlerindeki bu önlenemez artış, üretim süreçlerimiz üzerinde doğrudan büyük bir baskı oluşturuyor.
İçinden geçtiğimiz bu kritik süreç, biz işletmeler açısından çok daha dikkatli bir planlama ve her zamankinden daha güçlü bir mali yapı gerektirir Kayseri; Orta Anadolu’nun üretim üssü, ihracatın kalesidir.
Bizler en zor şartlarda dahi üretmeyi, istihdam sağlamayı kendimize şiar edindik.
Ancak bugün gelinen noktada, sanayicimizin omuzlarındaki yükün artık sürdürülebilir sınırları zorladığını da görüyoruz.
Savaşın gölgesinde kalan pazarlarımızda ihracat aksamaları ve ciddi navlun artışları yaşıyoruz.
Sanayicimiz ve tüccarımız, girdi maliyetlerindeki devasa artışlara ve finansmana erişimdeki zorluklara rağmen; üretim çarklarını döndürmek, istihdamı korumak için tabiri caizse ‘ateşten gömlek’ giyerek mücadelesini sürdürüyor” ifadelerini kullandı.
Reel sektörün önündeki en büyük engel yüksek finansman maliyetleri Enflasyon ve finansmana erişim sorunlarına dikkat çeken Başkan Gülsoy, reel sektörün önündeki en büyük engelin yüksek finansman maliyetleri ve daralan kredi muslukları olduğunu belirtti.
Enflasyon ile döviz kuru arasındaki dengesizliğin ihracatçının rekabet gücünü zayıflattığını vurgulayan Gülsoy, “Üretim çarklarının dönmesi için finansmana erişim kolaylaşmalı, girdi maliyetleri makul seviyelere çekilmelidir.
Enflasyonla mücadeleyi sonuna kadar destekliyoruz ancak bu süreçte sanayicinin, tüccarın üretim azmi kırılmamalıdır.
Bizim için ‘bekle-gör’ dönemi bitmiştir; artık ‘üret ve diren’ dönemindeyiz.
Ülkemizin ve devletimizin gücüne sonuna kadar inanıyoruz.
Ancak iş dünyası olarak beklentimiz nettir: Finansman maliyetleri makul seviyelere çekilmeli, enflasyon ve döviz kuru arasındaki makas, ihracatçımızı daha fazla ezmeyecek şekilde dengelenmelidir.
Maliyet baskısını hafifletecek ve öngörülebilirliği artıracak adımların atılması en büyük beklentimizdir” şeklinde konuştu.