Haber Detayı

Kamyoncular zam ve ceza kıskacında
Ekonomi nefes.com.tr
09/04/2026 16:12 (3 saat önce)

Kamyoncular zam ve ceza kıskacında

Nakliyeciler, yakıt fiyatlarının yanı sıra otoyol ve köprü ücretleri, trafik cezaları, vergiler, bakım, onarım ve yedek parça fiyatları ile sigorta ve kasko maliyeti gibi giderlerdeki artışa isyan etti.

Akaryakıt fiyatları, ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşla birlikte hızla artmaya devam ediyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın hafta içinde savaşın süreceği yönündeki açıklamasıyla brent petrol ve küresel piyasalarda motorinin metrik ton fiyatı yükseldi.

Motorinin ton fiyatı, yaklaşık 195 dolar arttı.

Buna bağlı olarak çarşamba günü motorinin litresine 7 lira 65 kuruş zam geldi.

Bu zamla birlikte motorinin litresi 85 lirayı aştı.Bugün ise ABD-İran savaşında geçici ateşkes kararı, küresel piyasalarda Brent petrol ve motorinin metrik ton fiyatlarının sertçe düşmesine yol açtı.

Motorinin metrik ton fiyatı, 300 dolar kadar geriledi.

Buna bağlı olarak bu gece yarısı motorine 12 lira 88 kuruş, benzine 1 lira 5 kuruş indirim bekleniyor.ANKA, Kocaeli Gebze ve İstanbul Tuzla’daki nakliyecilere mikrofon uzattı.

Nakliyeciler, motorindeki artış ve dalgalanmalar nedeniyle iş yapmadıklarını söyledi.

Nakliyecilar, yakıt fiyatlarının yanında, otoyol ve köprü ücretleri, trafik cezalarındaki artış, vergiler, bakım, onarım ve yedek parça fiyatlarındaki artış, sigorta ve kasko maliyeti gibi giderlerin sektördeki enflasyonun nedenleri olduğunu söylüyorlar.

Giderdeki artışları ise yük sahibi firmalara yansıtamadıklarını belirtiyorlar.Nakliyeciler bir yandan artan maliyetler karşısında gelir gider dengesini sağlayamadıklarını belirtirken diğer yandan da sektördeki zorluklarla baş etmeye çalıştıklarını aktardı.

Taşımacılık için şart koşulan yetki belgelerinin denetiminin yapılmaması nedeniyle belgesiz taşımacılık yapan firma ve kişilerin piyasayı etkilediğini belirtiyor.ORTA VE KÜÇÜK ÖLÇEKLİ FİRMALARA DESTEK ÇAĞRISITaşımacılıkla ilgili bir diğer meselenin de sektördeki tekelleşme olduğunu belirten nakliyeciler, artan maliyetlerle başa çıkamayan küçük ve orta ölçekli firmaların büyük firmalar karşısında yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söylediler. nakliyecilar, Ulaştırma Bakanlığı'ndan sektörün sorunlarıyla ilgilenmesini, orta ve küçük ölçekli firmalara destek olunmasını talep ediyor.Gebze'de nakliyat firması sahibi Fatih Zoroğlu'nun yakıt fiyatının etkisine ilişkin, “Mazotun yükselişi bizi çok büyük sıkıntıya soktu.

Yerinde kalsa aslında biz buna sevineceğiz.

Bugün burada depoyu doldurduk 30 bin liraya, gittik Adana’ya 32, 35 bin lira oluyor, geri buraya geliyoruz daha farklı oluyor.

Günü gününü tutmuyor.

Biz de bir yere gidemiyoruz, iş yapamıyoruz.

Firma diyor ki, ‘Afyon’a kaça gidersin?’ Fiyat veriyorum, ‘tamam diyor’.

Yarın malını yetiştiremedi, malı çıkaramadı. (Öbür gün) beni arıyor , ‘Mal hazır, gel yükle’ diyor.

Diyorum ‘Bugün bu fiyat olmaz, zam geldi mazota’. ‘ O beni ilgilendirmez dün bu fiyatı verdin diyor’.

Diyor, ‘Ben başkasını ararım o zaman’.

Bu da bizi yoruyor.

Burada günlerden beri yatan insanlar var, evinden barkından çoluğundan çocuğundan uzakta, gelmiş burada kalmış.

Sırf gitmek için, zarar edip çıkıp gidiyor buradan." şeklinde konuştu.“ALDIĞIMIZ PARA MAZOTA, OTOYOL ÜCRETLERİNE GİDİYOR”Balıkesir'den yük getirmiş olan kamyoncu Yılmaz Kaygısız, Balıkesir'e dönmek için Tuzla'da iş beklerken ANKA'ya konuştu. "Akşam geldim, artık iş ne zaman çıkarsa.

Bazen aynı gün dönüyorsun bazen bir hafta bekliyorsun, belli olmuyor.

Her yattığın gün bin lira gidiyor.” diyen Kaygısız “Aldığımız para mazota, otoyol ücretlerine gidiyor” şeklinde konuştu.Afyonkarahisar’dan İstanbul’a yük getiren kamyoncu Hasan Eryılmaz ise giderini karşılayacak bir iş çıkmadığından bir haftadır Gebze’deki park alanında bekliyor, kamyonunda yatıp kalkıyor.

Geçen ay 30 bin liraya doldurduğu deposunu bu ay 40 bin liraya doldurabildiğini söyleyen Eryılmaz, “Farkı nereden gidereceğiz, kazancımızdan düşüyoruz. 50 senedir yapıyorum bu işi.

Gelir de düştü, kazanç da düştü, her şey düştü” dedi.

Eryılmaz şöyle konuştu:“Mazot şu anda 85 lira.

Benim Afyon’a en aşağı 30 bin lira paraya gitmem lazım.

Verdikleri para 12-15 bin lira.

Nasıl yürüteceksin bu aracı?

Ayda 3 sefer buraya gelsem 10’ar bin lira para kalmış olsa 30 bin lira, o da dediğim paraya (25-30 bin lira) gidebilirsem.

Onu da maliyeye mi vereceğiz, vergiye mi vereceğiz, otobanda mı vereceğiz, cezalara mı yatıracağız, arabanın bakımına mı vereceğiz bilemiyorum yani”Nakliyeciler takograf nedeniyle yazılan cezalardan şikayetçi.

Afyon’dan gelirken takograf nedeniyle kendisine ceza yazıldığını söyleyen Eryılmaz, “Bana 9 buçuk saat süre vermiş.

Adam diyor ki bana 8 saatte geleceksin diyor.

Mecbur saatimiz günümüz doluyor” şeklinde konuştu."AVRUPA KANUNLARINI UYGULAYIP AFRİKA KANUNLARIYLA YAŞIYORUZ"Orhanlı’daki İstanbul Lojistikçiler Kooperatifi yönetim kurulu üyesi Cemal Coşkun kamyon ve tır şoförlerinin araç kullanma sürelerinin denetimini sağlayan takograf sistemine ilişkin, “9 saat standartta araç kullanacağımız bir ülkede değiliz biz.

Avrupa kanunlarını uygulayıp Afrika kanunlarıyla yaşıyoruz.

Yapılan otobanlarda takograf süreleri için dinlenme tesisleri çok sınırlı sayıda, burada da problem var.

Araç tesiste dinlenip de yola devam ettiği zaman, otoban maliyet farkı bile oluşuyor.

Mesela bir araç 24 saat dinlendi otobanda, çıkışta transit geçerken ödediği bedelden farklı bir bedel ödüyor.

Sanki bir park parası alınıyormuş gibi.

Hem kanunen durmak zorunda hem de kanunen durduğu için buna bir bedel ödemek zorunda.

Takograflar 1 yıllık kontrol edilebiliyor.

Hatay depreminde insanlar 15 saatlik yolu 9 saatte gittiler.

Bu araçlar 11 ay sonra hız ihlallerinden trafik cezası yediler.

Ödedik bu cezaları.” şeklinde konuştu.Coşkun nakliye ve lojistik sektörüne ilişkin, “Bu sektörün bu noktaya geleceğini tahmin edemezdim.

Bu, ülke ekonomisi için ciddi bir mevzu, bir aile için de ciddi bir gelir kaynağıydı.

Küçük bir kamyonetle biz 4 kardeş büyüdük, şimdi koca koca tırlarla bir tane çocuğu büyütemeyecek hale geldik” dedi."TEKELLEŞME VAR"Kooperatifin yönetim kurulu üyelerinden Aydın Solak, sektördeki tekelleşmenin de küçük ve orta ölçekli firmaları zor durumda bıraktığını söyledi.

Solak, “Fabrikaların çoğu büyük firmalarla iş yapıyor.

Küçük esnaflar iş yapamıyor.

Bakkal, market usulü gibi düşünün bunu.

Böyle giderse ne olacak, kapatacağız.

Büyük firmalar kalacak.

Zaten büyükler şu an ayakta.

Herhalde 3-4 yıla bütün küçük esnaf biter gibi duruyor.

Şu an marketler nasıl piyasayı etkiliyorsa, bu sektörde de bazı lojistik firmaları bu sektörü etkiliyor durumda olacak.

Devletin küçük esnaflara destek olmasını istiyoruz” dedi.Solak, taşımacılık sektöründeki bir diğer önemli meselenin ise yetki belgeleriyle ilgili olduğunu belirtti.

Taşımacılık için almaları gereken Taşıma İşleri Organizatörlüğü (TİO) belgesine ilişkin, “Devlet bize bir belge satıyor ama bu belgenin bir karşılığı yok” dedi.

Solak, şöyle konuştu:“Şu an TİO belgesi devrede değil, devlet bize bir belge satıyor ama bu belgenin bir karşılığı yok.

Devlet, olmayanlara bir yaptırım (uygulamıyor).

Firmalar şuna bakıyor.

Ahmet 10 lira, Mehmet 9 lira (fiyat) verdiyse ben Mehmet’i tercih edeyim diyor.

Ama Mehmet’in 9 liraya bu işi nasıl yaptığını, neyle taşıdığını belgesi var mı yok mu diye sorgulamıyor, bunu devlet de sorgulatmıyor.

Bir denetleme mekanizması yok.

Burada ezilen yetki belgesi sahibi firma yapamıyor işi.

Devletin bu belgeyi bir an önce faaliyete sokması lazım, yolda bunların denetlenmesini istiyoruz.

Ulaştırma Bakanlığı’yla görüştük, Ulaştırma 1.

Bölge Müdürü’yle görüştük.

Görüştüğümüzde ilgileneceğiz denildi ama yaklaşık 1 yıldır hiçbir şey yok."Nakliye firması sahibi Serhat Bayar da yetki belgesiz taşımacılık yapılmasının nakliye piyasasına etkisine ilişkin, “Whatsapp gruplarında kendi kendilerine nakliyecilik yapan bir sürü insan var.

Nakliyeciyi devreden çıkaralım, biz gidip kendi işimizi komisyon vermeden alalım diyen kamyoncular bazen kendileri de fiyatları düşürmüş oluyor.

Bin lira, 2 bin lira komisyon vermeyelim diye kendisi bu defa gayri resmi nakliyecilik yapıyor.

Ulaştırma Bakanlığı’nın bu noktada bazı müeyyideleri olması lazım.

Her şeyin bir piyasası vardır.

Bugün taksicinin açılış parası bellidir” dedi.Bayar şöyle konuştu:“Yakıtı otomobil de aynı paraya alıyor nakliye yapan da aynı paraya alıyor.

Neden kamyoncu esnafının yakıt tarafından bir avantajı olmasın?

Kamyoncu yakıtı kredi kartından alıyor artık, cebinden yiyor sürekli.

Mazotun dışında birçok gider var.

Enflasyon enflasyon diyoruz, piyasadaki enflasyonun en büyük sebeplerinden birisi aslında bunlar.

Köprü ve otoyolların zamları, sigorta ve kasko fiyatlarındaki yükselişler ve cezaların ciddi manada yükselmiş olması.

Trafik kurallarına illa ki uyulması gerekiyor, dinlenme saatlerine uyulması lazım vesaire, ama her şeyden ceza yer duruma geldi kamyoncu ve tırcılar.

Lastik diyorsunuz, bugün iyi bir lastik 40 bin lira.

Araçların bakım ve onarım masrafları var.

Döviz kurundaki artışlar yedek parçaya yansıyor.

Bunlar da bir gider.

Bundan 4-5 yıl öncesine kadar yüzde 18 KDV vardı.

Şimdi KDV’nin KDV’sini dahi devlet peşin alıyor.

Bunlar kamyoncunun mazotun dışındaki giderleri”

İlgili Sitenin Haberleri