Haber Detayı
Son dakika: AK Parti Sözcüsü Çelik'ten açıklamalar
AK Parti Sözcüsü Çelik, partisinin MKYK Toplantısı sonrası açıklamalarda bulunuyor. Konuşmasında, "Çok kırılgan bir barış ortamı var" diyen Çelik, "İran 10 maddenin 3'ü ihlal edildi diyor. ABD heyetinden yapılan açıklamalarda müzakereden ziyade tek taraflı olarak İran'a ödev verme, mükellefiyet yükleme yaklaşımı var. Barış karşılıklı atılan adımlarla olur. İki taraf yürür ve köprünün ortasında buluşulur." ifadelerini kullandı. Çelik ayrıca, "Burada çift taraflı yaklaşım gerekir. Asıl sorumluluk bu savaşı başlatanların üzerindedir. Bir devlete barışçıl da olsa 'su programından vazgeç, egemenlik alanın üzerindeki şuraları devret' diyerek barış...
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin MKYK Toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu. Çelik in konuşmasından öne çıkanlar şöyle: İstanbul da gerçekleşen terör saldırısını tüm boyutlarıyla takip ettik, etmeye devam ediyoruz.
İçişleri Bakanlığımızı, kahraman polislerimizi tebrik ediyoruz.
Terörle ve teröristle mücadelemiz tavizsiz şekilde sürecektir.
Terörün siyasi hedefi, oluşturmaya çalıştığı provokasyonu tüm boyutlarıyla gördüğümüzü bilmenizi isterim.
Görünen arkasındaki siyasi denklem oluşturma ve sabotajlarla mücadelemizi tavizsiz sürecek.
Adliyemiz çok yönlü soruşturma yürütüyor. Çeşitli illerde operasyon yapılıyor. içişleri ve Adalet Bakanlığımızın koordinasyonunda kritik uluslararası gündemde provokasyon ve sabotajı tüm boyutlarıyla ortaya çıkaracağımızdan herkes emin olsun. ÖNEMLİ OLAN BARIŞIN ÇERÇEVESİNİN ORTAYA ÇIKMASI ABD ve İsrail tarafından haksız, gayrimeşru, saldırı bölgesel ve küresel barışı etkileyecek çok kötü neticeler oluşturdu.
Hürmüz boğazındaki gelişmeler, tedarik zincirleri, enerji konusu, gıda konusu son derece önemli.
En önemlisi o bombaların altında can veren mağdur ve masumlar var.
Savaşın ilk günlerinde okuldaki kız çocuklarının bombalamayla öldürülmesi gibi asıl baktığımız yer o masum kız çocuklarının hayatıdır.
Barış dediğimizde daha çok kan dökülmesin, masum hayatını kaybetmesin diye değerlendiriyoruz. Önemli olan kalıcı ateşkesle birlikte barışın çerçevesinin ortaya çıkmasıdır.
Bir gecede sizi taş çağına çeviririz, bir gecede bir medeniyeti yok ederiz gibi ABD-İsrail saldırganlığının herhangi barış perspektifine hizmet etmediği açıktır.
Bizim odaklandığımız nokta esas olarak barış çerçevesinin ortaya çıkmasıydı.
Geçici ateşkes konuları çözmüyor; önemli olan kalıcı barışa ulaşılmasıdır.
Ortaya çıkan vahim insani tablo, enerji, tarım ve diğer alanlardaki krizler, görülmüştür ki ulusal olan ile bölgesel olan, bölgesel olan uluslararası olan iç içe geçmiştir.
Bu mesafenin olmaması demek herhangi ülkeye dönük hukuksuz saldırı gerçekleştirdiğinizde insanlığın tamamını etkileyen birtakım tablolar ortaya çıkarmış oluyorsunuz.
İSRAİL LÜBNAN A SALDIRMAYA DEVAM EDİYOR İsrail her türlü barış girişimini sabote ediyordu, halen Suriye yi taciz etmeye devam ediyor.
Aynı şekilde haklı olarak hepimizin gözü Gazze de iken Batı Şeria yı işgal etmeye dönük adımlar atıyor.
Yasa dışı yerleşimler açmaya dönük yaklaşımlar sergiliyor.
Hiçbir şekilde İsrail in barış istemediğini daha çok kan dökülmesine dönük strateji izlediğidir.
ABD ile İran arasında barışın olması gerektiği noktasında bütün dünya bir irade ortaya çıkarmış iken İsrail Lübnan a saldırmaya devam ediyor.
İsrail hükümeti diyor ki, Lübnan ın içindeki Litani nehrine kadar olan bölge siviller tarafından boşaltılsın .
Bir ülke başka bir ülkenin içinde üçte birlik alanında kendi topraklarındaki egemenlik haklarını bana devret gibisinden cümre kurmuş oluyor. ÇOK KIRILGAN BİR BARIŞ ORTAMI VAR Yaklaşık olarak 600 bin ile 1 milyon arasında sivilin yer değiştirdiği ifade ediliyor.
Hava bombardımanı ile Lübnan ın önemli mevzileri yerle bir etti.
Şimdi aynısını kara harekatıyla yapıyor.
Gazze de gerçekleştirdiği zulmü Lübnan da gerçekleştirmeye çalışıyor.
Bütün bunların anlamı Cumhurbaşkanımızın BM deki soruda gizlidir: İsrail in sınırları neresidir?
Suriye ye yönelik tacizi devam ediyor.
Bir de çıkıyor ABD nin İsrail deki Büyükelçisi Şuralar şuralar İncil e göre İsrail ın hakkıdır diyor. Çok kırılgan bir barış ortamı var.
İran 10 maddenin 3 ü ihlal edildi diyor.
ABD heyetinden yapılan açıklamalarda müzakereden ziyade tek taraflı olarak İran a ödev verme, mükellefiyet yükleme yaklaşımı var.
Barış karşılıklı atılan adımlarla olur.
İki taraf yürür ve köprünün ortasında buluşulur.
ASIL SORUMLULUK BU SAVAŞI BAŞLATANLARIN ÜZERİNDE Burada çift taraflı yaklaşım gerekir.
Asıl sorumluluk bu savaşı başlatanların üzerindedir.
Bir devlete barışçıl da olsa su programından vazgeç, egemenlik alanın üzerindeki şuraları devret diyerek barış gelmez.
Barış yapmak istiyorsanız galip gelseniz bile aşırı şartlar dayatmayacaksınız.
Burada devam eden savaşa çözüm bulmak önemlidir.
Saldırıyı İran başlatmadı.
İran halkı mağdurdur.
Doğru yolun bulunması için saldırıyı başlatanlaın bu çerçeveye riaeyet esastır.
İran da riayet etmesi gerekecektir.
Teslimiyet dayatmasıyla barış çıkmaz.
Bunu iyi değerlendirmek gerekiyor.
Silahların kullanımından bahsediyor.
Hiçbir şekilde akla gelmemesi gereken nükleer silahların kullanılmasından bahsediliyor.
Tüm bu tablo ortaya çıktığı zaman geldiğimiz nokta barış çok kırılgan haldedir.
İlk andan itibaren sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu irade barışın kalıcı olması için bütün süreçlerin geride bırakılması için en doğru iradedir.
Cumhurbaşkanımızın kurulmasını önerdiği diplomasi masası siyasi bir pusuladır.
Pakistanlı kardeşlerimizin iradesi, yaklaşımı son derece önemlidir.
Başarılı olmaları için dua ediyoruz.
Bu bütün dünyayı sahip çıkması gereken iradedir.
Günün sonunda savaşı başlatanların savaşı başlatma sebeplerinin hemen hemen hepsinin meşruiyeti ve reel karşılığı olmadığını ifade ettik.
Meşruiyeti olmayan birtakım gündem maddelerinin barış maddeleri gibi dayatılması sözkonusu olmamalıdır.
Geçici bir ateşkesin ortaya çıkmasından tabii ki memnuniyet duyuyoruz.
Bunun kalıcı ateşkes ve barışa dönüşmesi gerektiğini ifade ediyoruz.
TAMİRİ UZUN YILLAR ALACAK Körfez de ortaya çıkan fay kırıklarının tamiri uzun yıllar alacaktır.
Bu vesile ile NATO ittifakı içerisinde ABD ile AB arasındaki çatlakların bu derece belirginleşmiş olması varsa artık bir dünya düzeninin geleceği açısından problemdir.
Konuşurken herkes yeni güvenlik mimarileri olur mu olmaz mı gibisinden yaklaşım sergiliyor.
İşe buradan başlamak düğmeyi tersten iliklemek oluyor. Önemli olan uluslararası toplum için referans olacak temel siyasi ve ahlaki değerler ne olacaktır?
Bunlar İsrail tarafından çiğnendi.
Bu değerlerin önümüzdeki geleceği yönetecek değerlerin ne olacağı konusunda temel değerler ortaya çıkması lazım ki onun üzerine bölgesel ve küresel bir güvenlik mimarisi inşa edilebilsin.
TÜRKİYE DEKİ NATO ZİRVESİ KRİTİK Dünya 5 ten büyüktür Cumhurbaşkanımızın tarafından denilmesinin manasının daha iyi anlaşılması gereken günler.
Barış karmaşık ve kırılgan hale gelmiştir.
Türkiye de kurulacak diplomasi masası bu değerlerin korunması, herkesin güvenliğini sağlayacak yaklaşımların güncellenmesi bakımından son derece önemli olmasıdır.
Bütün bu tartışmalar Türkiye de yapılacak NATO zirvesini daha da kritik haline getirmiştir.
Belki de bazıları açısından tamam mı devam mı gibisinden sorunun cevabının bulunacağı tablo net bir şekilde ortaya çıkacaktır.
Venezuela ve İran da yapılanlar dünya sistemi açısından kötü örneklerini ortaya koymuştur.
Tüm bunlar olurken İsrail işgal politikasına, saldırganlığa devamediyor.
Lübnan ı, Suriye yi örnek alıyor.
Somaliland örneğinde Afrika tarafında krizler çıkarmaya çalışıyor.
Yeni bir gelecek için doğru yaklaşımlar üretmek lazımdır.
Pakistan da gerçekleşecek müzakerelerin önce kalıcı ateşkese ve barışa dönüşmesine herkesin destek vermesi bölgenin ve küresel güvenlik açısından kritiktir.
PARTİMİZİN 25.YILINI KUTLAYACAĞIZ Partimizin 25. yılını kutlayacağız. 25 yılda neredeyse sıkıştırılmış 250 yıllık bir tarih yaşandı.
Türk demokrasi tarihi açısından önemli safhalar geride bırakıldı.
Bütün bunların içerisinde Cumhurbaşkanımızın liderliği, kadrolarımızın kararlılığı Türkiye yi bütün bu krizlerin, kaosun dışında tuttu.
Cumhuriyetimizi, demokrasimizi, Türkiye Yüzyılı hedeflerine ulaştırmak için kararlılığı koruduğumuz gibi ilk günlerimize göre yüksek bir enerjiyle hedeflere yöneliyoruz.
YUNANİSTAN IN HUKUKSUZ UYGULAMALARI DEVAM ETMEKTE Batı Trakya da Türklere dönük Yunanistan ın haksız ve hukuksuz uygulamaları devam etmektedir.
Son olarak iki uygulama olmuştur.
Biz Yunanistan ın hukuka ve hakkaniyete uygun şekilde davranması gerektiğini düşürüyoruz.
Oradaki Türk azınlığın müftülerini seçimlerine yönelik müdahaleler doğru sonuçlar doğurmuyor.
Hukuka uygun şekilde doğru yaklaşım sergilense Türkiye-Yunanistan ilişkileri açısında pozitif katkılar sunacaktır.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE Yüce Meclis süreçle ilgili komisyon çalışmasını başarılı bir şekilde tamamlandı.
Raporda silah bırakılmasından sonra adımların atılacağı ifade edildi.
Terörsüz Türkiye ve bölge hedefi açısından terör örgütünün gündemden çıkarılması esas odak noktasıdır.
Silahların bırakılmasının tamamlanması yoluyla terör örgütü yapısının tamamen feshidir.
Bunun Avrupa ve diğer ülkelerdeki yapılanması dahil olmak üzere unsurlarının ortadan kalkmasıdır.
Görülmesi gereken bir şey; sembolik olarak bir silah yakma oldu, onun sonrasında sistematik olarak devam etmesi gerekiyor.
Dolayısıyla terör örgütünün silah bırakmasıyla ilgili safahatın tam görülmesi gerekiyor.
Devlet kurumları bununla ilgili olarak aldıkları talimat doğrultusunda gereklerini yapıyorlar.
Terör örgütünün silah bırakması aşaması teyid edildiğinde zaten yasal düzenlemelerle ilgili partilerin çalışmaları var.
Partilerin kendi arasındaki olağan meclis usulleriyle ortaklaştırılır, sonuca varılır.
Bugünün dünyasında terörün ilkelliğinde bölgenin ve Türkiye nin kurtarılması gerekiyor.
Birtakım güç odaklarının bu terör örgütlerine hangi gözle baktığını, bir lejyoner muamelesi yaptığını yeri geldiğinde terk edip gittiğini gördük. Önemli olan herkesin huzurlu bir geleceğe kavuşmasıdır.
Türkiye nin müktesebatı ve kapasitesi yüksektir.
Yasa da zaten bunun bütün yasal çalışmalar, komisyon çalışmaları dahil bunun için yapılmaktadır.
Gündemde olan konu örgütün silah bırakmasının gerçekleşmesi, takviminin görülmesidir. ÖZEL İN ARA SEÇİM ÇAĞRISI CHP nin Türk siyasi hayatında en temel tanımlarından bir tanesi kurultaylar partisi derler.
Canı sıkıldıkça kurultaya giden partidir.
Biz deriz ki, CHP kendi istikrarını sağlayamamış partidir.
Sayın Özgür Özel dönemi tam kaos dönemidir.
Libya da TSK ya silah çeken güçler, Türkiye ile hareket eden güçler vardı.
CHP den birisi çıktı Türkiye ye silah çeken güçlere seküler güçler dedi.
Mavi vatan konusunda gördük. Özel in iki çalışma arkadaşından birisi eleştirdi diğeri sahip çıktı.
Hangi CHP sorusu akla geliyor.
Şimdi demokratik mekanizmalardan bahsetmesi değil; sayın Özel in yüzleşmesi gereken şey şudur; CHP bu kadar nasıl vahim bir hale gelmiştir?
Kendisi de mahçubiyet duyduğunu söylüyor.
Kurultay mantığı olduğu için zannediyorlar ki Türkiye de o mantıkla idare ediliyor.
BİZİM AÇIMIZDAN HERHANGİ BİR HÜKMÜ YOK AK Parti seçimden korkuyor mu diye argüman getiriyor.
Bütün siyasi hayatımız boyunca, 25 yıl boyunca sizi sandıkta yenerek iktidar olmuşuz.
Bizim en sevdiğimiz şey sandık.
İstikrar ve hedeflerimiz, etrafımızdaki tabloya baktığımızda seçimlerin doğru şekilde zamanında yapılması gerektiğini ifade ediyoruz.
Cumhurbaşkanlığı makamının vatandaşın verdiği süreyi en iyi şekilde temsil etmekle bir mükellefiyeti vardır.
Dolayısıyla kendi kurultay simülasyonunu Türkiye siyasetine yansıtmaya çalışıyor.
Bizim açımızdan herhangi hükmü yok.
Gerçekten böyle bir şey istiyor olsa bile ki bunu taktik sebeple yaptığını görüyoruz.
Bugün kefil olduğu kişilerle ilgili beyanlardaki çelişkiler de görülüyor.
İnsan kafasını kaldırır Türkiye nin doğusuna, güneyine, Balkanlara, Kafkaslara bakar.
Silgisi kaleminden önce bitiyor demiştim, kalemi de yok, sadece silgisiyle uğraşıyor.
Biz CHP de başka genel başkanlarla rekabet içinde siyaset yaptık.
Fakat bu derecede gerçeklerden kopuk bir söylem CHP yönetimini daha önce görmedik.