Haber Detayı
Savaş, kredi not artışını frenledi
TL varlıklar ve dezenflasyon programı için umutlu başlayan 2026 yılında ilk olumlu haberlerden biri kredi derecelendirme kuruluşu Fitch’in not görünümünü durağandan pozitife çevirerek olumlu sinyal vermesiydi. Ancak Orta Doğu’yu karıştıran savaş ve rezervlere olumsuz etkileri Fitch’in pozitifliğini ortadan kaldırdığı gibi kredi notlarında beklenen 1 basamak artış ihtimalini de fiyatlamalardan çıkardı.
ŞEBNEM TURHAN ABD ve İsrail’in İran’a başlattığı savaşın yarattığı olumsuz etkiler yeni yıla kredi notu artışı beklentisiyle başlayan Türkiye’nin hayallerini suya düşürdü.
Merkez Bankası savaşa ve yabancının yüklü satışlarına karşı TL’yi korumak için rezerv yakarken ateşkes sürecinin yeniden sekteye uğratması sert olmasa da yine bir satış dalgası getirdi.
Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch daha ocakta Türkiye’nin not görünümünü negatiften durağana çevirerek yükseliş ışığını yakmışken savaş nedeniyle apar topar not görünümünü durağana çevirdi.
Haftanın son işlem günü ise S&P Global’in takviminde Türkiye değerlendirmesi var.
Not görünümünün durağandan negatife çevrilmesi işleri daha sıkıntılı hale getirme ihtimali taşıyor.
Aselsan ve TÜPRAŞ direndi Geçen hafta iki haftalık ateşkes ve müzakere haberleriyle TL varlıklarda yaşanan olumlu hava bugün yerini kara bulutlara bıraktı.
Hafta sonu ABD ve İran heyetleri arasında yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamazken, Trump ABD donanmasının Hürmüz Boğazı’nda abluka sürecini başlatacağını açıkladı.
Küresel piyasalarda dolar güçlenirken ve petrol fiyatları artarken satışlar öne çıktı.
Geçen hafta ateşkes haberiyle yüzde 8,76 yükselerek gelişmekte olan ülke piyasalarında pozitif ayrışan BİST100 endeksi yeni haftaya yüzde 1,06, yabancının en çok tercih ettiği bankacılık endeksi ise yüzde 2,30 düşüşle başladı.
BİST100 endeksi Aselsan ve TÜPRAŞ hisselerindeki güçlü yükselişlerin BİST100 endeksini korurken en fazla negatif etkiyi de Akbank ve BİM hissesindeki düşüş yarattı.
Türkiye’nin 5 yıllık iflas risk primi CDS ise 239 puandan yeni haftaya girdi.
Merkez Bankası toplam ve net rezervleri swap işlemleri nedeniyle yönünü yeniden yukarıya çevirse de swap hariç net rezervler döviz satışlarının etkisiyle 18.4 milyar dolara indi.
Bu rezerv Mayıs 2025’ten bu yana en düşük seviyeye işaret ediyor.
Apar topar görünüm değiştirdi Tüm bu gelişmeler yeni yıla Türkiye’nin kredi notunda 1 basamak yükseliş beklentilerini de suya düşürdü.
Yılın başında güçlenen rezervler, kararlılıkla uygulanan dezenflasyon programı ve ekonomi yönetimine artan güvenin uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının kararlarında etkili olması beklentileri fiyatlandı.
Hatta yılın ilk kararı da bu umutları güçlendiren yönde geldi. 23 Ocak’ta uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Türkiye'nin kredi notunu "BB-" olarak teyit ederken, kredi notu görünümünü durağandan pozitife çevirdi.
Not görünümünün durağandan pozitife çevrilmesi temmuzda gelecek olan ikinci gözden geçirmede bir not artışı sinyali olarak yorumlandı.
Fitch görünüm değişikliğinin nedenini de rezervlerin artmasıyla dış kırılganlıkların azalması ve dezenflasyon programı olarak açıkladı.
Savaşın negatif etkilerinin TL varlıkları yıpratması ve rezervlerde 50 milyar dolara yakın döviz satışı Fitch’in apar topar takvim dışı Türkiye kararı açıklamasına neden oldu.
Fitch, Türkiye’nin daha ocakta durağandan pozitife çektiği not görünümünü takvim dışı değerlendirmeyle İran savaşı kaynaklı risklere ve rezervlerde yaşanan düşüşe dikkat çekerek pozitiften durağana düşürürken, kredi notunu “BB-” seviyesinde sabit bıraktı.
Fitch değerlendirmesinde, Türkiye ekonomisinin notunu destekleyen başlıca unsurlar olarak ülkenin güçlü ve çeşitlendirilmiş ekonomik yapısı, görece düşük kamu borcu seviyesi, küresel dalgalanmalara rağmen dış finansmana erişim kabiliyetini sürdürebilmesi ve bankacılık sektörünün dayanıklılığını vurguladı.
Dış finansman zorlayıcı olabilir Uzmanlar Fitch’in de not görünümünü düşürürken dikkat çektiği belirgin düşen rezervler ve savaşın etkilerinin uzun sürebilme ihtimali nedeniyle artık uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarından kredi notu artışı beklentilerinin rafa kalktığını vurguladı.
Uzmanlara göre enerji fiyatlarındaki yükseliş, artan cari açık ve dış finansmanın daha zorlaşıcı hale gelmesi, kırılganlıkların artması enflasyona daha fazla baskı yaratacak ve bu da dezenflasyon politikasının karmaşıklaşmasına yol açabilecek.
Savaşın etkilerinin azaltılması için devreye alınan eşel mobil ve olası diğer destekler de kamu maliyesi tarafında bir sıkıntı yaratma ihtimali taşıyor.
Fitch’in bir sonraki Türkiye değerlendirmesi 17 Temmuz’da, kurum yüksek enflasyon geçmişi, para politikasına tekrarlanan siyasi müdahale dönemleri, sürekli ödemeler dengesi krizleri, yüksek finansman gereksinimlerine kıyasla düşük dış likidite ve zayıf yönetişim, derecelendirmeleri sınırladığına işaret etti.
Türkiye için en kritik olay S&P değerlendirmesi olacak Bu haftanın son işlem günü ise S&P Global Türkiye’nin kredi notuna dair değerlendirmelerini yayımlayacak.
S&P Global, en son 1 Kasım 2024’te Türkiye'nin "B+" olan kredi notunu "BB- "ye yükseltirken, pozitif olan görünümünü durağana çekmişti.
Matriks Haber’in 18 analistle düzenlediği ankette, kredi notunun sabit bırakılacağı yönünde tam uzlaşı oluştu.
Bununla birlikte 16 ekonomist Türkiye'nin görünümünün durağan olarak korunacağını tahmin ederken, 2 ekonomist görünümün pozitife yükseltileceği görüşünü dile getirdi.
BBVA Research'e göre S&P Global Ratings'in not gözden geçirmesi, yakın gelecekte Türkiye için en kritik olay olarak öne çıkıyor.
BB- olan kredi notunun korunması genel beklenti olmakla birlikte, asıl merak konusunun not görünümünün ne yönde şekilleneceğini belirten BBVA uzmanları, Türkiye son yıllarda sıkı para politikası ve artan sermaye girişleriyle bir miktar ivme kazanmış olsa da, özellikle dış tarafta yeniden ortaya çıkan kırılganlıkların not sabit kalsa bile görünümün revize edilmesi riskini artırdığına işaret etti.
S&P’nin ardından üç büyük kredi derecelendirme kuruluşundan temmuz ayına kadar yeni bir karar beklenmiyor.