Haber Detayı

5 Silah Ortada Bırakılır mı?
Hatice turhan gercekgundem.com
16/04/2026 10:27 (1 gün önce)

5 Silah Ortada Bırakılır mı?

Bu trajedinin başrolünde sadece o çocuk yok; asıl fail, o silahları birer oyuncak gibi açıkta bırakan "profesyonel" ihmalkârlık. Babanın ve muhtemelen annenin korkunç vurdumduymazlığı.

Manşetlere bakıyorum, kanım donuyor. 14 yaşında bir çocuk, bir okul, 9 cenaze ve ancak kendine dönük patlayan son bir mermiyle biten bir vahşet.

Olayın sıcaklığı geçince herkes "Neden?" diye sormaya başladı.

Ergenlik dedi biri, psikoloji dedi diğeri.

Ama kimse asıl soruyu sormuyor: O silahlar orada ne arıyordu?Evin babası sıradan biri değil; birinci sınıf emniyet müdürü.

Yani hayatını güvenliğe, asayişe, silah disiplinine adamış, bu işin kitabını yazması gereken bir isim.

Sokaktaki adamın silahı yastık altına koymasını "cahillik" diye eleştirenlerin en tepesindeki adamdan bahsediyoruz.Peki, bu "üst düzey" güvenlik uzmanının evinde manzara ne?Sıkı durun; tam beş tane ateşli silah, yedi tane dolu şarjör!

Ne bu, sınır karakolu mu yoksa huzurlu bir aile yuvası mı?

Birinci sınıf emniyet müdürü olmuşsun ama evde silah saklamanın birinci kuralını, o "A, B, C" harfini unutmuşsun.Beş silahın, yedi şarjörün bir evin içinde sebil gibi ortalıkta durması neyin nesi?

O çocuk o silahları alırken hiç mi zorlanmadı?

Hiç mi bir çelik kasaya, bir kilitli çekmeceye çarpmadı eli?

Belli ki hayır.

Silahlar orada, televizyon kumandası kadar erişilebilir, mutfak bıçağı kadar sıradan bir halde duruyormuş.Bir emniyet müdürü, silahın sadece düşmana değil, yanlış elde tutulunca sahibine de döneceğini en iyi bilen kişidir.

Hele ki evde fırtınalı bir ergenlik dönemi geçiren bir çocuk varsa, o silahların her biri pimi çekilmiş el bombasıdır.

Sen o bombaları çocuğun çalışma masasına, yatağının ucuna bırakmışsın.Şimdi çıkıp kimse "takdir-i ilahi" falan demesin.

Burada kader değil, basbayağı mesleki körlük ve korkunç bir sorumsuzluk var.

Yıllarca emniyet teşkilatına disiplin dersi veren bir rütbenin, kendi evinde disiplinden bu kadar kopuk olması izah edilemez.Dokuz masum can gitti.

Bir aile yok oldu.

Okul bahçesi kan gölüne döndü.

Bütün bunlar, bir "uzman" baba silahlarını kilitlemeyi akıl edemediği, o cephaneliği bir çocuğun merakına kurban ettiği için yaşandı.Üniformalar, rütbeler, madalyalar...

Hepsi o okulun kapısında anlamını yitirdi.

Çünkü o evde bir polis değil, sadece silahlarını açıkta unutan bir ihmalkâr vardı.

Ve o ihmal, dokuz canın katili oldu.

İlgili Sitenin Haberleri