Haber Detayı

Anahtar!
Yazarlar fotomac.com.tr
17/04/2026 06:50 (10 saat önce)

Anahtar!

Ligimizin kendine yakışan bir kapanışı olmalı. Son virajda koşar gibi yapanlarla koşanlar arasındaki farkın yansımasını ve hak edenlerin omuzlarda taşınmasını görelim. 7 puan farkın oluştuğu bir dönemde 'yoğun bakıma' giren Fenerbahçe'nin yeniden başlangıç testinin pozitif çıkmasına karşılık, Galatasaray'ın…

Ligimizin kendine yakışan bir kapanışı olmalı.

Son virajda koşar gibi yapanlarla koşanlar arasındaki farkın yansımasını ve hak edenlerin omuzlarda taşınmasını görelim. 7 puan farkın oluştuğu bir dönemde 'yoğun bakıma' giren Fenerbahçe'nin yeniden başlangıç testinin pozitif çıkmasına karşılık, Galatasaray'ın kişi başına düşen mücadele ruhunu askıya alıp, Osimhen'den başka can simidi olmadığını gösteren halleri 'ikili düşüncelere' sürüklüyor bizleri.

Yoksa takım olana 2 puan da önemli bir avantaj.

Fenerbahçe'nin yıllardır randevu verip buluşamadığı sevgilidir şampiyonluk. 'O şampiyonluk bu sezon sonunda gelir mi?' diye soranlar oluyor. 'Bunun cevabını ben veremem' diyorum.

Karagümrük, Antalya ve Kasımpaşa maçlarında harcanan puanlara yanan taraftarlar, saha içindeki varlığını Fenerbahçe'nin yokluğuna armağan edenlere kızıyor en çok.

Gamsız futbolcuların eleştiriden muaf tutulmasına karşılık, duruma gerçekçi bakan taraftarlar küçük ayrıntıları dikkate almayanlar yüzünden büyük bedeller ödediklerini biliyor.

Çünkü o sevgilinin gecikmesinin baş sebeplerinden biridir; bu içyapı!

Osimhen'in sahalara dönmesi taraftarlar için hediye paketini açmanın heyecanından büyük.

Ama koca takımın yükünü bir adamın üzerine bindirmenin vebali de büyük.

O yüzden sırtını Osimhen'e yaslayan futbolcuların, Galatasaray'ın ligi lider bitirmesinin ardından gurur payı istemeye hakları olmamalı.

Ya da Osimhen her birine sormalı; 'ben yokken sizler neredeydiniz?' İki kulübün kapısında da aynı not yazılı. 'Şampiyonluğa gidiyorum, anahtar bende!' O yüzden şimdi anahtar soruların cevapları önemlidir.

Bir firmanın insan kaynakları işe almak istediği eleman için bir soru hazırlar ve soruya en uygun cevabı veren kişiyi işe alır.

Soru açık ve nettir. 'Karanlık yağmurlu bir gece, fırtına var ve siz sabaha karşı ıssız bir yolda otomobilinizle tek başınıza evinize gitmektesiniz.

Otomobiliniz 2 kişilik ve biraz ilerideki otobüs durağında 3 kişi bekliyor.

Birincisi bir doktor, sizi daha önce geçirdiğiniz kalp krizinden kurtarmış.

İkinci kişi çok yaşlı ve hasta.

Üçüncüsü sıkça rastladığınız ve her zaman tanışmak için can attığınız hayalinizdeki insan.

Hava gittikçe kötüleşiyor ve otomobilde sadece bir kişilik yer var.

Bu durumda ne yapardınız?' Görüşmede cevapların neredeyse yüzde 90'ı yaşlı insanı arabaya almaktan yana kullanılmış.

Ve bu soruları cevaplayan yüzlerce insan arasından sadece bir kişi işe alınmış.

İşte o kişinin cevabı. 'Arabadan inip anahtarı doktora veririm.

Doktor benim hayatımı kurtardığı gibi yaşlı hastayı da hastaneye yetiştirip kurtarabilir.

Böylece ben de hayalimdeki insanla otobüs durağında baş başa kalıp onu tanımak fırsatını elde edebilirim.' Herkesin birini almak istediği yerde 'anahtarı veren' kişinin cevabından çıkarılan önemli dersler var.

Hayallerde bile kendinize biçtiğiniz rol çok önemli.

Akıl size sunulanın dışında çözüm aramaktır çünkü.

Her soruya 'ortak cevap' verenlerin dışında kalabilecek kadar farklı düşünebiliyorsanız size başrol yakışıyor ve kapılar da ardına kadar açılıyor.

Ancak bu şekilde düşündüğünüz zaman verdiklerinizi geri alabilirsiniz!

Not: Kimin şampiyon olacağını bilmiyorum ama şunu iyi biliyorum.

İkisinden biri farklı düşünmemiş ya da anahtarını kaybetmiştir.

İlgili Sitenin Haberleri