Haber Detayı
20 yıllık bir hafıza arşivi: Kadın Gözüyle Hayattan Kareler
Aynı hayata bakıyoruz ama aynı şeyi görmüyoruz. Anadolu Hayat Emeklilik tarafından düzenlenen yarışma, kadınların dünyayı nasıl gördüğünü, nasıl hissettiğini ve nasıl anlattığını bir kez daha görünür kılıyor.
Fotoğraf dediğimiz şey, çoğu zaman bir anı dondurmak olarak anlatılır.
Oysa mesele sadece zamanı durdurmak değil; o ana nasıl baktığımızdır.
Anadolu Hayat Emeklilik tarafından düzenlenen Kadın Gözüyle Hayattan Kareler yarışması, tam 20 yıldır bu bakışı görünür kılıyor.
Aynı şehirler, aynı sokaklar, aynı hayatlar… Ama farklı bir dikkat, farklı bir duyarlık, farklı bir sezgiyle yeniden kuruluyor.
Bu yılın sonuçları da bunu bir kez daha hatırlatıyor.
Bir kare, bir hikâye Birincilik ödülünü İlham Kazdal, “Bulmaca” adlı fotoğrafıyla aldı.
İsmi bile yeterince şey söylüyor aslında.
Hayatın kendisi gibi… Parçalı, katmanlı, bazen çözülemeyen.
İkincilikte Ayşe Eslem Aydın var. “Rengârenk Gülümse”… Başlığın içindeki iyimserlik, fotoğrafın duygusunu neredeyse önceden fısıldıyor.
Üçüncülük ise Gülsün İnan’ın “Momentum” adlı karesine verildi.
Hareketin, geçişin ve zamanın içindeki o görünmez akışın fotoğrafı gibi.
Mansiyon alan eserler de en az bu üçlü kadar güçlü: Afet Şener “Ateşle Dans”, Belma Arslan “Yokluk”, Berrin Kahraman ise “Torakçılar” ile ödüle uzanıyor.
İkincilik Ayşe Eslem Aydın’ın oldu. “Rengârenk Gülümse”… Zamanın ruhunu yakalayan kareler Özel ödüller de dikkat çekici.
Çevresel Sürdürülebilirlik Ödülü’nü Canan Yıldırım Sayak, “İlk Buluşma” ile alırken, 20. yılın ruhunu taşıyan özel ödül Pınar Ergül Bayram’ın “Dijital Çağ” adlı fotoğrafına verildi.
Bu iki başlık bile aslında bugünün dünyasını özetliyor: Bir yanda doğayla yeniden kurulan bağ, diğer yanda dijitalleşmenin hayatı dönüştüren etkisi.
Fotoğraf burada yalnızca estetik bir alan değil; aynı zamanda bir düşünme biçimi.
Rakamların ötesinde Seçici kurul da bu hafızayı okuyan isimlerden oluşuyor: Güler Ertan, Burak Şenbak, İzzet Keribar, Nihal Kafalı ve Tuğba Öcal.
Bu yıl yarışmaya 2.262 kadın fotoğrafçı katılmış.
Toplam 7.615 eser… Ama asıl dikkat çekici olan, 20 yıllık birikim: 32 bini aşkın kadın, 118 bini aşkın fotoğraf.
Bu rakamlar bir yarışmanın değil, bir hafızanın göstergesi.
Kadınların hayatı nasıl gördüğünün, neyi seçtiğinin, neyi görünür kılmak istediğinin uzun soluklu bir arşivi.
Bu yarışmayı değerli kılan şey sadece ödüller değil. 60 bin, 50 bin, 40 bin liralık dereceler ya da mansiyonlar değil.
Asıl mesele şu: Kadınların bakışının kendine ait bir alan bulması.
Çünkü çoğu zaman hayatın içindeki detaylar, en çok onları görenler tarafından anlatılır.
Ve çoğu zaman o anlatı, yeterince yer bulamaz…