Haber Detayı

Kuşaklar arasında yeniden konuşmayı öğrenmek
Yaşam ekonomim.com
03/05/2026 12:50 (5 gün önce)

Kuşaklar arasında yeniden konuşmayı öğrenmek

Aynı sofrada oturan ama birbirini duymayan kuşaklar… TİKAV’ın yürüttüğü “Kuşaktan Kuşağa Konuşuyoruz” projesi, tam da bu sessiz mesafeyi görünür kılmaya ve yeniden kurmaya çalışıyor.

İletişim dediğimiz şey, çoğu zaman konuşmakla karıştırılıyor.

Oysa mesele konuşmak değil, anlaşabilmek.

Hele ki farklı kuşaklar söz konusu olduğunda… Bugünün dünyasında aynı evde yaşayan insanlar bile farklı zamanların içinden geliyor.

Birinin alışkanlığı, diğerinin itirazı; birinin doğrusu, diğerinin sorgusu oluyor.

Ve çoğu zaman bu farklar, sessiz bir mesafeye dönüşüyor.

İşte bu noktada TİKAV’ın başlattığı “Kuşaktan Kuşağa Konuşuyoruz” projesi, bu mesafeyi azaltmaya değil, önce onu fark etmeye davet ediyor.

Herkese dokunan bir hikâye Proje, özellikle kırsal bölgelerde yaşayan kadınlara odaklanıyor.

Ama mesele yalnızca coğrafya değil.

Bu aslında Türkiye’nin birçok yerinde, birçok evde yaşanan ortak bir durum.

Akfen Yenilenebilir Enerji’nin desteklediği proje kapsamında, rüzgâr, güneş ve hidroelektrik santrallerinin bulunduğu bölgelerde eğitimler düzenleniyor.

Mersin’den Osmaniye’ye, Aydın’dan farklı yerleşimlere uzanan bu yolculuk, yalnızca bir eğitim programı değil; aynı zamanda bir farkındalık süreci.

Kadınlar burada yalnızca iletişimi öğrenmiyor, kendi seslerini de yeniden keşfediyor.

İletişim bir kültür Eğitimlerde ele alınan konular tanıdık ama çoğu zaman ihmal edilen başlıklar: Sözlü ve sözsüz iletişim, aile içi diyalog, kuşaklar arası anlayış, çatışma yönetimi… Ama asıl önemli olan şu: İletişim, öğrenilen bir teknikten çok, kurulan bir kültür.

Katılımcılara, çatışmanın her zaman yıkıcı olmadığı; doğru yönetildiğinde ilişkileri güçlendirebileceği anlatılıyor.

Önyargıların nasıl sessiz duvarlar ördüğü, dinlemenin nasıl bir köprü kurabileceği konuşuluyor.

Küçük değişimler, uzun vadeli etkiler Bu tür projelerde sonuç hemen görünmez.

Ama etkisi yavaş yavaş yayılır.

Bir annenin çocuğunu farklı dinlemesi… Bir genç kızın kendini daha açık ifade etmesi… Bir aile içinde seslerin biraz daha yumuşaması… Bunlar küçük gibi görünen ama aslında toplumsal dönüşümün başlangıcını oluşturan değişimler.

Proje de tam olarak bunu hedefliyor: bireysel farkındalığın, zamanla toplumsal bir dile dönüşmesini.

Birikimle büyüyen bir yol TİKAV’ın bu alandaki çalışmaları yeni değil.

Yıllardır sürdürülen projelerle binlerce kadına ulaşıldı. “Evde Okullu Olduk”, “Önce Sağlık”, “Hijyen Sağlıktır”, “Tasarruf Evimizde, Gelecek Elimizde”, “Dijitaldeki Ayak İzimiz” ve “Önlem Al, Güvende Kal”… Her biri farklı bir ihtiyaca dokunan bu çalışmalar, bugün 12 bini aşkın kadına ulaşan bir birikime dönüşmüş durumda.

Bu yeni proje ise o birikimin bir devamı gibi değil, bir derinleşmesi gibi duruyor.

Konuşmanın ötesine geçmek Bu yazıyı düşünürken aklımda hep şu cümle vardı: İnsanlar bazen konuşur ama anlatamaz.

Bazen susar ama anlaşılır.

Kuşaklar arası iletişim de tam bu çizgide duruyor.

Sorun çoğu zaman kelime eksikliği değil; niyet, dikkat ve anlayış meselesi.

TİKAV’ın bu projesi, insanlara sadece konuşmayı değil, birbirini duymayı hatırlatıyor.

Ve belki de en önemlisi şu: Bazen en büyük mesafeler kilometrelerle değil, cümlelerle kapanır. 20 yıllık bir hafıza arşivi: Kadın Gözüyle Hayattan KarelerYaşam Keyfi  

İlgili Sitenin Haberleri