Haber Detayı
Almanya’dan ABD’ye ‘varlığın yokluğun bir’ mesajı: Asker çekilmesi zafiyet mi, fırsat mı?
ABD Başkanı Donald Trump’ın Almanya’daki 5 bin askerini geri çekme kararı dünya kamuoyunda bir güvenlik krizi olarak yorumlanırken, Almanya cephesinden şaşırtıcı derecede soğukkanlı ve iddialı bir yanıt geldi. Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Pentagon’un bu hamlesinin NATO’nun konvansiyonel caydırıcılık gücünde bir güvenlik boşluğu yaratmayacağını savunarak, Avrupa’nın savunma mimarisinde yeni bir dönemin sinyallerini verdi.
ABD ve Almanya arasında İran stratejisi konusundaki görüş ayrılıklarının bir sonucu olarak gündeme gelen asker çekme kararı, ilk bakışta transatlantik ilişkilerde bir çatlak gibi görünse de Alman hükümeti süreci bir ‘tazelenme’ olarak nitelendiriyor.
Bakan Wadephul, dün yaptığı değerlendirmelerde, NATO’nun caydırıcılık gücünün sadece asker sayısıyla ölçülemeyeceğini vurguladı.
Berlin, ABD’nin bu kararını bir zayıflık belirtisi olarak görmek yerine, ittifakın mevcut esnekliğini ve Avrupa’nın artan savunma kapasitesini kanıtlama şansı olarak değerlendiriyor.
Wadephul’a göre, Washington’un bu adımı askeri bir geri çekilmeden ziyade, jeopolitik bir yeniden konumlanma anlamı taşıyor.
ABD’nin NATO’nun sunduğu güvenlik şemsiyesine olan ihtiyacının devam ettiğini belirten Bakan, Berlin'in bu süreci müttefikleriyle tam bir şeffaflık ve güven ruhu içinde yürüttüğünün altını çizdi.
Bu yaklaşım, ‘ABD giderse savunmasız kalırız’ korkusunun aksine, Almanya'nın kendi ayakları üzerinde durma iradesini ortaya koyuyor.
Savunmada 'Avrupa ayak izi' dönemi başlıyor Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius’un da desteklediği bu yeni doktrin, Avrupalı müttefiklerin savunma harcamalarını artırması ve kendi güvenlikleri için daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini savunuyor.
Trump’ın çekilme kararı, Berlin’de bir panik havası yaratmak yerine, Fransa ile nükleer caydırıcılık alanında yapılan iş birliği gibi alternatif güvenlik mekanizmalarının hızlandırılmasına hizmet ediyor.
Bu durum, Washington’un ‘cezalandırma’ olarak gördüğü hamlenin, Avrupa ordusunun temellerini atan bir teşvike dönüşebileceğini gösteriyor.
Almanya’nın bu kararlı duruşu, Avrupa’nın artık savunmada tek bir merkeze olan kronik bağımlılığını kırma arzusunu net bir şekilde ortaya koyuyor.
Konvansiyonel güçlerin modernizasyonu ve özellikle insansız hava aracı teknolojilerine yapılan devasa yatırımlar, 5 bin askerin fiziki yokluğunu fazlasıyla kapatacak stratejik bir derinlik sunuyor.
Berlin, bu hamleyle Washington’a ‘kendi güvenliğimizi sağlayacak güçteyiz’ mesajı verirken, iç kamuoyuna da Avrupa’nın caydırıcı gücünün sarsılmaz olduğu güvencesini sunarak yeni bir savunma doktrininin kapılarını aralıyor.
Yunanistan deniz gücünde rota değiştirdi: İtalya’dan FREMM fırkateyni alımı için kritik günSavunma Sanayi