Haber Detayı
İngiltere'de faiz depremi
İngiltere’de uzun vadeli borçlanma faizi, son 28 yılın en yüksek seviyesine yükseldi. Merkez bankasının yeniden faiz artışlarına başlaması bekleniyor.
İngiltere’de uzun vadeli borçlanma maliyetleri, 1998’den bu yana en yüksek seviyesine çıktı.
Hürmüz krizinin derinleşmesi, ekonominin daha uzun süre yüksek enflasyonla karşı karşıya kalabileceğine yönelik endişeleri artırdı.30 yıllık İngiltere tahvillerinin faizi bugün 0,14 puan artarak yüzde 5,78’e yükseldi ve yaklaşık 30 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. 10 yıllık tahvil getirisi de 0,14 puanlık artışla yüzde 5,1’e çıktı.
Bu seviye, İran savaşı sırasında görülen yüzde 5,12’lik 18 yılın zirvesine yakın bulunuyor.
MERKEZ BANKASININ FAİZ ARTIRMASI BEKLENİYORİngiliz Financial Times gazetesinde bugün yayımlanan habere göre, savaş sürecinde İngiltere tahvillerinde satış baskısı arttı.
Yatırımcılar, petrol fiyatlarındaki sert yükselişin enflasyonist etkilerini sınırlamak için İngiltere Merkez Bankası’nın borçlanma maliyetlerini artırmak zorunda kalacağına yönelik pozisyon aldı.Bu ekonomik sıkışma, bu hafta yapılacak bölgesel seçimler öncesinde İngiltere Başbakanı Sir Keir Starmer üzerindeki baskıyı da artırıyor.G7 ülkeleri arasında halihazırda en yüksek seviyede bulunan İngiltere’nin borçlanma maliyetleri, yıllık borç faizi giderleri 100 milyar sterlini aşan kamu maliyesi üzerinde giderek daha fazla yük oluşturuyor.SİYASİ RİSK DE ARTIYORTD Securities faiz stratejisti Pooja Kumra, “Bu savaşın yakın zamanda sona ereceğine dair hiçbir işaret yok” dedi.
Kumra, İngiltere tahvillerinin yalnızca enflasyon endişeleri nedeniyle değil, yerel seçimler öncesinde artan siyasi riskler nedeniyle de baskı altında kaldığını belirtti.Çatışmanın yayılmasıyla birlikte petrol fiyatlarının son günlerde varil başına 100 doların oldukça üzerinde seyretmesi, küresel uzun vadeli devlet tahvillerinde kademeli bir satış dalgasını besledi.
Bu süreçte ABD 30 yıllık tahvil getirisi, eylül ayından bu yana ilk kez yüzde 5 seviyesine çıktı.İngiltere tahvilleri, çatışmanın başlamasından bu yana başlıca tahvil piyasaları arasında en kötü performansı gösteren piyasa oldu.
Bu durum, savaş öncesinde ülkede enflasyonun yüksek seyretmesi ve ekonominin enerji fiyatlarındaki artışlara karşı özellikle kırılgan olmasıyla ilişkilendiriliyor.10 yıllık İngiltere tahvilleri ile Alman tahvilleri arasındaki faiz farkı neredeyse iki puana yükseldi.
Bu, ekim ayından bu yana görülen en yüksek fark oldu.BEKLENTİLER TERSE DÖNDÜPiyasalarda yatırımcılar artık İngiltere Merkez Bankası’nın yeniden canlanan enflasyonla mücadele etmek için yıl sonuna kadar iki ila üç kez çeyrek puanlık faiz artırımı yapmasını bekliyor.
Çatışma öncesinde ise yatırımcılar, Para Politikası Komitesi’nin ekonomik büyümeyi desteklemek amacıyla borçlanma maliyetlerini düşüreceğini öngörüyordu.Yüksek enflasyon beklentisine, İngiltere’de artan siyasi riskler de eşlik ediyor.
Starmer liderliğindeki iktidardaki İşçi Partisi’nin bu haftaki yerel seçimlerde ağır bir yenilgi alması, partide sola yönelimin ve hükümetin mali kurallarında gevşemenin önünü açabilir.
Yatırımcılar ise böyle bir adıma karşı uyarıda bulunuyor.Yatırımcılar, seçim sonucunun sterlin açısından olumsuz olacağı yönünde pozisyon alıyor.
Bu kapsamda, sterlindeki değer kaybından fayda sağlayan satım opsiyonlarına talep arttı.
Türev piyasası devi CME Group’un verilerine göre, geçen hafta satılan sterlin-dolar opsiyonlarının yüzde 70’ini satım opsiyonları, yüzde 30’unu ise alım opsiyonları oluşturdu.Daha yüksek enflasyon beklentilerine ve kamu borçlanmasının ölçeğine ilişkin endişelere duyarlı olan İngiltere’nin 30 yıllık tahvil getirileri, son haftalarda diğer ülkelerin uzun vadeli tahvillerine kıyasla daha zayıf performans gösterdi.Starmer’a olası bir liderlik yarışında rakip olarak görülen, ancak bunun için önce parlamentoda sandalye kazanması gereken Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham, çarşamba günü yaptığı açıklamada savunma harcamalarındaki artışın “istisnai olarak [İngiltere’nin borçlanma] kurallarının dışında” değerlendirilebileceğini söyledi.
Hazine ise mali kuralların “müzakereye açık olmadığını” belirtti.