Haber Detayı

Riskleri 'tanırsak', krizleri yönetiriz!
Dr. r. bülend kırmacı haber3.com
07/05/2026 14:45 (22 saat önce)

Riskleri 'tanırsak', krizleri yönetiriz!

Riskleri 'tanırsak', krizleri yönetiriz!

Dünya yeni bir döneme girdi.Ninemizin dedemizin zamanında krizler tek tek gelirdi; bir ekonomik daralma olur, ardından toparlanma süreci başlardı.

Dönme-dolap bizi tiryakisi yapmıştı; krizlerle "kafayı bulurduk"!

Ama, sonrasında ayılırdık!Bugün ise durum farklı.Artık ekonomik, jeopolitik ve güvenlik riskleri birbirine kenetlenmiş durumda.

Bu halkanın bir yerinde yaşanan kırılma, zincirleme biçimde tüm sistemi etkiliyor.Küresel düzen parçalanıyor.

Ticaret yolları yeniden şekilleniyor.

Bu bağlamda, enerji ve üretim hatları adeta yeni birer “stratejik cephe” haline geliyor.Artık şunu açıkça görmek zorundayız:Hiçbir risk faktörü ve etki alanı tekil değil.Bir ülkede alınan ekonomik karar, başka bir coğrafyada üretimi durdurabiliyor.

Bir siyasi gerilim geliyor; tedarik zincirlerini kilitleyebiliyor.

Teknolojide yaşanan bir sıçrama ise dengeleri kökten değiştirebiliyor.Bu yeni dünyada asıl mesele ayakta kalabilmek; direnç gösterebilmek ve sistemi tek tek ve bütünsel olarak doğru okuyabilmektir.Ekonomik, jeopolitik ve güvenlik riskleri "kriz bulutları" üretiyor ve...Özcesi artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak?Tabii ki elimiz de armut toplamayacak?Tüm bu gelişmeler “üzerimize geliyor” diye paniklemek yerine, bu büyük dönüşümü doğru yönetmek zorundayız.

Başat tespit şudur: 'ekonomik ve sosyal zincirler', en zayıf halkası kadar güçlüdür.

Eğer kendi iç dengemizi kuramazsak, dışarıdan gelen hiçbir şokla baş edemeyiz.

Ayılamayız!O halde yapılması gereken belli:Bu bileşenleri birbirine ve kendimize kronik düşman görmek yerine, "durumu" kendi dinamizmimiz içinde uyumlu hale getirmek 'esas' olmalıdır.Bir uyum sürecidir ve prensipleri açıktır; Teknolojiye savaş açmak değil; onu toplumsal fayda ile buluşturmak..

Otomasyon kaçınılmaz, evet ama, iş gücünü sistem dışına iten bir model sürdürülebilir değildir.

Dengeli ve ihtiyatlı olmak zorundayız..Aynı durum finans sistemi için de geçerlidir..Tüm ekonomik yapıyı tamamen dijital ve kontrolsüz bir zemine taşımak, yeni riskleri beraberinde getirir.Örneğin, nakit paranın tamamen ortadan kalktığı bir işleyiş, bireyin de kurumların da hareket alanını daraltabilir.Küresel ölçekte ise daha büyük bir ibret var:Uluslararası ticaretin tek bir para birimine bağımlı olması, sistemi kırılgan hale getiriyor..Daha dengeli, çoklu para yapısına dayalı bir ticaret düzeni, yalnızca ekonomik değil, siyasi istikrar açısından da bir gereklilik haline geliyor... (ABD'nin saldırganlığı da büyük ölçüde hamamın veya hahamın değil doların 'namusunu' kurtarmak içindir) Aslında teknoloji, finans ve üretim sistemleri ve nakit seçenekleri doğru yönetildiğinde refahın anahtarı olur...Evet insanlığın önünde bir tercih var:Ya bu büyük dönüşümü okuyup, dengeli ve adil bir paylaşım modeli kuracağız;ya da birbirine bağlı krizlerin içinde savrulmaya devam edeceğiz.Unutmayalım:Artık mesele sistemi tanıyıp, onun bizi oyun dışına atmasına izin vermemek, onun değişkenlerinden azami yararlanıp istikrarlı bir refah sağlamaktır...Dr.

R.Bülend Kırmacı

İlgili Sitenin Haberleri