Haber Detayı

Yeşil çelik için destek çağrısı
Sektör ekonomigazetesi.com
09/05/2026 08:55 (15 saat önce)

Yeşil çelik için destek çağrısı

İstanbul’da düzenlenen 3. Yeşil Çelik Zirvesi’nde sektörün ortak mesajı, “Türkiye yarışa avantajlı başladı ancak yalnız bırakılırsa bu üstünlüğü kaybedebilir” oldu.

Küresel çelik sektörü karbon düzenlemeleri, enerji maliyetleri ve ticaret duvarlarıyla yeniden şekillenirken, Türkiye düşük emisyonlu üretim avantajıyla Avrupa’nın kritik tedarikçilerinden biri olarak öne çıkıyor.

Ancak sektör temsilcilerine göre bu avantajın korunabilmesi için devlet destekleri, hurda stratejisi ve enerji politikalarında yeni adımlar şart.

Zirvede sektörün ortak mesajı, “Türkiye yarışa avantajlı başladı ancak yalnız bırakılırsa bu üstünlüğü kaybedebilir” oldu.

Steel- Data organizasyonu ve Tosyalı Holding ana sponsorluğunda gerçekleştirilen zirvenin açılış konuşmasını yapan SteelData Yöneticisi Şahap Ataman, Türkiye’nin emisyon tarafında birçok büyük üretici ülkeden daha avantajlı bir noktada bulunduğunu söylerken şu uyarıyı yaptı: "Türkiye’nin hurdaya dayalı üretim modeli bugün için önemli bir rekabet üstünlüğü sağlıyor.

Ancak dünyada hızlanan Elektrik Ark Ocağı yatırımları, önümüzdeki dönemde hurdayı stratejik ve pahalı bir hammaddeye dönüştürebilir." Ataman'a göre "Türkiye bugün Çin, Hindistan ve Japonya gibi ülkelerin milyarlarca dolarlık yatırımlarla ulaşmaya çalıştığı emisyon seviyelerinde üretim yapıyor.

Ancak bu avantaj gelecekte hurda tedariki açısından ciddi bir risk yaratabilir.” “HURDA YENİ DÖNEMİN PETROLÜ OLABİLİR” Şahap Ataman'a göre birçok ülke hurda ihracatına sınırlama getirebilir. “Hurda stratejik bir hammadde haline geliyor” diyen Ataman, Türkiye’nin bugünden alternatif hammadde kaynakları ve uzun vadeli tedarik stratejileri oluşturması gerektiğini vurguladı.

Ataman, Avrupa’da düşük karbonlu çelik yatırımlarının milyarlarca euroluk kamu destekleriyle gerçekleştirildiğini belirterek “Avrupa kendi üreticisine dev teşvikler verirken, Türkiye’de çelik üreticileri AB ile yapılan anlaşmalar nedeniyle aynı desteklerden yararlanamıyor" dedi. “BİZ BU YARIŞTA SPONSORSUZ YARIŞAN PİLOT GİBİYİZ" ▶ Hasçelik CEO’su Adnan Naci Faydasıçok zirvede yaptığı değerlendirmede, karbon düzenlemelerinin artık ticaretin merkezine yerleştiğini belirtti.

CBAM’ın yalnızca çevre politikası olarak okunamayacağını ifade eden Faydasıçok, “Karbon artık ticaretin yeni parametresi haline geliyor.

Artık yalnızca kaliteli çelik üretmek yeterli değil.

Düşük karbonlu, şeffaf ve doğrulanabilir üretim modeli ihracatta belirleyici hale geliyor" dedi. ▶ Dünya Çelik Birliği Endüstri Analizi Direktörü Dr.

Barış Çiftçi sektörün önündeki en büyük zorluğun enerji maliyetleri olduğunu söyledi.

Çiftçi’ye göre karbonsuzlaşma yalnızca teknolojik değil; enerji arzı, sermaye ve insan kaynağını aynı anda gerektiren çok katmanlı bir dönüşüm süreci.  ▶ Tatmetal Satış ve Pazarlama Direktörü Gülçin Şimşek de artık çelik ticaretinde fi yat kadar karbon seviyesinin de belirleyici olduğunu söyledi.

Şimşek, “Eskiden ton, kalite ve termin konuşulurdu.

Şimdi masanın ortasında karbon var” dedi. ▶Çağ Çelik İcra Kurulu Üyesi Ercüment Ünal ise Avrupa’nın kendi üreticilerine milyarlarca euroluk destek verdiğini belirterek, “Biz bu yarışta sponsorsuz yarışan pilot gibiyiz” ifadelerini kullandı.  ▶Metsims Sustainability Consulting CEO’su Dr.

Hüdai Kara, “Emisyon verisi artık sadece raporda duran bir sayı değil; satış fi yatını, müşteri kararını ve finansmana erişimi etkileyen stratejik bir parametre” dedi.  ▶ATP GreenX Birim Başkanı Tuğba Sarı ise karbonun gelecekte ticareti yapılabilen bir emtiaya dönüşeceğini belirterek, doğru sistem kuran şirketlerin karbon kredileri üzerinden yeni gelir kaynakları yaratabileceğini söyledi.  

İlgili Sitenin Haberleri