Haber Detayı

Özel, Erdoğan'a memleketinden seslendi: Rize sandık istiyor
Gündem nefes.com.tr
09/05/2026 15:33 (8 saat önce)

Özel, Erdoğan'a memleketinden seslendi: Rize sandık istiyor

CHP 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' 108'incisini Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın memleketi Rize'de düzenlendi. Meydandaki kalabalığa dikkat çeken Özgür Özel, erken seçim talebini yineledi.

CHP'nin "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin 108'ncisi Rize 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı'nda yapıldı.CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Rize’de tarihi bir gün yaşandığını ifade etti.

Meydandaki birlikteliğin sadece CHP ile sınırlı olmadığını belirten Özel, "Tüm haksızlıklara karşı sizin vicdanınıza sığınmaya, sizin uğradığınız haksızlıkları Türkiye'ye duyurmaya geldik" dedi."77'DE SANDIKLA ALDIK, 80'DE SİLAHLA ELİMİZDEN ALDILAR"CHP’nin Rize’de 1977 yılından bu yana seçim kazanamadığını belirten Özel, "1977'de sandıkla almıştık, 80'de silahla elimizden aldılar.

Şimdi bir iktidar yürüyüşündeyiz.

Yeniden Rize'de iddialıyız" ifadelerini kullandı.

Mevcut belediye yönetimine mesaj gönderen Özel, "Biz Rize Belediyesini seçimlere girdik, kazanamadık.

Rize'nin kararına sonuna kadar saygılı olduk.

Adalet ve Kalkınma Partisinden seçilen Rahmi Metin Başkan'a ve meclis üyelerine tebrikler sunuyoruz.

Rize için taş üstüne taş koyanın önünde saygıyla eğiliyoruz" değerlendirmesinde bulundu."ÇAYIN KİLOGRAM FİYATININ 40 LİRA OLMALI"Çay ekonomisiyle geçinen 1,5 milyon insanın AKP döneminde sesini duyuramadığını savunan Özel, üreticinin sahipsiz bırakıldığını belirterek, şunları kaydetti:- Bu kentten oyu alanlar, seçim günlerinde bu kente yüzünü dönerken geçim günleri geldiğinde sırtlarını dönmeyi tercih ettiler.

Bugün 210 bin aile, yaklaşık 1,5 milyon insan çayla, çay ekonomisiyle geçinmeye çalışıyor.

Ancak çay üreticisi Cumhuriyet tarihinin en kötü günlerini yaşıyor. 2024 yılında çay mitinginde buradaydık.

Bütün Türkiye'ye çay üreticisinin sorunlarını duyurduk. 2025'te çay için '35 liradan çay alınsın' diye söyledik, sözümüzü dinletemedik. 25 lira fiyat verdiler, çay üreticisini perişan ettiler.- Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bugün burada Ziraat Odasının başkanına kulak veriyoruz.

Diyorlar ki: 'Bir kilo çayın maliyeti 31 lira'.

Bu şartlar altında Rizeliler bu sene hiç olmazsa 40 lira fiyat bekliyorlar.

Biz yaptığımız hesaplarda, 2002'de AK Parti geldiği günküne sadece enflasyonu uyarladık.

Tayyip'i üzmeyen istatistik kurumunun -baş harfleri TÜİK- sadece enflasyonunu uygulasa bugün 40 lira 50 kuruş olması lazım çayın.

Bu yüzden net olarak söylüyoruz: Çayın kilosu 40 lira olmalıdır.

Bir kilo çay satan, iki ekmeği koltuğunun altına koyup evine gidebilmelidir.

Bunun altındaki her fiyat çayda sömürü demektir.Cumhuriyet Halk Partisi olarak net tutumumuz şudur: 40 lirayı verin, üreticiyi seçime kadar daha fazla perişan etmeyin.

Zaten biz iktidar olduğumuzda çay üreticisi için neler yapacağımızı çoktan çalıştık, ilan ettik, kanun teklifini Meclis'e sunduk, orada beklemektedir.

Bizim iktidarımızda üreticiyi kollayacak, baş kaygısı çay üreticisinin menfaati olacak, onun beklentilerini karşılayacak yeni bir Çay Kanunu'nu çıkaracağız.

Bu kanunda olmazsa olmaz taban fiyat uygulaması olacak.

Nasıl 1940'ta rahmetli İnönü hem taban fiyatı hem alım garantisini getirdiyse o taban fiyattan alım garantisinin sözünü devlet olarak vereceğiz."YANDAŞA GARANTİ, ÇAY ÜRETİCİSİNE 'KUSURA BAKMA' DİYORLAR"Hükümetin yatırım politikalarındaki "garanti" sistemine tepki gösteren Özel, iktidarın beşli çete olarak adlandırılan yapılara her türlü güvenceyi verdiğini belirterek şunları söyledi:- Bu iktidar yandaş şirketlerine her şeyin garantisini veriyor. 'Gidin yurt dışından para bulun getirin; 20-25 yıl boyunca her gün araç geçişine garanti vereceğim.

Hastane yap, hasta garantisi vereceğim.

Havalimanı yap, uçuş garantisi vereceğim.

Tünel yap, geçiş garantisi vereceğim.' Çayı üret; 'Kusura bakma, sana garanti veremeyeceğim.' Böyle bir şey yok!

Bundan sonra yandaşa değil vatandaşa bütçe geliyor.

Yandaşlara değil çay üreticisine alım garantisi geliyor.- Çaya ilan edilen taban fiyatın yüzde 10'u kadar destekleme verilecek.

Dönüm başına 2 bin lira gübre, üstüne çapalama desteği verilecek.

Tarım araçları tamamen ücretsiz olacak.

Kaçak çayla etkin mücadele edilecek.

Çay üreticisi çayı üretecek, Çaykur'a verecek.

Çaykur karar veriyor: 'Hangi bankaya gidilsin?' Bankalar sıraya giriyor.

Çaykur'a verelim, en güzel makam aracını verenlere, en güzel avantajları sağlayanlara Çaykur'daki beyler 'Tamam' diyorlar.

Çay üreticisi çayını Çaykur'a verecek, verirken hangi bankadan çekmek istediğini bildirecek.

Hangi banka çay üreticisine -aynı memurlarda olduğu gibi- en yüksek promosyonu verirse çay parası oradan alınacak."10 BİN ÇAYKUR İŞÇİSİNE KADRO SÖZÜ, DEVLET SÖZÜDÜR"- Ülkenin zorlukları olabilir ama atılacak onlarca doğru adım var.

Her zaman bir bahane buluyorlar: 'İran savaşı var, şu var, bu var'.

Sıra size gelmiyor.

Sıra herkese geliyor, bir tek size gelmiyor.

Bir tek sizden fedakarlık isteniyor.

Sadece çay parasının nereden alınacağını vatandaşa tercihe bıraksan, bankalar 20 lira, 30 lira, 40 lira promosyon parası vermeye razıyken bu imkanlar sizin elinizden alınıyor.

Bunun adı kriz değildir, bunun adı kötü yönetimdir.

Bunun adı kötü niyetliliktir.

Bunun adı pazarlığı yukarıların yapıp aşağıdakileri ezmektir.

Buradan, memleketinden Sayın Erdoğan'a sesleniyorum: Yukarılardan bakmayın.

Bu insanları ezilecek karınca yerine koymayın.

Karıncanın kardeşi var, o da Cumhuriyet Halk Partisidir.

Çaykur işçileri artık hak ettikleri kadroyu bekliyor. 10 bin Çaykur işçisine kadro sözü, devlet sözüdür, namus borcumuzdur."MİLLETİN TEK BEKLEDİĞİ SEÇİM SANDIĞI"- Erdoğan da benzer suçlamalarla yargılandı.

Bir gün olsun kapısına polis dayandı mı, tutuklanıp hapse atıldı mı?

Yargılamalar son bulduktan sonra kendisi cezaevine gitti.

O günün mağduru bir zalime dönüştü.

AK Partili 500 belediye başkanına soruşturma izni verildi.

Peki neden arkadaşlarımız ailelerinden, evlatlarından uzak bırakılıyorlar.

Görevlerini yapamıyorlar.- Biz ilk günden beri canlı yayınlayın dedik.

Ne zaman bomboş iddianame geldi o zaman canlı yayından caydılar.

Bir aya kalmaz insan içine çıkamayacaklar diyordu. 14 ay geçti insanların içindeyim ve Rizelilerin gözlerinin içine bakıyorum.

Haklı ve haksız artık ayrı taraftadır.

Milletin beklediği tek şey adaleti sağlayacak olan seçim sandığıdır.

Sayın Erdoğan Rize senden sandık istiyor."

İlgili Sitenin Haberleri