Haber Detayı

8 yaşındaki Muhammet’in akıbeti de Narin gibi oldu
Gündem nefes.com.tr
10/05/2026 17:32 (1 gün önce)

8 yaşındaki Muhammet’in akıbeti de Narin gibi oldu

Diyarbakır’da 8 yaşındaki Muhammet Veli Dümez’in öldürülmesine ilişkin davada, lise öğrencisine verilen 20 yıl hapis cezası ile dayı ve halanın beraati istinafta onandı.

Diyarbakır’ın Çınar İlçesinde başı taşla ezilip vücudu parçalanan 8 yaşındaki Muhammet Veli Dümez’in öldürmekle suçlanan tutuksuz lise öğrencisine verilen 20 yıl hapis cezası ile çocuğun ölümünden sorumlu tutulan ancak delil yetersizliğinden beraat eden dayısı ile halasına verilen beraat kararını onadı.

Tıpkı Narin Güran cinayeti gibi çözülemeyen ve neden öldürüldüğü belirlenemeyen cinayetle ilgili gözler Yargıtay 1.

Ceza Dairesinin vereceği nihai karara çevrildi.8 yaşındaki Muhammet Veli Dümez kaybolduktan sonra cesedi işkence edilmiş, bazı taşla ezilmiş, vücudu paramparça edilmiş halde metruk bir evde bulundu.

İki gün sonra dayısı Veysi T. ile Halası Hüsnügül T. gözaltına alındı.İkili sorgulanıp serbest bırakıldı. 3 ay sonra bu kez 16 yaşındaki Serdar O. ile dayı ve hala yeniden gözaltına alınıp bu kez tutuklandı. 3’ü hakkında Ağır Ceza Mahkemesinde, “Eziyet çektirerek çocuğu kasten öldürmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle dava açıldı.

İkinci duruşmada 3’ü de tahliye edildi.

KANIN NASIL BULAŞTIĞINI BİLMİYORUMÇocuğun halası Hüsnügül T. “Evimizin arka tarafındaki bahçe kapısı tarafında Muhammet’e ait kanın niye çıktığını bilmiyorum.

Ben çocuğa hiç dokunmadım.

Ağabeyim beni arayıp Muhammet’in kaybolduğunu söyledi.

Evimizin etrafında olabilecekleri her yeri aradık.

Muhammet'in bulunduğu haberi geldi.

Banyomda kan olduğunu söylediler.

Ben kesinlikle kan görmedim.

Kayınbiraderim Veysi ile aramızda hiç bir ilişki yoktur.

Onunla metruk binanın yakınlarında buluşup konuşmadık.

Evimin kullanılmayan avlu kapısının iç tarafında yeğenimin kanının nasıl bulaştığını bilmiyorum.

Muhammed öz yeğenimdir.

Hala onun fotoğrafıyla yaşıyorum.

Olayın şokunu atamadım.

Ben yeğenlerimi canımdan çok severim.

Suçsuzum” dedi.CEP TELEFONUN IŞIĞIYLA FARK ETTİM KANLAR İÇİNDEYDİÇocuğun dayısı Veysi T. ise, “Muhammet yeğenimdir.

Hüsnügül de Muhammet’in halasıdır, hem de ağabeyimin eşidir.

Hüsnügül ile aramızda gönül ilişkisi yoktur.

Bunu iddia edenler yalan söylüyor, bize iftira atıyor.

Yeğenimin kaybolduğunu öğrenince önce çok önemsemedim. ‘Çocuktur yakınlardadır’ diye düşündüm.

Eniştem çocuğu bulamadıklarını söyleyince endişelendim ve bizde aramaya çıktık.

Gidebileceği yerlere baktım.

Köylüler yakınlarda küçük bir çocuğun ağlama sesini duyduğunu söyledi.

Metruk binanın yakınındaydım.

Telefonun ışığıyla evin penceresinden içeri baktığımda yeğenimin yüzü kanlar içindeydi.

Zaten yüzünden değil kıyafetlerinden tanıdım.

Çığlık attım.

Çok korktum.

Yeğenimi çıkararak hastaneye yetiştirmek istedim.

Olayın şokuyla sağ olup olmadığını kontrol etmek aklıma gelmedi.

Kucaklayıp çıkardım.

Jandarmaya haber verdim.

Yengem Hüsnügül’le o gün onunla ne yüz yüze ne de telefonla hiç görüşmedim.

Yengem küçüklüğümden beri okula gelip giderken benimle ilgilenirdi.

Annem gibidir.

Hem yeğenimi kaybettim hem de iftiraya uğradım, hem de böyle bir suçtan cezaevine girdim” dedi.O EVE HİÇ GİTMEDİM AMA 3 GÜN UYUYAMADIMTutuklu lise öğrencisi Serdar O. da, çocuğun cesedinin bulunduğu yıkık eve hiç girmediğini, olaydan sonra 3 gün uyuyamadığını, niye uyuyamadığını dahi bilmediğini, çocuğu öldürmediğini iddia etti.

Veysi ve Hüsnügül arasında duygusal bir bağ olduğuna ilişkin köyde duyumlar aldıklarını belirterek, “Olaydan sonra da tüm köy bunu konuşuyordu.

Veysi’nin daha önce İstanbul'da yaşayan Eşref T.’nin eşiyle de duygusal bir bağ yaşadığı biliniyordu.

Kendisi bu nedenle köyümüze gönderilmişti.

Köye gelince de yengesi Hüsnügül ile gönül bağı olmuş.

Bunu etraftan duyuyorduk” dedi.KADIN KİMSE YOK GELEBİLİRSİN DEDİSerdar O.’ya ait DNA örneklerinin çocuğun cesedinin bulunduğu evde çıkması sorulan sanık, “Olay günü kahvede oturuyordum.

Kahveden çıkıp eve doğru giderken metruk evden bir kadın ile erkeğin sessizce konuştuklarını duydum.

Kadın Kürtçe, ‘Kimse yok gel, gel’ diyordu. ‘Erkekte tamam’ dedi.

Erkek kişinin Veysi T. olduğundan eminim.

İlk etapta kim olduğunu bilmiyordum.

Ancak Veysi’nin sesi olup olmadığını teyit etmek için olaydan sonra iki kez berbere gittim.

Veysi’nin buradaki konuşmalarından gece yıkık binadaki kişi olduğunu sesinden anladım.

Metruk evdeki sesleri duyunca 4-5 adım geri çekildim” dedi.ÖLÜP ÖLMEDİĞİNİ KONTROL ETMEK İSTEDİMCesaretini toplayıp metruk eve pencereden girdiğini belirten Serdar O, “İçeri karanlıktı, çakmağı yakınca Muhammet’in kanlar içinde yattığını gördüm.

Ölüp ölmediğini kontrol etmek için çenesini avucumun içine alıp sağa sola çevirdim.

Kendisine, Kürtçe ‘Hey çocuk’ diye seslendim.

Sonra elim kan içinde kalınca sol elimi sağ elime sürdüm ve ellerimi kokladım.

Kan olduğunu öğrenince ellerimle yönümü bulmak için duvarlara tutunarak diğer odaya geçerek pencereden kaçtım.

Çıkana kadar ellerimi bir kaç kez duvarlara sürttüm.

Derede ellerimi yıkadım.

Kahvenin önüne geldiğimde kimse şüphelenmesin diye biraz dinlendim.

Metruk binaya ailem görmesin diye bazen sigara içmek için, bazen de arkadaşlarımla giderdim.

Muhammet’in kanlar içerisinde olduğunu gördüğüm halde korktuğum için Jandarma'ya haber vermedim.

Çocuğu sanıkların öldürmüş olabileceğini düşündüğüm için sanıklardan korktum” diye konuştu.ÖNCE KÖPEKLER PARÇALADI SANDIKÇocuğun annesi Remziye Dümez, “Oğlumu saat 18:00'dan sonra görmedim.

Aramaya başladık.

Çocuğumu bulduğumuzda önce köpek parçaladı sandık.

Ancak doktora götürdüğümüzde köpek olmadığını, öldürüldüğünü söylediler.

Veysi ve Hüsnügül ile ilgili herhangi bir şey görmedim.

Onlardan şikayetçi değilim.

Katil kimse ondan şikayetçiyim” dedi.Otopsi raporunda çocuğun baş bölgesine 10’dan fazla kesici, delici alet yaralanması izi bulunduğu için canavarca hisle ve eziyet çektirilerek öldürüldüğü kaydedildi.

DNA ve kan örneklerinin Ankara Jandarma Kriminal Laboratuarında incelendiği örnekler arasında Serdar O.’nun DNA profilinin çıktığı belirlendi.NEDENİ BELİRLENEMEDİ Mahkeme, Serdar O.’nun, ilk ifadesinde metruk binaya hiç gitmediğini ve cesedi hiç görmediğini belirtmiş olmasına rağmen 3 gün uyuyamadığını, nedeni sorulduğunda ise cevap vermekten kaçındığına dikkat çekti.Sonraki ifadesinde, metruk evin önünden geçerken sesler duyduğunu, eve girdiğinde çocuğu kanlar içinde gördüğünü, korkup kanlı elleriyle duvarlara tutunarak kaçtığını, korktuğu için kimseye anlatamadığı gibi çelişkili ifadeleri bulunduğunu vurguladı.HALA VE DAYIYA BERAAT ÇOCUĞA 20 YIL HAPİSÇocuğun neden ve niçin öldürüldüğünün tüm araştırmalara rağmen tespit edilemediğine dikkat çeken mahkeme Serdar O.’yu önce ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırdı, ardından suç tarihinde 16 yaşında olup lise 10.

Sınıf öğrencisi olması nedeniyle cezasını 20 yıla düşürdü.

Mahkeme sanık hakkında iyi hal indirimi uygulamadı.

Kararla birlikte hakkında tutuklama kararı da çıkarmadı.

Çocuğun dayısı Veysi ile halası Hüsnügül’ün ise toplanan delillere göre, cinayetin faili olduklarına dair her türlü şüpheden uzak, somut inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatlarına karar verildi.SAVCININ İTİRAZI REDDEDİLDİ İKİ BERAAT ONANDIDosyayı inceleyen Bölge İstinaf Mahkemesi 1.

Ceza Dairesi de, yerel mahkemenin beraat kararı verdiği çocuğun dayısı ve halasıyla ilgili savcının itirazı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatlarının yaptığı itirazların yerinde görülmediğinden ayrı ayrı reddine karar verdi.Beraat karında hukuka aykırılık görülmediğine hükmetti.

Daire, suça sürüklenen çocuk Serdar O.’ya verilen 20 yıl hapis cezasında isabetsizlik bulunmadığının altını çizdi.

Hükme esas alınan delillerin toplanmasında eksiklik olmadığını, vicdani kanının delillerle uyumlu olduğunu, cinayetin Serdar tarafından işlendiğinin kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığını ve hukuka aykırılık bulunmadığından cezanın onanmasına hükmetti.

Narin Güran cinayetiyle bire bir benzerlik gösteren bu cinayetle dayı, hala ve liseli çocukla ilgili nihai kararı ise Yargıtay 1.

Ceza Dairesi verecek.

İlgili Sitenin Haberleri