Haber Detayı
“Akıllı tarım deneme sahaları kurulmalı”
Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, artık dünyada akıllı tarım uygulamalarının hayata geçirildiğini, tarımsal üretimi daha verimli, sürdürülebilir ve kontrollü hale getiren modern yaklaşımların benimsendiğini belirterek, “Biz de kendi dinamiklerimizi esas alarak ‘Akıllı Tarım Deneme Sahaları’ benzeri bir yapı oluşturmalıyız” dedi.
GÜRAY GÜRDAL Akıllı tarımın artık bir seçenek değil zorunluluk olduğunu belirten Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, ABD’de hayata geçirilen tarım teknolojisi test ağına dikkat çekerek, “Bu programın en önemli yönlerinden biri, kamu–özel sektör–üniversite–çiftçi iş birliğini sistematik bir yapıya dönüştürmesidir.
Ülkemiz de kendi dinamiklerini esas alarak ‘Akıllı Tarım Deneme Sahaları’ benzeri bir yapı oluşturmalıdır” dedi. “Bu modelde çok paydaşlı bir iş birliği sistemi var” Özdemir, ABD Tarım Bakanlığı tarafından Ulusal Tarım Teknolojisi Deneme Sahaları Ağı (NPG-Ag) uygulamasının, tarım sektöründe yenilikçi teknolojilerin gerçek üretim koşullarında test edilmesini ve doğrulanmasını amaçlayan kapsamlı bir model olduğunu ifade etti.
Söz konusu yapının koordinasyonunun ABD Tarım Bakanlığı’na bağlı Tarımsal Araştırma Servisi (ARS) tarafından yürütüldüğünü belirten Özdemir, program yönetiminde ise çiftçiler, girişimciler, şirketler ve araştırmacıları bir araya getiren küresel bir tarımsal inovasyon ağı olan Grand Farm’ın aktif rol üstlendiğini vurguladı.
Ülke genelindeki “land-grant” üniversitelerin sahada yürütülen test ve araştırma faaliyetlerinin ana uygulayıcıları olduğuna dikkat çeken Özdemir, bu modelde çok paydaşlı bir iş birliği sisteminin başarıyla işletildiğini söyledi.
Özel sektör firmalarının hem mevcut hem de geliştirme aşamasındaki teknolojilerini bu ağ üzerinden test edebildiğini belirten Özdemir, “Bu sayede firmalar ürünlerini gerçek üretim koşullarında doğrulama ve geliştirme imkanı bulmaktadır.
Çiftçiler ise sistemin merkezinde yer almakta ve teknolojilerin sahadaki gerçek performansını belirleyen en kritik aktör konumundadır” dedi.
Programın en önemli özelliklerinden birinin kamu, özel sektör, üniversiteler ve çiftçileri kapsayan dörtlü iş birliği modelini sistematik bir yapıya dönüştürmesi olduğunu dile getiren Özdemir, Türkiye’de ise benzer çalışmaların daha sınırlı kaldığını kaydetti. “Akıllı Tarım Deneme Sahaları oluşturulmalı” Türkiye’nin kendi koşullarına uygun bir sistem geliştirmesi gerektiğini vurgulayan Özdemir, “Ülkemiz, kendi dinamiklerini esas alarak ‘Akıllı Tarım Deneme Sahaları’ benzeri bir yapı oluşturmalıdır” dedi.
Koordinasyonun Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülebileceğini ifade eden Özdemir, Türkiye’de toplam 3,6 milyon dekar arazi varlığına sahip TİGEM sahalarının teknoloji test ve araştırma faaliyetleri için önemli bir potansiyel sunduğunu dile getirdi. “Devletin çok ciddi bütçeler ayırması lazım” Akıllı tarım uygulamalarının devlet eliyle gerçekleştirilmesi gerektiğini vurgulayan Mersin Ziraat Odası Başkanı Musa Yılmaz ise “Akıllı tarım, daha az birimden, daha az masrafla daha çok ürün almaktır.
Gıda güvenliği olan, ilaç kalıntısı olmayan, insanların daha rahat tüketebileceği ürünlerin yetiştirilmesi tabi ki vazgeçilemez bir durumdur.
Bunu da devlet eliyle, devletin teşvikleriyle devletin içerisindeki bu konudaki yetişmiş hocalarımızla oturup, süreçle ilgili bir değerlendirme yapılması gerekiyor” dedi.
Akıllı tarım nedir?
Akıllı tarımın tanımından bahseden Özdemir, şu ifadeleri kullandı: “Tarımsal üretimden depolama, lojistik, pazarlama ve tedarik zinciri yönetimine kadar tüm süreçlerde dijital teknolojiler, veri analitiği, sensör sistemleri, yapay zeka, otomasyon ve hassas tarım uygulamalarının kullanımını temel almaktadır.
Doğal kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlayarak su, enerji, gübre ve zaman yönetiminde etkinliği artırmakta, aynı zamanda üretim maliyetlerinin azaltılmasına katkı sunmaktadır.
Bunun yanı sıra, iklim değişikliğine uyum sağlanması, çevresel etkilerin kontrol altına alınması ve tarımsal risklerin etkin şekilde yönetilmesi gibi alanlarda önemli avantajlar sunmaktadır.
Veri temelli karar alma mekanizmaları sayesinde üreticilerin; ürün kalitesi, verimlilik, izlenebilirlik ve gıda güvenliği konularında daha hızlı ve doğru kararlar alabilmesine olanak sağlamaktadır.
Bu doğrultuda akıllı tarım; tarımsal değer zincirini daha sürdürülebilir, dayanıklı ve rekabetçi hâle getirmeyi amaçlayan yenilikçi bir dönüşüm modelidir.”