Haber Detayı

Büyükannelerimiz aslında birer guru
Kelebek hurriyet.com.tr
17/05/2026 07:00 (1 gün önce)

Büyükannelerimiz aslında birer guru

Yeni nesil zindelik trendlerinin çoğu daha fit, daha hareketli, daha genç ve daha üretken olmayı vaat ediyor. ‘Nonnamaxxing’ ise tam tersini söylüyor: Biraz yavaşla, otur, yemeğini sıcakken ye, komşunun hatırını sor… Yani büyükannenin yıllardır yaptıklarını yap.

Onlarca yıldır bize hep aynı şeyler söylendi: Daha hızlı, daha verimli ol.

Daha çok çalış, daha çok kazan, daha fazla iş yetiştir...

Sabah gözümüzü açar açmaz elimizde telefon; bildirimler sıralanmış, e-postalar birikmiş, yapılacaklar listesi uzayıp gidiyor.

Modern hayat, insanı sürekli bir yerlere geç kalıyormuş hissiyle yaşatan dev bir koşu bandına dönüştü.

Şimdi sosyal medyada milyonlarca izlenme ve beğeni sayılarına ulaşan yeni bir trend, bu hız kültürünün karşısına dikiliyor.

Adı: Nonnamaxxing. ‘Nonna’ İtalyanca büyükanne demek. ‘Maxxing’se internet jargonunda bir şeyi maksimum seviyeye taşımak anlamında kullanılıyor.

Ama bu trendin derdi daha verimli olmak değil, tam tersine, hayatı yeniden insani bir ritimde yaşayabilmek.

Reçetesi çok basitNonnamaxxing’i uygulamak aslında şaşırtıcı derecede basit: Yürüyüşe çık ama podcast dinleme, sadece yürü.

Yemeğini ekran karşısında değil, masada ye.

Komşunun hatırını sor, evde çiçek yetiştir, pazar filesi taşı.

Yani wellbeing (iyi olma hali) gurusu gibi değil, bir büyükanne gibi yaşa.

Kendin için küçük ama düzenli zevkler yarat.

Bunları sağlıklı yaşam tüyoları oldukları için değil, hayatın olağan akışında ilerlemek için yap.

Yıllardır ‘eski usul’ diye küçümsenen hayat ritminin aslında güzel ve akıllıca olduğunu fark et.

Büyükanne şıklığıBu trendin bir de estetik tarafı var. ‘Nonna chic’ adı verilen akım modada ve dekorasyonda yükselişte.

Çiçekli kumaşlar, el yapımı seramikler, büyük hırkalar ve rahat sandaletler...

Miu Miu’nun pileli etekleri, Marni’nin canlı çiçek baskıları, Phoebe Philo’nun deri terliklerindeki o ‘şık büyükanneye ait nesne’ hissi...

Modanın en iddialı isimleri farkında olarak ya da olmayarak nonna enerjisine yaslandı.

Çünkü bu estetik, konforla zarafeti birleştiriyor ve hiçbir şeyi kanıtlamaya çalışmıyor.

Biraz sıkılmanın mahsuru yokAslında bu akım, wellbeing endüstrisinin aşırılığına karşı verilmiş zarif bir tepki.

Sabah buz banyosu, ardından nefes terapisi, sonra protein takviyesi...

Nasıl yaşayacağım stresinden, insan yaşamayı unutuyor.

Ama yine de nonnamaxxing’i yalnızca fiziksel bir sağlık trendi olarak görmek onu küçümsemek olur.

Asıl güçlü yanı, sunduğu zihinsel çerçeve.

Çünkü bu trend, hız ve verimlilik kültürüne karşı şık bir itiraz niteliği taşıyor.‘Slow living’ (yavaş yaşam) kavramından ya da mindfulness’tan farklı olarak, nonnamaxxing teorik değil.

Büyükanneyi referans almak, soyut bir ideal kurmak yerine somut, gözlemlenmiş, test edilmiş bir modele bakmak demek.

Ve o model bize hız çağında yavaşlığın utanılacak bir şey olmadığını, gökyüzüne bakmanın veya sıkılmanın bile aslında ruhu beslediğini söylüyor.

Yani ne pasif ne de panik halinde...

Hem sakin hem meşgul, hem yavaş hem de hayat dolu.

Mavi bölgelerin sırrıİtalya en uzun ömürlü insanların yaşadığı ülkeler arasında sürekli üst sıralarda.

Sardunya Adası’ysa 100 yaşını geçenlerin yoğun olarak yaşadığı, araştırmacıların ‘mavi bölge’ dediği nadir coğrafyalardan biri.

Bu insanların ortak özelliği ne pahalı takviyeler ne de özel programlar.

Günde birkaç kilometre yürümek, zeytinyağlı sebze yemekleri, aile sofraları ve güçlü birlik hissi.Harvard Üniversitesi’nde evrimsel biyoloji profesörü olan Daniel Lieberman da yürüyüşün insanın en temel fiziksel aktivitesi olduğunu ve yüzlerce araştırmanın günlük kısa yürüyüşlerin bile ömrü uzattığını doğruladığını söylüyor.

Günde 15 dakika.

Başka hiçbir şey gerekmeden.

Balkon sardunyası, iskambil masasıElbette Türkiye’de de bu ‘yaşama sanatı’na hiç yabancı değiliz.

Bizim de kendi nonna’larımız var.

Mutfak tezgâhında tülbendin altında mayalanmayı bekleyen ev yoğurdunun başında duran, mevsimi gelmeden patlıcanı eve sokmayan, balkonun köşesindeki yorgun sardunyayı tek bir dokunuşla hayata döndüren, yazlıkta beş çayı sonrası arkadaşlarıyla hararetli bir iskambil masasına oturan, buzlu meyve tabağını masaya koyup hayatın tadını o anın içinde çıkaran anneannelerimiz, babaannelerimiz de bu trendin tam göbeğinde.Akşamüstü yazlıkta bahçeyi sularken kapı önünden geçen komşuyla sohbeti uzatmayı da “Kokusu gitmiştir” diyerek yaptığı yemekten bir tabak ikram etmeyi de en iyi onlar bildi.

Tam bu sebeple “Her sabah kahveni içmek için evde kendine bir köşe seç ve o kısa zaman dilimini sakince kendine ayır” diyen ve bana hayatı karmaşıklaştırarak değil sadeleştirerek yaşamayı öğreten canım anneannemi de anmak isterim.

Yani iyi yaşamanın sırları çoktan keşfedilmişti.

Sadece biz uzun zamandır yanı başımıza değil, ekranlara bakıyorduk. ‘En iyi longevity formülü o sade yaşama geri dönebilmek’Beyin Sağlığı ve Hasta Derneği Başkanı, nöroloji ve nörolongevity uzmanı Prof.

Dr.

Derya Uludüz de konuyla ilgili şunları anlattı:“İnsan beyni farklı ritimleri seven bir organ.

Bu akım aslında modern nörobilimin dikkat çektiği çok önemli bir gerçeğe dokunuyor: Beyin güven, tekrar, ritim ve sosyal bağlarla sakinleşiyor.

Yavaş yemek, her gün kısa yürüyüşler yapmak, mevsiminde taze besinler tüketmek, evde yemek pişirmek, birlikte sofraya oturmak veya örgü örmek gibi küçük görünen alışkanlıklar; kortizol stres hormonu seviyesini, dikkat dağınıklığını azaltabiliyor, sinir sistemini dengeliyor ve beynin tehdit modundan çıkmasına yardım ediyor.

Özellikle el işi, bahçe işleri gibi uğraşların vagus sinirini aktive ederek zihni sakinleştirdiğini, huzur moduna soktuğunu gösteren çalışmalar var.

Yani mesele sadece uzun yaşamak değil; daha sakin, daha dengeli ve zihinsel olarak daha dayanıklı yaşamak.

Bugün yeniden ihtiyacımız olan şey belki tam olarak bu: Hayatı düzenlemeye çalışırken onu tüketmemek.

Çünkü modern tükenmişliğin en büyük nedeni yalnızca çok çalışmak değil; durmayı, oyalanmayı, sohbet etmeyi ve zihni dinlendirmeyi bırakmış olmak.

Basit görünen rutinler beynin yaşlanma hızını etkileyen güçlü biyolojik sinyallerdir.

Bence en longevity formülü anneannelerimizin yıllar önce zaten bildiği o sade yaşam biçimine geri dönebilmek.

İlgili Sitenin Haberleri