Haber Detayı
Krizle kalite ikinci plana itildi
TRFMA Başkanı Nazlı Aydın’a göre, yanlış kurgulanan tasarruflar güvenlik, hijyen teknik ve uzun vadeli bakım maliyetleri açısından daha büyük riskler yaratabilir
ŞEHRİBAN KIRAÇ / NEFESFabrikalardan plazalara, alışveriş merkezlerinden hastanelere, havalimanlarından eğitim kurumlarına kadar yaşamın sürdüğü tüm alanların temizliğinden, yönetimine, güvenliğine kadar tüm idaresini yapan tesis yönetimi Türkiye’de 2 milyon kişiyi istihdam ediyor. 20 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğe ulaşan sektörle ilgili Tesis Yönetim Derneği (TRFMA) Başkanı Nazlı Uzunlar Aydın, öngörülebilirliğin azaldığını vurgulayarak, “Güvenlik, temizlik, teknik bakım, enerji yönetimi ve operasyonel destek her koşulda devam etmek zorunda” dedi.
Krizle birlikte kontrat sürelerinin kısaldığını şirketlerin ödemeleri 1 aydan 150 güne kadar uzattığını vurgulayan Nazlı Uzunlar Aydın ile Türkiye’de tesis yönetimini konuştuk.BÜTÇE YAPMAK ZOR* Son 3 yıldır ekonomide ciddi bir kriz yaşanıyor.
Sizin sektörde durum nedir?Tesis yönetimi sektörü, ekonomideki dalgalanmalardan doğrudan etkilenen ama aynı zamanda hayatın ve iş dünyasının sürekliliği için vazgeçilemeyen bir sektör.
Çünkü bizim sunduğumuz hizmetler; temizlikten güvenliğe, teknik bakımdan enerji yönetimine, atık yönetiminden operasyonel koordinasyona kadar yaşam alanlarının çalışmasını mümkün kılan temel hizmetler.Maliyet baskısının arttığını elbette gözlemliyoruz.
Özellikle insan kaynağı maliyetlerindeki yükseliş, tedarik ve finansman maliyetleri şirketlerin hareket alanını daraltıyor.
Hizmet alanlarında daralmalar, projelerin kapsam küçültmesi, kârlılık erimesi ve fiyat odaklı satınalma yaklaşımları kaliteyi ikinci plana atıyor.
Önümüzdeki dönemde doğru maliyetlendirme politikaları ve nitelikli insan kaynağının korunması kritik önem taşıyacak.* Bu dönemde sizi en fazla zorlayan alanlar neler, ileriye dönük plan yapabiliyor musunuz?Bizi en fazla zorlayan alanların başında öngörülebilirlik geliyor.
Tesis yönetimi, uzun vadeli planlama gerektiren bir sektör.
İnsan kaynağı planlaması, vardiya düzenleri, bakım süreçleri, enerji yönetimi, tedarik sözleşmeleri ve hizmet kalitesi ancak belirli bir öngörü zemini üzerinde sağlıklı şekilde yönetilebilir.
Bugün ise maliyetler çok hızlı değişiyor.
Özellikle tedarik kalemlerindeki artışlar, şirketlerin bütçe yapmasını zorlaştırıyor.
Buna rağmen ileriye dönük plan yapmaktan vazgeçmemiz mümkün değil.
Tam tersine, kriz dönemlerinde planlama daha da kritik hale geliyor.DENGE SAĞLANMALI* Kriz dönemlerinde şirketlerin tasarruf ettiği alanların başında tesis yönetimindeki giderleri kısmak geliyor.
Bu anlamda nasıl tasarruflara gidiyor şirketler?Kriz dönemlerinde şirketler ilk refleks olarak destek hizmetlerinde maliyet azaltmaya yöneliyor.
Ancak burada çok dikkatli olunması gereken bir denge var.
Çünkü tesis yönetimi giderlerinde, yanlış kurgulanan tasarruflar güvenlik, hijyen, teknik süreklilik, müşteri ve kullanıcı deneyimi ve uzun vadeli bakım maliyetleri açısından daha büyük riskler yaratabilir, iş sürekliliğini sıkıntıya sokabilir.
Şirketler genellikle vardiya optimizasyonu, enerji tüketiminin azaltılması, bakım periyotlarını öteleme, tedarik süreçlerinin gözden geçirilmesi ve bazı hizmetlerin yeniden ölçeklendirilmesi gibi adımlar atıyor.
Bizim savunduğumuz yaklaşım ise hizmet kalitesinden ödün vermeden verimliliği artırmak.
Enerji yönetimi uygulamaları, insan kaynağı, bakım süreçleri ve dijital izleme sistemleri doğru planlandığında, aynı bütçeyle daha sürdürülebilir bir işletme modeli kurulması mümkün.Kontrat yönetimi çok önemli.
Yeni dönem idarecilerinin işi çok zor.
Kontrat süreleri kısaldı ve kısa süreli kontratlarda alınan hizmetlerde kalite önceliklendirilmiyor.
En uygun fiyat kazandırmıyor.
Kalite ve sürdürülebilirlik önemli.ÖDEME VADELERİ UZADI* Şirketler hizmet alırken kontratlarda nelere bakıyor?Daha esnek çalışmaya bakıyor.
Yıl içindeki dalgalanmada iş sürekliliğini bozmadan yoluna devam etmek istiyorlar.
Kredibilite çok önemli.
Finansal olarak çok iyi öngörülerle çalışmanız gereken bir süreçteyiz.
Yoksa çok ciddi hasarlarla karşılaşabilirsiniz.
Eskiden sözleşmeler uzun solukluydu, şimdi daha kısa süreli ve hizmet alınan tesis yönetim şirketi daha sık değiştirilebiliyor.
Şirketlerin tesis yönetim firmalarına ödeme vadeleri uzadı.
Eskiden 1 ay olan ödeme vadesi 150 güne kadar uzadı.HER KALEMDE MALİYETLER ARTTI* 2026 ABD-İsrail-İran savaşının gölgesinde devam ediyor.
Savaşın sizin sektöre etkisi nedir?Tesis yönetimi enerjiye, lojistiğe ve tedarik zincirine doğrudan bağlı bir sektör.
Petrol fiyatlarındaki artış yalnızca akaryakıt maliyetlerini değil; temizlik ürünlerinden teknik ekipmana, yedek parçadan lojistik süreçlere kadar çok geniş bir maliyet zincirini etkiliyor.
Orta Doğu’daki jeopolitik gerilim, küresel enerji fiyatlarında yukarı yönlü baskı yaratmaya devam ediyor.
Bizim sektörümüzde bu tür küresel krizlerin etkisi güçlü hissedilir.
Güvenlik, temizlik, teknik bakım, enerji yönetimi ve operasyonel destek her koşulda devam etmek zorundadır.
Bu nedenle enerji verimliliği, alternatif tedarik planları, uzun vadeli sözleşme yönetimi ve risk senaryoları artık sektörümüz için daha da kritik hale geliyor. 2026’yı temkinli ama dirençli bir yıl olarak kapatacağımızı öngörüyoruz.ÇALIŞANLAR ADİL BİR DÜZEN İSTİYOR* Sektördeki istihdamın yüzde 90’ı mavi yaka.
Çalışacak kişi bulmada ne tür sıkıntılar yaşanıyor?Tesis yönetimi, doğası gereği emek yoğun bir sektör ve istihdam yapımızın çok büyük bölümü sahada görev yapan mavi yaka ekiplerden oluşuyor.
Yaşam maliyetlerindeki artış çalışanların beklentilerini doğrudan etkiliyor; ancak sahada çok net gördüğümüz bir başka gerçek daha var: Çalışanlar artık daha adil, daha öngörülebilir, daha ‘anlamlı’ ve kendilerini değerli hissettikleri bir çalışma düzeni talep ediyor.
Vardiya planlamasından ulaşım imkanlarına, yan haklardan kariyer gelişim fırsatlarına kadar birçok unsur, ücret kadar belirleyici hale gelmiş durumda.
Genç iş gücünün emek yoğun sektöre olan ilgisi azalıyor.