Haber Detayı
Sanatın sağlığa etkisi kan testlerinde görüldü
University College London araştırmacıları tarafından yapılan yeni bir çalışma, düzenli sanat ve kültür etkinliklerine katılımın biyolojik yaşlanma hızında ölçülebilir bir yavaşlamayla ilişkili olduğunu ortaya koydu. Araştırmada, haftalık sanat etkinliği katılımının etkilerinin düzenli egzersizle benzer düzeyde olduğu belirtildi.
Müze ziyareti yapmak, roman okumak, konser dinlemek ya da resimle uğraşmak çoğu kişi için sağlıkla doğrudan ilişkilendirilen aktiviteler arasında yer almıyor.
Ancak yeni bir araştırma, sanat ve kültür etkinliklerinin vücutta biyolojik yaşlanmayla bağlantılı izler bırakabileceğini gösterdi.University College London’dan epidemiyolog Prof.
Daisy Fancourt liderliğinde yürütülen çalışmada, düzenli sanat katılımının moleküler yaşlanma hızı üzerindeki etkisi incelendi.Araştırmada; okuma, müzik dinleme, resim yapma, şarkı söyleme ve müze ziyareti gibi etkinliklere düzenli katılımın, biyolojik yaşlanmada ölçülebilir bir yavaşlamayla bağlantılı olduğu belirlendi.SANAT VE KÜLTÜR ETKİNLİKLERİ YAŞLANMAYLA İLİŞKİLENDİRİLDİAraştırmaya göre haftalık sanat ve kültür etkinliği katılımı, biyolojik yaşlanma hızında dikkat çekici bir yavaşlamayla ilişkilendirildi.
Bu etkinin, düzenli egzersizle kıyaslanabilir düzeyde olduğu ifade edildi.Çalışmada, sanatla düzenli şekilde ilgilenen kişilerin kan örneklerinde yaşlanma sürecine dair farklı biyolojik işaretler gözlemlendi.BİYOLOJİK YAŞ NASIL ÖLÇÜLDÜ?Araştırmada biyolojik yaş, DNA metilasyonu adı verilen kimyasal imzalar üzerinden değerlendirildi.DNA metilasyonu, metil moleküllerinin genom üzerinde belirli bölgelere bağlanarak bazı genleri aktif hale getirmesi ya da baskılamasıyla oluşuyor.
Bu süreç, genetik kodu değiştirmeden vücudun biyolojik durumuna ilişkin izler taşıyor.Bilim insanları bu kalıpları okuyarak kişinin biyolojik yaşını tahmin edebiliyor.
Bu yaş, kişinin kronolojik yaşıyla aynı olabileceği gibi daha genç ya da daha ileri de görünebiliyor.Bu ölçüm araçları “epigenetik saatler” olarak adlandırılıyor.3 BİN 556 KİŞİNİN VERİLERİ İNCELENDİUCL ekibi, araştırmada 3 bin 556 İngiliz yetişkinden alınan kan örneklerini analiz etti.
Örnekler 2010 ile 2012 yılları arasında toplandı ve her biri 850 binden fazla metilasyon bölgesi üzerinden işlendi.Araştırmada yedi farklı epigenetik saat kullanıldı.
En yeni ölçüm araçlarından biri olan DunedinPACE saatine göre, haftada en az bir kez sanat etkinliğine katılan kişilerin, bu tür etkinliklere nadiren katılanlara göre yüzde 4 daha yavaş yaşlandığı belirlendi.Ayda bir sanat etkinliğine katılım yüzde 3, yılda birkaç kez katılım ise yüzde 2 daha yavaş yaşlanmayla ilişkilendirildi.Aynı veri setinde haftalık egzersiz yapan kişilerde de hiç egzersiz yapmayanlara kıyasla yaklaşık yüzde 4’lük benzer bir yavaşlama gözlendi.SANATLA İLGİLENENLERİN BİYOLOJİK YAŞI DAHA DÜŞÜK ÇIKTIPhenoAge adlı epigenetik saate göre, sık sanat etkinliklerine katılan kişilerin biyolojik yaşı, nadiren katılanlara göre ortalama bir yıl daha genç çıktı.Bu farkın; kilo, sigara kullanımı, gelir ve eğitim düzeyi gibi faktörler dikkate alındıktan sonra da korunduğu belirtildi.Araştırmada yalnızca katılım sıklığı değil, etkinlik çeşitliliği de dikkate alındı.Farklı sanat ve kültür etkinliklerine katılan kişilerde, her bir etkinliğin ne sıklıkla yapıldığından bağımsız olarak daha yavaş yaşlanma eğilimi görüldü.Prof.
Daisy Fancourt, bunun her etkinliğin sağlık üzerinde farklı “bileşenlere” sahip olmasından kaynaklanabileceğini belirtti.
Bu bileşenler arasında fiziksel, bilişsel, duygusal ve sosyal uyarım yer alıyor.Bir ay resim yapmak, başka bir dönemde galeri gezmek ya da tarihi bir alanı ziyaret etmek, stresin azalması, zihinsel uyarım ve sosyal etkileşim gibi farklı yollarla vücudu etkileyebiliyor.MODERN EPİGENETİK SAATLER FARKI GÖSTERDİAraştırmada kullanılan eski nesil epigenetik saatler, sanat katılımı ya da egzersizle bağlantılı bir etki göstermedi.Bunun, ilk nesil saatlerin daha çok kronolojik yaşı takip etmek üzere geliştirilmesiyle ilişkili olduğu belirtildi.
Bu saatler, sağlık davranışlarından çok zamanın geçişiyle değişen biyolojik izleri ölçüyor.Buna karşılık PhenoAge, DunedinPoAm ve DunedinPACE gibi daha yeni saatlerin sağlık ve fiziksel değişimlerle ilişkili göstergelere daha duyarlı olduğu ifade edildi.40 YAŞ ÜZERİNDE ETKİ DAHA BELİRGİNAraştırma ekibi, analizi 40 yaş ve üzerindeki yetişkinlerle sınırlandırdığında etkilerin daha güçlü olduğunu gördü.Daha genç katılımcılarda da benzer yönde bir eğilim bulunmasına rağmen, bu sinyalin daha zayıf olduğu belirtildi.Araştırmanın kıdemli yazarı Dr.
Feifei Bu, çalışmanın sanat ve kültür katılımının daha yavaş biyolojik yaşlanma hızıyla bağlantılı olduğuna dair ilk kanıtı sunduğunu ifade etti.SANAT SAĞLIK TARTIŞMALARINDA DAHA FAZLA YER BULABİLİRBugüne kadar sanat etkinlikleri daha çok ruh halini iyileştiren ya da yalnızlığa karşı koruyucu etkileri olabilecek faaliyetler olarak değerlendiriliyordu.Yeni analiz ise sanat ve kültür katılımının, egzersizle benzer şekilde modern yaşlanma saatleriyle ilişkilendirilebileceğini gösterdi.Araştırmada, müze ziyareti yapmak, roman okumak ya da resim çizmek gibi etkinliklerin vücutta egzersize benzer bazı biyolojik etkilerle bağlantılı olabileceği değerlendirildi.Çalışma, Innovation in Aging dergisinde yayımlandı.