Haber Detayı
Beşi bir yerde olur mu?
Galatasaray şampiyonluklara ambargo koydu.
Son 30 yılda 16 şampiyonluk ile Bayern'den sonra Avrupa'da en çok zirve gören takım olmayı başardı.
Seversiniz, sevmezsiniz, tutarsınız, tutmazsınız...
Ama gerçek şu ki Galatasaray planlı, akıllı ve doğru yönetiliyor.
Arada hatalar olmuyor mu?
Elbette oluyor.
Ama hatada ısrar edilmiyor.
Hemen dümenin yönü değişiyor.
Dursun Özbek-Okan Buruk ikilisiyle saha içi ve dışında başarı istikrarı yakalandı.
Bu iş hem masada hem sahada stratejik düşünmeyi, hızlı aksiyon almayı ve iyi kriz yönetimini gerektiriyor.
Hepsinde başarılı oldular.
Üst üste beşinci şampiyonluk daha da büyük bir hedef.
Galatasaray'da ve Türk futbol tarihinde yapılmamışı yapmayı, rekorları alt üst etmeyi kim istemez?
Dolayısıyla bu ikilinin şimdi çok daha büyük bir motivasyonu var.
Açıkçası bu motivasyonla ben Dünya Kupası'na kadar ciddi bir transfer haberi bekliyorum.
Sane örneğinde olduğu gibi Bernardo Silva ya da Virgil Van Dijk gibi bir ismin bittiğini duyabiliriz.
İcardi devam etmeli mi, emin değilim.
Okan Hoca, Başakşehir'in genç golcüsü Bertuğ'u beğeniyormuş.
Ama İcardi olmazsa bir yabancı daha gelecek.
Dybala diyenler var.
Göreceğiz!
Dört ya da beş nokta transfer yeterli olur.
Ancak ayrılacakları da hesaba katmak gerek.
Eylül başına kadar transferler devam eder.
SARAS VE LUIS ENRIQUE Fenerbahçe Beko üst üste üçüncü, toplamda sekizinci defa Final Four'a yükselirken başarının mimarı bir kez daha koç Sarunas Jasikevicius oldu.
Saras kendisinden daha büyük bütçeli rakiplerinin arasından sıyrılarak kazanma istikrarını sürdürmeyi başardı...
Kadrosu daralmasına rağmen son şampiyon apoletinin hakkını vererek, kulübün imajını parlattı.
Bireyleri değil takım oyununu ön planda tuttu.
Ama bunu yaparken yıldız oyuncuları da küstürmedi.
En düzen dışı görünen oyuncularını bile düzenin parçası haline getirip, savunma yapmayı öğretti.
Oyuncularının hücum setlerini sabırla uygulamalarını sağladı.
Özetle işleyen bir makine meydana getirdi.
Doğal olarak eksikleri var.
Kimse 'F4'de mutlaka şampiyon olur' diyemez.
Ama 'sonuna kadar mücadele eder ve rakipleri kadar onun da şampiyonluk şansı var' diyebilir.
Saras'ın bu görüntüsü bana futbol sahalarındaki bir başka teknik adamı hatırlatıyor. 55 yaşındaki İspanyol teknik direktör Luis Enrique, Jasikevicius'un futboldaki versiyonu gibi...
Barcelona alt yapısında başlayan kariyerine İspanyol takımında elde ettiği 9 kupanın ardından, PSG'de 9 kupa daha ilave etti.
Yenileri de yolda.
Oyuna bakış açıları birbirlerine çok benziyor.
Enrique de Saras gibi yıldız oyunculara karşı değil.
Ama yıldıza endeksli oyun yerine, takım oyununu geliştirmeyi önemsiyor.
Aklında bir plan var ve isimler değişse de oyuncularının bu planı yerine getirmesini bekliyor.
Bu yaklaşımı nedeniyle Mbappé'yi değil, Kvara'yı tercih ediyor.
Fenerbahçe'de yeni gelecek yönetim buradan bir kıssadan hisse çıkartabilir.
Sarı-lacivertli takıma futbolun Saras'ı olacak bir isim gerekli.
Sizce bu isim kim olur?
ADAYLARIN AÇMAZI Fenerbahçe'yi belki de tarihinin en önemli seçimi bekliyor.
Sarı- Lacivertli camia Galatasaray'ın üst üste beşinci kez şampiyon olmasını engellemek istiyorsa en doğru kararı vermek zorunda.
Adaylar için de seçenler için de kolay olmayacak!
Yük çok ağır.
Bedel çok büyük.
Aziz Bey çok deneyimli ve istekli.
Hakan Safi genç, dinamik ve kararlı.
Elbette her ikisi de en iyisini yapmak için taşın altına ellerini koyuyor.
Ama camianın ayrışmadan, kavgasız, gürültüsüz, birlik olarak yönetimini seçmesi şart.
Yeni yönetim belli olduktan sonra da her şekilde tam destek almalı.
Bu çok kritik bir eşik.
Yeri gelmişken seçim yarışının beklenenden zorlu geçeceğini de öngörüyorum.
Aziz Bey teknik adamını seçimden sonra açıklayacağını söyledi.
Hakan Bey ise 'seçim haftası açıklarım' demişti.
Safi çok önemli iki oyuncuyla anlaştığını açıklayacak.
Aziz Yıldırım'ın şu anki düşüncesi isimlerden bağımsız hareket etmek.
Ama karşı cepheden isimler açıklandıkça o da kayıtsız kalamayabilir.
Örneğin çok beğendiği Sörloth konusunda harekete geçtiğini söyleyebilir.
Tekrar ediyorum.
Kimse kolay bir seçim olacağını düşünmesin.
Bir de Aykut Kocaman isminin etrafındaki yakışıksız direnç artık son bulsun.
Aykut Hoca'nın en kötü dönemde camiayı tek başına ayakta tutmayı başarmış olması bile bu tavrı hak etmemesi için yeter de artar.