Haber Detayı
Yaz geldi: Bodrum lahmacun endeksi açıklandı
3 tarafı denizlerle çevrili canım ülkeme yazın geldiğini nasıl anlarsınız?
Bayıltıcı sıcakların bir anda bastırmasından mı?Kara sinek istilasından mı?Yoksa Fedon’un denize düşmesinden mi?D: Hiçbiri!Bodrum’da lahmacun haberi yapılmaya başlandıysa yaz gelmiştir.Erguvanlar açar.Okullar kapanır.Ve bir sabah gözümüzü: “Bodrum’da lahmacun 1600 TL” haberiyle açarız.Bu yıl bazı işletmeler, çıtayı daha da yükseğe taşıdılar.
Sağ olsunlar, Türk lirası “Yetmemiş!” menüyü Euro’ya çevirmişler: Lahmacun 30, Hamburger 42 Euro. “Yersen.”Bazı otellerde gecelik konaklama 2000, bazı beachler ise 250 Euro’dan başlıyor; üstelik bu daha “Hoş geldin!” fiyatı.
Taksimetre asıl şezlonga oturunca açılıyor.Anlıyorum, serbest piyasa ekonomisi; “Talep varsa fiyat da ona göre.”Kiralar, personel giderleri, elektrik-su gibi maliyetler...
İşletmecinin belini bükmekte.Ama ipin ucu kaçmadı mı?
Tabii ki lüks turizm olacak.
Dünyanın her yerinde var.Kimse Bodrum’un, Çeşme’nin “tost-ayran” ekonomisiyle şekillenmesini beklemiyor.Ama mesele artık “lüks” meselesi değil. “Normal” bir vatandaşın kendi ülkesinde turist muamelesi görmesi, Euro hesabı yapması.Üstelik bazı sahillere kendi sandalyenizi ya da havlunuzu koymanız bile ayrı bir mesele.
Sandalyesini, havlusunu alıp deniz kenarında iki saat oturmak isteyen insanlar sürekli aynı cümleyle karşılaşıyor: “Burası işletmeye ait.”Oysa anayasa çok net: “Kıyılar herkesin!”Tam da bu yüzden halk plajlarının önemi büyük.Kültür ve Turizm Bakanlığınca 2019’da başlatılan halk plajları projesi kapsamında; Antalya’da 14, Muğla’da 5 ve İzmir’de de 1 noktada ücretsiz hizmet veren 20 halk plajı var.
Bu yıl Bitlis, Sinop ve Samsun’da açılacak 3 yeni plaj daha eklenecek listeye.Bodrum’da belediyenin işlettiği 9’u mavi bayraklı 85, Marmaris’te 10, Fethiye’de 3 farklı halk plajı var ve hepsine de giriş ücretsiz.
Bu yıl, Dalaman’ın doğa harikası Kille Koyu’nda 2 şezlong, 1 şemsiye 350 TL, Fethiye’de ise 450 TL olacak.Buralarda, “lüks” işletmecilerin Euro hesabına inat, hamburger 200, tost 140, demleme çayın fiyatı ise sadece 5 lira olacak.Yani hâlâ vatandaşın “maaşı bozdurmadan” denize girebildiği yerler var şükür ki ve birçoğumuz için de “ulaşılabilir tatil” ancak buralarda mümkün.Zira bugünlerde artık tatil demek; sadece temiz bir otel, güzel bir koy bulabilmek değil;“Ücretsiz” bir gölge bulabilmek de demek.ERİK DALI OYNARKEN MÜTHİŞSİNİZ AMA VİZE VERİRKEN ‘KIVIRMAYIN!’14 yıl aradan sonra Belçika Kraliçesi Mathilde liderliğinde 450 kişilik dev bir heyet Türkiye’deydi. 4 gün süren toplantıların ardından son gece, Belçika’nın Ankara Büyükelçiliği’nde bir de etkinlik düzenlendi.Ve bilin bakalım gecenin yıldızı kimdi?“Erik Dalı.”Belçika’nın Ankara Büyükelçisi Hendrik Van de Velde piste çıktı, öyle bir Erik Dalı oynadı ki...
Enfes!Geçtiğimiz yıl da Fransa’nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont da bir etkinlikte Erik Dalı oynamıştı.Hatta her iki büyükelçinin performansları haberlere konu olunca, iş tatlı bir şakalaşmaya kadar vardı: “Fransa, Belçika’yı Erik Dalı ‘düello’suna davet etti.”Doğrusu güzel hamle.
Zira diplomaside semboller önemlidir.
Kültürel yakınlık kıymetlidir.Ama insan ister istemez sormadan edemiyor: Avrupalı Büyükelçiler Erik Dalı’nda böylesine iyiyken, Türk vatandaşları neden Schengen kapısında bu kadar zorlanıyor?Avrupa, Türkiye ile “beraber” fotoğraf vermeyi seviyor.Türk müziğiyle video çekmeyi seviyor.Türk yemeklerini ve hatta Türk dizilerini konuşmayı seviyor.Ama vatandaş elinde pasaport ile gidince o sıcaklık bir anda kayboluyor.2024’te Türk vatandaşlarının Schengen vize ret oranı yüzde 14,5.
Yani yaklaşık 200 bin başvuru eder.Şu an öyle bir noktadayız ki...
Randevu bulmak neredeyse imkânsız!
Aylar sonraya bir tarih bulursanız şanslısınız.
Bulamazsanız da bu kez “VIP” randevu çilesi başlıyor.
Tatilin 3 katı para ödüyorsunuz aracı kurumlara.Bordrosu, iş yeri yazısı, tapusu, banka dökümü falan...
Evrak toplama süreçlerini saymıyorum bile...Peki tüm bunların sonunda ne oluyor?“Başvurunuz reddedilmiştir.”Sebep?“E, dönmeyebilirsiniz.”İnsanı en çok yaralayan da bu zaten.
Peşinen “şüpheli” muamelesi görmek.Dolayısıyla samimiyet önemli.
Ama zor olan o samimiyeti kapalı kapılar arkasında da gösterebilmek.TAKVİMDE BİR GÜN DEĞİL BİR MİLLETİN KADERİDİR 19 MAYISBazı tarihler vardır...Takvim yaprağından ibaret değildir. 19 Mayıs işte tam da böyle bir gündür.Bir milletin hafızasına, kaderine, hatta geleceğine kazınır.Çünkü 19 Mayıs 1919’da Samsun’a yalnızca bir asker çıkmamış, işgal altındaki bir ülkenin karanlığına da ilk ışık düşmüştür.Çünkü 19 Mayıs, teslim olmaya zorlanan bir milletin yeniden ayağa kalkma kararı aldığı gündür.İşte bundandır Mustafa Kemal Paşa’nın yıllar sonra doğum günü sorulduğunda, nüfus kayıtlarındaki bir tarihi değil de Samsun’a çıktığı günü söylemesi, “Doğum günüm 19 Mayıs’tır” demesi.Çünkü Karadeniz’in dalgalarını yara yara Samsun’a ilerleyen Bandırma Vapuru, yalnızca bir komutanı değil; bağımsızlık fikrini, milli iradeyi ve özgür bir ülke hayalini de taşıyordu.Anlayacağınız, yarın marşlar söylenir, bayraklar dalgalanırken aslında kutlanan yalnızca bir “gençlik şöleni” değil, Atatürk’ün gençlere emanet ettiği o inanç; ayağa kalkma cesaretidir.Bayramımız daim, Cumhuriyetimiz sonsuz olsun.