Haber Detayı

MİT’in ‘Süper hayalet’ operasyonu
Yazarlar hurriyet.com.tr
18/05/2026 06:27 (15 saat önce)

MİT’in ‘Süper hayalet’ operasyonu

ÖNCEKİ hafta haber ajanslarından kısa bir haber geçiyor.

“MİT’in bir casusluk ağına karşı yaptığı operasyon...”Gözaltılar, tutuklamalar.Doğrusu merak ettim.

MİT bu tür operasyonlarda eğer yakaladığı casuslar İsrail istihbaratına çalışmışlarsa; İsrail’in adını verirdi.

Acaba bu defa neden vermedi?Yoksa İsrail değil miydi?İşte bu soruların peşine düşünce;Casus filmlerini aratmayan;Hatta o senaryolara konu olabilecek bir “operasyon” olduğunu gördüm.Önce iki önemli bilgi...- BU DEFA İSRAİL DEĞİL: MİT’in İsrail’in Türkiye’deki casusluk faaliyetlerini defalarca ortaya çıkarttığını biliyoruz.

Geçmişte Mossad adına çalışanlar titiz takiplerle kıskıvrak yakalanmıştı.

Ancak bu defa İsrail değil.- ETKİN GÜÇLERDEN BİRİ: Evet bu defa dünyada en geniş istihbarat faaliyetlerini yapan casusluk ağları kuran, teknolojisi yüksek güçlerden biri söz konusu.

Casusluk filmlerinin ana istihbarat savaşlarını düşünün.

Bu devletin istihbarat teşkilatının adı o filmlerde geçer.İşte öylesine gelişmiş bir organizasyon gücü çökertiliyor.Daha da ötesinde iki devletin birbiriyle bağlantılı istihbarat ağı çökertiliyor.Sonuçta o yabancı devletin Türkiye’ye yerleştirip 25 yıl boyunca bir “hayalet gibi” kullandığı casusun ve ağının yakalanmasıdır bu olay.İşte bu nedenle yazının başlığını “Süper hayalet operasyonu” koydum.Bu operasyonun Türkiye’nin ve MİT’in gücünü göstermesi açısından önemini az sonra anlatacağım.Detaylara gelince...25 YIL ÖNCE TÜRK VATANDAŞI OLMUŞCasusluk organizasyonu o kadar derin planlanmış ki;Yakalanan A.C. isimli casus 1993 yılında Türkiye’ye gönderilmiş. 1995 yılında Türk vatandaşı olmuş.Peki A.C. nasıl yakalandı.

İşte bu noktada yeni bir kavramla tanışıyoruz:“Uzun Vadeli Dublaj Stratejisi...”A.C. “Etkin Güç” tarafından 1993 yılında Türkiye’ye yerleştirildikten sonra kendine bir ağ kuruyor.Peki bu ağ nasıl tespit ediliyor?İşte bu noktada MİT’in dünya istihbarat literatürüne girecek operasyonu gündeme geliyor.İstihbarat gücü açısından tam bir zirve.İKİ DEVLETİN CASUSU BİRLİKTE ÇALIŞMIŞMİT ajanları bir araştırma sırasında yabancı servislere bilgi sağladığı şüphesiyle B.E.’yi takibe alıyor.Hemen kapsamlı bir profil çıkartılıyor.

B.E. 1970 yılında Bursa’da doğuyor. 2006 yılında ticaret amacıyla yurtdışına çıkıyor.

İş için gittiği yurtdışı gezilerinde istihbarat yetkilileriyle tanışıyor.

Ve istihbarat dünyası ile ajanlık ağına katılıyor.- HABER ELAMANI: B.E. ajanlık ağında ilerliyor ve 2013’ten itibaren ilgili servis adına “Haber Elemanı” oluyor. 12 yıl boyunca toplam 15 farklı istihbarat yetkilisiyle irtibat kuruyor.- TÜRKİYE’NİN SURİYE HAREKATLARI: B.E. özellikle Türkiye ve Suriye’deki gelişmelerle ilgili bilgileri aktarıyor.

O tarihlerde Suriye’nin kuzeyinde yapılan askeri harekatları hatırlayınca; B.E.’nin ne tür istihbaratlar peşinde koştuğu daha iyi anlaşılıyor.B.E. zamanla kendine bağlı bir ağ kuruyor.

Ve ağını genişletiyor.

Ve bir süre sonra “Baş Ajan” haline geliyor.

Yabancı istihbarat servislerinin talimatıyla, merkezden gelen taleplere göre şahıslarla tanışıyor, onlara görevler veriyor ve elde edilen bilgilerin istihbarat servislerine iletilmesini sağlıyor.

Zamanla Türkiye’de sivil toplum kuruluşları, dernekler, etnik gruplar ve kamu görevlilerine yönelik hassas bilgileri topluyor, yabancı istihbarat servislerine aktarıyor.VE ‘BAŞ AJAN’DAN SÜPER CASUSASabır ve özenle süren takipler sonucunda, B.E.’nin sıkça görüşmeye başladığı bir isim dikkat çekiyor.A.C.İşte bu noktada çok stratejik bir karar veriliyor.B.E.’nin casusluk ağına operasyon yapmak yerine takip genişletiliyor.Ve bu defa MİT’in merceği B.E.’nin temasta olduğu A.C.’ye dönüyor.A.C. ve ilişki içinde olduğu isimler detaylı bir şekilde analiz ediliyor.

İki isim arasındaki ilişkinin derinliği tespit ediliyor.Uzun süren takipler sonucunda  A.C.’nin, 1993 yılında bir yabancı devlet istihbarat servisi tarafından Türkiye’ye gönderildiği ortaya çıkıyor.Evet yazının başında aktardığım gibi A.C. 1995’te Türk vatandaşı olmuş ve İstanbul’a yerleşmiş.HAYALET AVIMİT’in takip ve incelemeleri sonucunda A.C.’nin farklı bir istihbarat servisinin Türkiye ayağındaki casus olduğu belirleniyor..Dahası;Dünya çapındaki casusluk olaylarında sık sık adı geçen bu “Etkin  Güç”ün “baş ajanı” olduğu anlaşılıyor.Ve böylece “Hayalet Avı” başlıyor.Kolay değil...Birbiriyle temas içinde olan iki yabancı devletin “baş ajanları” tarafından kurulmuş casusluk ağları çökertilecek.Üstelik yabancı devletlerden biri dünyanın önde gelen istihbarat servislerinden birine sahip.Yani böylesine önemli bir istihbarat gücünün 25 yıl önce yerleştirdiği bir “hayaleti” yakalayacaksınız.Ve gölgeniz bile görünmeyecek.Zorluğa bakar mısınız?O casus iz bırakmadan işini yapmaya çalışacak.

Takip eden MİT elamanları ise en ufak bir şüphe yaratmadan suç verilerini ve delillerini toplayacak.CASUSLUK AĞI TAMAMEN ÇÖKÜYORSonuçta MİT’in topladığı tüm veriler, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile paylaşılıyor...

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve Ankara TEM Şube Müdürlüğü “özel ekipleri”  B.E. başta olmak üzere, istihbarat servisleri adına çalışan tüm şahıslara yönelik operasyon düzenleniyor.Toplam 4 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonla 7 kişi gözaltına alınıyor.Böylece yıllara yayılmış çok önemli bir casusluk ağı çökertilmiş oluyor.Evet arkadaşlar bu olayı belirli bir gizlilik çerçevesi içinde kalarak aktardım.Aktarmak istedim çünkü; Bu operasyon aslında Türkiye’nin ve elbette MİT’in nasıl bir gelişmişlik düzeyine eriştiğinin çok net örneğidir.Ve bu örneği vererek;Başta Türkiye, Suriye ve Irak gibi yakın “kaotik ortamlı” komşularımız olmak üzere; coğrafyamızın “casus filmlerindeki setlere” döndüğü bir dönemde.Dünyanın her yerinde Türkiye Cumhuriyeti’nin bekası için fedakârca mücadele eden, can veren kahramanlarımızı hatırlatmak istedim.Biz onların isimlerini ve kahramanlıklarını hiçbir zaman bilemeyeceğiz.Ama en azından onlardan hayatta olanlar ya da şehitlerimizin yakınları bu yazıyı okuduklarında;Duyduğumuz gurur ve minneti bir nebze olsun göstermiş olacağız...

İlgili Sitenin Haberleri