Haber Detayı
Dicle Üniversitesi denetim raporunda kamu zararı iddiaları
Dicle Üniversitesi İç Denetim Birimi Başkanlığınca geride bırakılan 2025 yılına ait üniversite bünyesindeki Tıp Fakültesi, Kalp Hastanesi, döner sermaye işletmesi ve ilgili birimlerin faaliyetleri raporlandı. Raporda, kamu kaynaklarının yağmalandığına dair tespitler yer aldı. Kamuoyuna sızmaması için gizlenen rapora NEFES ulaştı.
icle Üniversitesi İç Denetim Başkanlığınca geride bıraktığımız 2025 yılına ait ihale süreçleri, harcamalar, oluşan kamu zararına ilişkin bir rapor hazırlandı.
Raporda, denetimin amacının ihale ve ödeme işlemlerinin hukuka uygunluğunu test etmek ve süreçlerdeki riskler ve bu risklere karşı kontrol faaliyetlerinin ele alınıp alınmadığının mercek altına alındığı ifade edildi.
Buna göre 11 kritik etki tespit edildiği, 8’i yüksek, 1’i orta ve 2’sinin kritik öneme sahip bulgular olduğu kaydedildi.KAMU İHALE MEVZUATINA AYKIRILIKLARRaporda açık ihale yöntemiyle alınması gereken mal ve malzemelerin 22/f maddesine göre alınmasının, firmalara ait ödemelerin kayda alınış sırasına ödenmemesinin, ihale süreçlerinde hatalar yapılması, mesai dışı ödemelerde yanlışlıklar yapılması, bazı ilaç ve medikal ürünlerin eksik olması, Sağlık uygulama tebliğine göre ilave ücret alınamayan bölümlerden ilave ücret alınması, yine ilave ücret alınmaması gereken kişilerden ilave ücret alınmasının kritik olduğu ifade edildi.
Bazı taşınır ve demirbaşların ise envantere kaydedilmemesi ile kuruma yapılan bağış ve yardımların usulüne uygun yapılmayışı ile firmalara ait ödemelerde vade tarihlerinin yanlış girilmesi de yüksek olarak belirlendi.
Taahhüt hesap kayıtlarının yapılmaması da orta olarak tespit edildi.
Raporda, taşınır işlemleri sürecinin denetiminde 13 yüksek önem dereceli bulgu tespit edildiği belirtildi.STOKLARDA MALİ KAYIPStoklanması ekonomik olmayan ve acil durumlarda kullanılacak olan ilaç, aşı, serum, kan ve kan ürünleri ile protez gibi hastaya göre belirlenebilen sarf malzemelerin alımlarıyla ilgili hastane stok kayıtlarının incelendiğinde stok ve alınan tutar dikkate alındığında mali kayıp ile Kamu İhale Kanunu’na göre değerlendirilemeyeceği ifade edildi.İŞ YAPILAN FİRMALARA ÖDEME AYRICALIĞISondajlama yöntemiyle seçilen 35 firmaya yapılan ödemeler incelendiğinde Diyar Med A.Ş’ye ait iki adet faturanın 73 ve 64 gün vadesinden önce ödendiği, Burcu Medikal isimli firmanın da iki faturasının ise vadesinden 84 ve 52 gün sonra ödendiği, Biyomedikal Firmasının faturalarının da vadesinden 91 ve 88 gün sonra ödendiği, bu ödemelerin usulüne uygun imzalanan ödeme planıyla değil, Döner Sermaye İşletme Müdürünün inisiyatifinde saymanlık müdürüne mail atılarak suistimale açık biçimde mali kayıp oluşacak biçimde ödendiği vurgulandı.
Ödemelerde sözleşme olmadığı halde 30 gün sözleşme süresi girildiği, ödemede 90 gün olan sözleşme süresinin 30 gün olarak girilerek mali kayıplara yol açıldığı kaydedildi.BAĞIŞLAR VE DEMİRBAŞLAR ENVANTERE KAYITLI DEĞİLİhale süreçlerinde Kamu İhale Kanununa aykırı biçimde uyku bozukluğu merkezi, çocuk göğüs öğretim üyesi odaları ile bazı poliklinik onarım işlerinin pazarlık usulüyle firmalara verilerek KİK’in 21/b maddesine aykırı biçimde kamu kaynaklarının zarara uğradığına dikkat çekildi.
EKT cihazı ile Consol ve Drill sistem gibi bazı taşınır demirbaşların ise envantere kaydedilmediği belirlendi.
Yapılan işlere karşılık ödemeleri vadesinden önce yapılan Diyar Med A.Ş tarafından kurumu bağışlanan 28 buzdolabı ile çim biçme makinelerinin demirbaş kaydının yapılmadığı bildirildi.
Raporda, hastane başmüdürlüğü tarafından yapılan işlere ait taahhüt hesaplarının çalıştırılmadığı, sözleşmelerin strateji daire başkanlığına bildirilmediği belirtildi.STENTLER ÇALINMIŞ, HASTALARDAN EK ÜCRET ALINMIŞKalp Hastanesinde yapılan incelemede anjiyo bölümü ameliyathanesinde yerde valizler içinde stentler olduğu ve bu durumun sorulması üzerine ilgili kişi Medikal firması personeli olduğu bildirildi.
Aynı yerde daha önce büyük miktarda stent çalındığı ve bir personelin de bu nedenle görevden uzaklaştırıldığı dikkate alındığında mali kayıpla birlikte yasal risk ve itibar kaybına neden olduğuna dikkat çekildi.
Onkoloji ve Kardiyoloji Bölümündeki doktorların kardiyovasküler cerrahi işlemleri haricinde hastalardan ek ücret aldıkları belirtilen raporda, ilave ücret alınayacak kişilerden de ücret alındığı ve bu kişilerin itiraz etmesiyle paralarının geri iade edildiği bu durumun hastane için hem itibar, hem de mali kayba neden olduğu vurgulandı.BALDIZINI YAPI DAİRESİ BAŞKANI YAPMIŞTIAKP eski Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat’ın kardeşi olan Dicle Üniversitesi Rektörü Kamuran Eronat, Çevre Şehircilik İl Müdürlüğünde mimar olan baldızı Gelavuj Akkoç’u Yapı İşleri Daire Başkanlığına atamıştı.
Yoğun tepkiler üzerine Rektör Eronat, üniversitedeki hizmetlerin büyük oranda aksaması nedeniyle baldızını atamak zorunda kaldığını iddia etmişti.
Baldızına ayrıcalık tanımadığını ileri süren Eronat, “Üniversitedeki işler çok aksıyordu.
İşlerin hızlı çözümü için böyle bir atama yaptık.
Yapı dairesinden ben hocalık yaparken de şikâyetçiydim.
Çünkü tuvalet bozulduğunda uzun süre yapmazdılar.
Hhizmet yoktu.
İşler ağır aksak ilerliyor düşüncesiyle bu atamayı yaptık.
Baldızım ehliyet ve liyakat sahibidir.
İşi biliyor.
Bildiğim ve güvendiğim biridir.
Baldızıma bir iltimas için değil, biliyorum ki iş yapacak, Diyarbakır kızıdır.
Çalışkanlığına inanıyorum.
Artıları var, iletişimi güçlüdür” diyerek yaptığı atamayı savunmuştu.HASTANE İHALESİ İÇİN ANKARA FİRMALARINA DAVETİYERektör Kamuran Eronat bir süre önce de Dicle Üniversitesi içinde yapılacak olan 8.2 milyar liralık 600 yataklı hastanenin ihale sürecinde Diyarbakırlı firmalara davetiye göndermeyip sadece Ankara merkezli Rönesans Holding’e davetiye gönderilmesiyle kentteki STK’ların yoğun tepkisini çekmişti. 6 Şubat depremi sonrasında deprem bölgesi başta olmak üzere Türkiye’nin birçok ilinde hastane, baraj ve büyük ölçekli projeler gerçekleştiren Diyarbakırlı firmalara davetiye gönderilmemesi Ticaret ve Sanayi Odasının da yoğun tepkisine neden oldu.
Rektör Eronat ise; “Biz apartman yapmıyoruz” diyerek yerli firmaları küçümseyip kendini bu sözlerle savunmuştu.