Haber Detayı

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Savaşın artçıları sürüyor, enflasyon dünyada tırmanışta
Gündem f5haber.com
18/05/2026 21:33 (1 saat önce)

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Savaşın artçıları sürüyor, enflasyon dünyada tırmanışta

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran savaşının sınırları aştığını belirterek enflasyonun dünyada tırmanışta olduğunu söyledi. Savaşın artçı sarsıntılarının sürdüğüne dikkat çeken Erdoğan, "Türkiye bölgesinin istikrar adasıdır" sözlerini yineledi.

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, 2 haftalık aranın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başkanlığında yoğun gündemle toplandı.Toplantının sona ermesinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, kameraların karşısına geçti.Cumhurbaşkanı Erdoğan burada açıklamalarda bulundu."TÜRKİYE BÖLGESİNİN İSTİKRAR ADASI OLARAK TEMAYÜZ ETMİŞTİR"Orta Doğu'da yaşanan savaşın yarattığı krize ve bunun dünyaya yansımalarına değinen Cumhurbaşkanı, "Türkiye’nin bölgesel çatışma ve krizleri yönetmedeki becerisi, bir kez daha görülmüştür.Etrafımızı kuşatan istikrarsızlığa rağmen, Türkiye, bölgesinin istikrar adası olarak temayüz etmiştir." dedi."ÜLKEMİZ GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE YOLUNA DEVAM EDECEK"Savaşın Türkiye'ye etkileri olsa bile bunun altından kalkabilecek kapasiteleri olduğunu ifade eden Erdoğan, "Her ne kadar savaş öncesi döneme dönüş biraz zaman alacak olsa da ülkemiz eskisinden çok daha güçlü bir şekilde yoluna devam edecektir.Yıllarca bizi yok sayanlar, bize hasta adam muamelesi yapanlar Türkiye'nin başarıları karşısında hayranlıklarını gizleyemiyor." ifadelerini kullandı.TEKİRDAĞ'DA HAYATINI KAYBEDEN POLİS MEMURLARIİşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan satırbaşları:“Ülkemizin gündeminde yer alan konuları değerlendirdiğimiz bir Kabine Toplantısını daha tamamlamış bulunuyoruz.

Mersin'de hayatını kaybeden 6 vatandaşımıza Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.Şubat’ta İran’a yönelik saldırılarla başlayan krizin artçı sarsıntıları birçok alanda devam ediyor.

Akaryakıt fiyatlarında dengenin hâlen sağlanamadığı, enflasyonun dünyanın pek çok ülkesinde tırmanışa geçtiği, tedarik zincirlerindeki kırılmaların henüz tamir edilemediği, Hürmüz'deki tıkanıklığın aşılamadığı çok katmanlı bir belirsizlikle karşı karşıyayız.Dünyayı adeta bir tsunami gibi vuran bu şok dalgasının yol açtığı tahribatın boyutları tam olarak kestirilemiyor.

Meselenin daha vahim yanı ise bu atmosferin küresel düzeyde bir ekonomi üretmesi, daha çok spekülasyona ve piyasa manipülasyonuna dayalı bir rant düzeni oluşturmasıdır.”"İRAN SAVAŞIYLA BU İŞ TAHAMMÜL SINIRLARINI AŞTI"“Sıcak paraya hükmeden bir avuç vahşi kapitalist; Afrika’dan Asya’ya, Amerika’dan Latin Amerika’ya milyarlarca insanın boğazındaki lokmayı adeta gasp ederek palazlanmakta, servetlerine servet katmaktadır.

Orta ve alt gelir grubunun sofrasındaki ekmek giderek küçülürken, bunların hesap cüzdanları her gün kabarmaktadır.Şurası bir gerçek ki her savaş kendi ekonomisini üretir.

Yani her savaşın kazananları ve kaybedenleri olur.

Fakat İran savaşıyla bu iş tahammül sınırlarını aşmış, küresel ekonomik refah açısından tahripkâr boyutlara ulaşmıştır.Dünyanın birçok bölgesinde çözülemeyen krizlerin, sona erdirilemeyen çatışmaların arkasında tarafları uzlaşmazlığa sürükleyen, huzursuzluk üzerinden krizden menfaat devşiren tüfeylilerin çok büyük rolü, etkisi ve sabotaj girişimi vardır.”"MUHALEFET İRAN SAVAŞI SÜRECİNİ SİYASİ ÇIKARA DÖNÜŞTÜRMEYE ÇALIŞTI"“Topluma moralsizlik, karamsarlık ve ümitsizlik zerk ederek bu olağanüstü süreçten siyasi ve maddi olarak kazançlı çıkmaya çalışıyorlar.Bir defa şunu çok açık ve net ifade etmek durumundayım.Muhalefet, bölgemizi uçurumun kıyısına kadar getiren Iran krizi ve sonrası dönemde yapıcı eleştirilerde bulunmak, Türkiye’yi önceleyen bir üslup benimsemek yerine maalesef süreci siyasi çıkarları için istismar aracına dönüştürmeyi tercih etmiş, kriz fırsatçılığına tevessül etmiştir.Böyle bir dönemde dahi “iktidar yıpransın da gerekirse Türkiye kaybetsin” mantığıyla hareket etmekten kendilerini kurtaramadılar.

Üzülerek görüyoruz ki bu tavırlarını sürdürmekte ısrar ediyorlar.”"MUHALEFET DEMEK MANİPÜLE ETMEK DEMEK DEĞİLDİR"“Doğruya doğru, yanlışa yanlış diyerek siyaset kurumunun çözüm üretme kapasitesini güçlendirmek yerine; hükümetin ak dediğine kara, doğru dediğine yanlış demekten öteye maalesef geçemiyorlar.Daha kötüsü, bunun siyasi tarihimizde örneği çok az görülecek şekilde son derece çirkin, son derece yaralayıcı ve yıkıcı bir üslupla yapılmasıdır.

Oysa muhalefet demek çarpıtmak, manipüle etmek, siyasi çıkarı için ülkeyi ateşe atacak kadar gözü karartmak demek değildir.Muhalefetin vazifesi; kışkırtmak, tahrik etmek, ekonomik tetikçilik yaparak buradan nemalanmaya çalışmak değildir.

Hele hele yolsuzluk gündemini perdelemek amacıyla tehdit ve tahrik dozu yüksek söylemlere sarılmak son derece ucuz ve bayat bir siyasettir.”"MUHALEFET BÖYLE BİR DÖNEMDE EN AZ BİZİM KADAR DUYARLI HAREKET ETMEK ZORUNDADIR"“Demokrasilerde muhalefet en az iktidar kadar mesuliyet sahibidir.

Konu ülke ve milletin çıkarı olduğunda sorumlu davranmak zorundadır.Hatırlatmak isterim ki bölgemizin ateş çemberinden geçtiği, gelişmiş ülkeler dâhil kimsenin önünü göremediği, küresel sistemde yeni bir denklemin kurulduğu bir dönemde muhalefet de en az bizim kadar duyarlı hareket etmek, yerli ve millî bir duruş sergilemek durumundadır.Kürsülerde söylenen sözün, ekranlarda verilen mesajın, sosyal medyada kesilen ahkâmların kime yaradığı, kime hizmet ettiği çok iyi hesaplanmalı; ülkenin menfaatine olup olmadığının muhasebesi çok iyi yapılmalıdır.Kürsülerde söylenen sözün, ekranlarda verilen mesajın, sosyal medyada kesilen ahkâmların kime yaradığı, kime hizmet ettiği çok iyi hesaplanmalı; ülkenin menfaatine olup olmadığının muhasebesi çok iyi yapılmalıdır.”"LGBT AKIMLARIYLA MÜCADELEMİZ ACIMASIZ ELEŞTİRİLERE MARUZ KALDI"“Özellikle küresel bir despotizme dönüşen LGBT akımlarıyla mücadelemiz, en acımasız eleştirilere maruz kaldığımız konulardan biri oldu.

Biz bu musibetin önünü kesmeye çalıştıkça, birileri de ellerine geçirdikleri her fırsatı cinsiyetsizleştirme akımlarının önünü açmak için kullandı.Köşelerinden o malum yazarlar bize özgürlük dersi vermeye kalktılar.

Özgürlük kavramının arkasına siper alınarak hükümetimizin nesilleri, aileyi, toplumu koruma gayretleri adeta yaylım ateşine tutuldu.

Özgürlüğün sorumluluk kavramıyla birlikte geldiği, sorumluluk olmadan özgürlüğün de olmayacağı bu çevreler tarafından ısrarla gözden kaçırılıyordu.Oysa terazinin bir kefesinde özgürlük varsa diğerinde sorumluluk vardır.

Mesele, bu ikisi arasında altın oranı yakalayabilmektir.

Biz her zaman bunu yapmaya çalıştık.

İnşallah bundan sonra da bu çizgide yolumuza devam edeceğiz.”"REYTİNG KAYGISI, ŞİDDET KÜLTÜRÜNÜ YAYGINLAŞTIRMANIN MAZERETİ OLAMAZ"“Gençlerimizin ruh ve beden sağlığı söz konusu olduğunda kuru gürültüye pabuç bırakmayacağız.

Değerli arkadaşlar, tabii burada şunun da altını çizmekte fayda görüyorum.

Reyting kaygısı, şiddet kültürünü yaygınlaştırmanın mazereti olamaz.

Kuşkusuz bu konuda en büyük görev medya kuruluşlarımıza düşüyor.Şiddeti özendiren, çarpık ilişkileri meşrulaştıran, kötülüğü sıradanlaştıran yapımlardan ziyade aileyi merkeze alan, iyiliği, merhameti, şefkati teşvik eden yapımlara ekranlarda daha fazla yer verilmesi gerekiyor.Biz, yaşanan bazı kötü tecrübelere rağmen iyiliği hayatının merkezine yerleştirmiş bir milletiz.

İçimizi karartan manzaralara rağmen Şehit Ayla öğretmenimiz gibi nice güzel insanımız bu milletin mayasında ne olduğunu bizlere hatırlatıyor.”"EKRANDA ŞİDDET MESELESİNİN ÜZERİNE GİTMEKTE KARARLIYIZ"“RTÜK başta olmak üzere ilgili kurumlarımızla özellikle ekranda şiddet ve yozlaşma meselesinin üzerine daha tavizsiz gitmekte kararlıyız.Farklı alanlarda üretilen verileri birleştirecek, erken uyarı mekanizmalarını güçlendirecek ve şiddet olayı henüz gerçekleşmeden önce müdahale edilmesini sağlayacak sistematik bir yapı kuracağız.Genelleyici ve tek tip çözümlerden ziyade yerel, bölgesel ve vaka bazlı analizlere dayalı bir politika seti üreteceğiz.

Bazı bölgelerde aile destek mekanizmalarının güçlendirilmesi için yeni düzenlemeler yaparken bazı alanlarda ise dijital içerik takibinin daha sıkı yapılmasını temin edeceğiz.”"ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE SOSYAL MECRALARDA KİMLİK DOĞRULAMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ GETİRECEĞİZ"“Şu bir gerçek ki dijital dünyada bir içerik birkaç dakika içinde çok geniş kitlelere ulaşabiliyor.

Bu içeriklerin kaldırılması, erişime kapatılması veya yeniden dolaşıma girmesinin engellenmesinde bazen geç kalınabiliyor.Bu gecikmelerin önüne geçilmesi için içerik takibinde tek tek kaldırma mantığıyla değil, hızlı filtreleme araçlarının kullanımı gerekiyor.

Aynı şekilde yaş doğrulama, kimlik temelli denetim ve VPN ile aşma girişimlerine karşı teknik önlemlerin devreye alınması önem arz ediyor.Meclisimizde görüşmeleri devam eden, 15 yaş altı çocuklara sosyal ağ kullanımı sınırlaması getiren düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte çok önemli bir boşluğu dolduracağına inanıyorum.

Yine önümüzdeki dönemde sosyal ağ platformlarında kimlik doğrulama ve bilgi paylaşma yükümlülüğü getireceğiz.”ATEŞLİ SİLAHLAR KONUSUNDA ATILACAK ADIMLAR“Bir diğer konu ateşli silahlar meselesidir.

Zaten bir süredir bu sorunun üzerine kararlılıkla gidiyorduk.

Şimdi mevcut yapılanlara ek olarak dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ateşli silah sahiplerine, özellikle silahın çocuk tarafından ele geçirilmesi hâlinde verilecek cezayı artıracağız.

Silah sahipliğinin sınırlandırılması konusunda ilave hukuki düzenlemeleri devreye alacağız.Ayrıca tüm bu alanlarda kapsamlı bir politika belgesini ve eylem planını hayata geçireceğiz.

Bugünkü kabine toplantımızda atılacak adımları acil, kısa, orta ve uzun vadeli olarak detaylıca planladık.

Devlet olarak bu alanların her birinde yeni, uygulanabilir, etkin ve caydırıcı önlemleri inşallah kararlılıkla hayata geçireceğiz.Bizim bu ülkenin tüm çocuklarına bir sözümüz var.

Onlara inşallah vatandaşı olmaktan gurur duyacakları müreffeh, huzurlu, itibarlı, kalkınmış, güvenli bir ülkede yaşamalarını temin edeceğiz.

Yüreği yaralı annelerimiz için, bu ülkenin gözleri ışıl ışıl umutla parlayan çocukları için inşallah bu sorunu büyümeden hal yoluna koyacağız.”TÜRKİYE'NİN EV SAHİPLİĞİ YAPACAĞI ÜST DÜZEY ORGANİZASYONLAR“Bu sene Türkiye’nin uluslararası görünürlüğünü artıracak zirvelere ve etkinliklere ev sahipliği yapacağız.

Bunları da kısaca hatırlatmak istiyorum. 20 Mayıs Çarşamba günü 2026 UEFA Avrupa Ligi Finali İstanbul’da oynanacak. 7-8 Temmuz tarihlerinde NATO Zirvesi Ankara’da gerçekleştirilecek.Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansları’nın 31’incisi çok büyük bir katılımla inşallah Kasım ayında Antalya’da düzenlenecek.

UEFA Avrupa Ligi Finali, NATO Zirvesi ve Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı gibi organizasyonlar, Türkiye’nin uluslararası konumunu daha da güçlendirecektir.Türk Devletleri Teşkilatı’nın 13.

Zirvesi de Türkiye’de tertiplenecek.

Bunların dışında çok sayıda irili ufaklı organizasyona ev sahipliği yapacak, dünyanın dört bir yanından üst düzey misafiri ülkemizde ağırlayacağız.

Bu uluslararası etkinliklerin de Türk turizminin yıldızının parlamasına katkı sunacağına inanıyorum.”"TÜRKİYE'NİN ÖNÜNDE YEPYENİ BİR YOL AÇILACAK"“Ekonomik büyüklüğe de inşallah uzak olmayan bir tarihte erişeceğiz.

Nasıl 2026’nın Türkiye’si, 2002’nin Türkiye’sine göre daha gelişmiş, daha büyümüş ve kalkınmış durumdaysa; yarının Türkiye’si de bugünün Türkiye’sinden daha güçlü, daha ileri, daha müreffeh ve muktedir olacaktır.Bilhassa yarım asırdır ülkemizin ayağına bağ olan terör prangasından kurtulmamızla birlikte Türkiye’nin önünde yepyeni bir yol açılacak; terörle mücadeleye ayrılan kaynaklar artık eğitime, sağlığa, üretime ve ulaştırmaya harcanacak, Türkiye’nin kalkınma yolculuğu daha da hızlanacaktır.Tüm çabamız, tüm mücadelemiz işte böyle bir Türkiye’nin inşası içindir.

Bundan geri dönüş, taviz ya da yavaşlama söz konusu değildir ve olmayacaktır.

Ne yapıyorsak Türkiye’nin ekonomisini büyütmek, itibarını artırmak, sözünün etkisini ve ağırlığını daha da güçlendirmek için yapıyoruz.”"MİLLETİMİZDEN BİZE GÜVENMEYE DEVAM ETMELERİNİ RİCA EDİYORUM"“Muhalefetin bizi çekmek istediği kısır tartışmalara, ülkeye ve millete hiçbir faydası olmayan polemiklere prim vermeden iş üretiyor, hizmet üretiyoruz.

İnşallah bu şekilde de yola devam edeceğiz.Cumhuriyet tarihinin en başarılı hükümeti olarak 23 yıldır olduğu gibi bundan sonra da eserlerimizle, hizmetlerimizle konuşacağız.Türkiye’yi yeni başarılarla buluşturma mücadelemizin kesintiye uğramasına ve uğratılmasına müsaade etmeyeceğiz.

Milletimizin bizim ne yapmaya çalıştığımızı gayet iyi bildiğine inanıyor, vatandaşlarımızdan bize güvenmeye devam etmelerini rica ediyorum.”"İSRAİL HER TÜRLÜ BARBARLIĞI SERGİLİYOR"“Aziz milletim, bizim de çabalarımız sayesinde 11 Ekim’de varılan ateşkese rağmen İsrail, Gazze’ye yönelik hukuk, ahlak ve insanlık dışı politikalarını ne yazık ki sürdürüyor.

İnsani yardım girişlerinin engellenmesinden Gazze’li sivilleri hedef alan hava saldırılarına kadar her türlü barbarlığı sergiliyor.İsrail’in nasıl faşist bir zihniyet tarafından yönetildiğine bugün bir kez daha şahit olduk.

Gazze’ye insani yardım götüren Küresel Sumud Filosu’na İsrail güçleri tarafından, hem de uluslararası sularda, bir saldırı düzenlendi.

Kırk farklı ülkenin vatandaşından oluşan Sumud filosunun umut yolcularına yönelik bu korsanlığı ve haydutluğu en sert şekilde lanetliyorum.Türkiye’nin Gazze halkının ve Gazze’ye yardım eli uzatanların yanında olduğunu bugün bir kez daha ifade ediyorum.

İsrail’in saldırıları, uluslararası toplumun adalet arayışını ve Filistin halkıyla dayanışmasını asla engelleyemeyecektir.

Filoda bulunan vatandaşlarımızın güvenli şekilde ülkemize dönmeleri için gerekli girişimlerde bulunuyoruz.

İsrail’in hukuk ve kural tanımaz eylemlerine karşı uluslararası toplumu artık harekete geçmeye davet ediyoruz.”KURBAN BAYRAMI MESAJI“Aziz milletim, değerli basın mensupları; önümüzdeki hafta inşallah mübarek Kurban Bayramı’nı idrak edeceğiz.

Vatandaşlarımızın, gönül ve kültür coğrafyamızdaki tüm kardeşlerimizin, ayrıca İslam âleminin Kurban Bayramı’nı şimdiden tebrik ediyorum.Bu bayramda Cenab-ı Allah’a karşı şükrümüzü ifa etmekle kalmayacak, milletçe birbirimize daha sıkı sarılacak, muhabbet ve kardeşlik bağlarımızı daha da kuvvetlendireceğiz.

Kurban Bayramı’nda mali durumu müsait olan kardeşlerimizin garip gurebayı ve ihtiyaç sahiplerini gözetmesini, kurban etlerinin dolaplarımızı değil; karşılıklı gönüllerimizi doldurmasını ve ruhlarımızı doyurmasını temenni ediyorum.Bildiğiniz üzere çalışanlarımızı hafta içindeki bir buçuk günü de idari izinli sayıp dokuz günlük kesintisiz bir tatil yapma imkânı vermiştik.

Bu bayramda seyahat edecek olan vatandaşlarımızın trafik kurallarına titizlikle uymasını, Kurban Bayramı’nı sevdiklerimize zehir edecek kazalara sebebiyet verecek davranışlardan uzak durmasını istirham ediyorum.”

İlgili Sitenin Haberleri