Haber Detayı

Çocuğunuzun narsist olmasından mı korkuyorsunuz? Uzman isimden üç kritik uyarı
Sağlık nefes.com.tr
19/05/2026 15:01 (1 saat önce)

Çocuğunuzun narsist olmasından mı korkuyorsunuz? Uzman isimden üç kritik uyarı

Klinik psikolog Dr. Shahrzad Jalali, çocuklarda narsistik eğilimlerin erken yaşlarda şekillenebileceğini belirterek ebeveynlere sınır koyma, çabayı takdir etme ve empatiyi geliştirme konusunda önemli uyarılarda bulundu.

Çocuk yetiştirme sürecinde ebeveynlerin tutumu, çocuğun benlik algısı ve başkalarıyla kurduğu ilişki biçimi üzerinde belirleyici rol oynayabiliyor.

Klinik psikolog Dr.

Shahrzad Jalali, çocuklarda narsistik eğilimlerin gelişme ihtimalini azaltmak için ebeveynlerin dikkat etmesi gereken üç temel noktaya işaret etti.Narsisizm, genellikle kişinin kendisini üstün, özel ya da ayrıcalıklı görme ihtiyacıyla ilişkilendiriliyor.

Klinik açıdan narsistik kişilik bozukluğu ise büyüklenmeci tutum, empati eksikliği ve yoğun beğenilme ihtiyacıyla tanımlanıyor.ÇOCUKLARDA BENMERKEZCİLİK HER ZAMAN ALARM NEDENİ DEĞİLDr.

Jalali, küçük çocukların doğal olarak benmerkezci olduğunu, bunun egonun gelişim sürecinin bir parçası kabul edildiğini belirtti.Jalali’ye göre sorun, çocuğun başlangıçta dünyayı kendi etrafında dönüyormuş gibi algılaması değil, bu bakış açısında kalıcı hale gelmesi.Uzman isim, orta çocukluk dönemine gelindiğinde çocukların hayal kırıklığına dayanabilmesi, “hayır” yanıtını tolere edebilmesi ve başkalarının da kendi duygu ve düşünce dünyalarına sahip olduğunu fark edebilmesi gerektiğini vurguladı.Bu gelişim gerçekleşmediğinde benliğin daha katı hale gelebileceğini belirten Jalali, narsistik örüntülerin bu noktada güçlenmeye başlayabileceğini ifade etti.SINIRLAR DUYGUSAL UYUM İLE BİRLİKTE KURULMALIJalali’ye göre narsistik özelliklerin gelişmesine katkıda bulunan temel unsurlardan biri, çocuğun kuralların kendisi için geçerli olmadığını öğrenmesi.

Bu nedenle tutarlı sınırlar ve kişisel sorumluluk duygusu büyük önem taşıyor.Ancak uzman isim, sınır koymanın tek başına yeterli olmadığını, bunun duygusal bağ ve anlayışla birlikte yürütülmesi gerektiğini belirtiyor.Jalali, sınırların olmadığı durumlarda çocuğun gerçeklikle karşılaşmadığını ve benliğin şişebileceğini; duygusal uyum olmadan konulan sınırların ise utanç duygusuna dönüşebileceğini söylüyor.Bu nedenle ebeveynlerin çocuğa hem değerli olduğunu hissettirmesi hem de davranışlarının sonuçlarıyla yüzleşmesini sağlaması gerekiyor.SONUCA DEĞİL ÇABAYA VE DEĞERLERE ODAKLANINÇocuklarda narsistik eğilimleri azaltmanın ikinci yolu, başarı sonuçlarından çok çabayı ve değerleri fark etmekten geçiyor.Dr.

Jalali, çocuğun yalnızca başardığında görüldüğünü hissetmesi halinde istikrarlı bir benlik duygusu geliştiremeyeceğini, bunun yerine performansa dayalı bir kimlik oluşturabileceğini belirtti.Uzman isme göre çabanın takdir edilmesi, çocuğun başarısız olduğu anlarda bile kendisini değerli hissetmesine yardımcı oluyor.Buna karşılık, değerini yalnızca başarıları üzerinden tanımlayan çocukların yetişkinlikte başarısızlıktan korkabilen, imajını korumak için iyilik halinden ödün verebilen ve kim olduklarından çok performanslarıyla özdeşleşen bireylere dönüşebileceği ifade ediliyor.EMPATİ DENEYİMLE ÖĞRENİLİRJalali’nin ebeveynlere üçüncü önerisi ise empati gelişimini desteklemek.Uzman isim, empatinin öğretilebileceğini ancak bunun yalnızca talimat vererek kazandırılamayacağını belirtiyor.

Jalali’ye göre empati, çocuğun önce kendi duygularının anlaşıldığını deneyimlemesiyle gelişiyor.Çocuğun duyguları kabul edilip anlamlandırıldığında, çocuk benzer duygusal durumları başkalarında da tanımaya başlıyor.Jalali, çocuklara “Sence bu onun için nasıl hissettirdi?” gibi sorular yöneltmenin ve bakış açısı alma pratiği yaptırmanın, onların kendi deneyimlerinin ötesini görmesine yardımcı olduğunu belirtiyor.AŞIRI ÖVGÜ KADAR İHMAL DE RİSKLİDr.

Jalali, ebeveynlerin çocuklarda narsistik kişilik bozukluğu gelişip gelişmemesi üzerinde önemli etkisi olduğunu ancak riskin yalnızca aşırı övgüden kaynaklanmadığını vurguladı.Uzman isme göre görülmediğini, başkalarıyla kıyaslandığını ya da duygusal olarak yalnız bırakıldığını hisseden çocuklarda da narsistik yapılar gelişebiliyor.Jalali, narsisizmin çoğu zaman gerçek bir özgüven değil, altta yatan daha kırılgan bir yapıyı korumak için geliştirilmiş bir savunma düzeni olduğunu ifade ediyor.ÖVGÜ VE ELEŞTİRİDE ABARTIDAN KAÇININEbeveynlerin hem övgü hem de eleştiride abartıdan uzak, doğru ve açık bir dil kullanması gerektiğini belirten Jalali, çocukların “en iyi” olduklarını duymaya değil, net biçimde görülmeye ihtiyaç duyduğunu söyledi.Uzman isim, üstünlüğü değil çabayı ve süreci öven ifadelerin tercih edilmesini öneriyor.

Buna göre “Harikasın” yerine “Çok çalıştın” demek daha sağlıklı bir yaklaşım olarak öne çıkıyor.Eleştirilerde ise çocuğun kimliğine değil davranışına odaklanılması gerekiyor.

Jalali, “Bencilsin” demek yerine “Bu birini incitti, buna bakalım” gibi ifadelerin daha yapıcı olduğunu belirtiyor.“KENDİNE GÜVENEN” DEĞİL, DAYANIKLI ÇOCUK YETİŞTİRİNJalali, ebeveynlere “kendine güvenen çocuk yetiştirme” hedefinden çok, duygusal olarak dayanıklı ve başkalarının varlığını da tanıyabilen çocuklar yetiştirmeye odaklanmalarını öneriyor.Uzman isme göre çocuk; “hayır” yanıtını duyduğunda dağılmadan durabilmeli, incindiğinde kapanmadan duygusunu yaşayabilmeli ve hem kendisinin hem de başkalarının önemli olduğunu fark edebilmelidir.

İlgili Sitenin Haberleri