Haber Detayı
Bahçeli'den Türk Gençliği Kurultayı'nda ülkücülere terörsüz Türkiye ve Öcalan mesajı
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ülkü Ocakları Türk Gençliği Büyük Kurultayı'nda "Terörsüz Türkiye" hedefinin siyasi değil, milli bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Bahçeli, daha önce gündeme getirdiği Öcalan çıkışının gölgesinde gençlere birlik ve beraberlik çağrısı yaptı.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından Ankara Spor Salonu'nda düzenlenen "İstiklalin Işığında Türk Yüzyılı'na" temalı Türk Gençliği Büyük Kurultayı'na katılarak gençlere hitap etti.
Bahçeli'nin konuşmasında en çok dikkat çeken bölüm ise "Terörsüz Türkiye" süreci ve gençliğin omuzlarındaki tarihi sorumluluklar oldu."Bu Yük Siyasi Bir Hedef Değildir"İktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı döneme ilişkin net mesajlar veren Bahçeli, bu sürecin bir siyasi strateji değil, milli bir mesele olduğunun altını çizdi.
MHP lideri konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Bugün Terörsüz Türkiye hedefi için aldığımız büyük sorumluluğun yükü omuzlarımızda dururken, sizlere düşen vazife her zamankinden daha büyüktür.
Bu yük siyasi bir hedef değildir.
Anaların gözyaşını dindirmenin, evlatlarımızın geleceğini güvenceye almanın, kardeşliği bu topraklarda yeniden tahkim etmenin ve Türk milletinin bin yıllık birliğini ebediyete taşımanın Kızıl Elması'dır."Ülkü Ocaklarına 'İrfan Eşiği' ve 'Teknoloji' Vurgusu Gençlere birlik ve kardeşlik bağlarını sağlam tutmaları çağrısında bulunan Bahçeli, Ülkü Ocakları'nı "terbiye kapısı, irfan eşiği, sığınak ve mektep" olarak nitelendirdi.
Savaşların ve mücadele alanlarının da biçim değiştirdiğine dikkat çeken Bahçeli, "Kılıcın yanına algoritma, sancağın yanına yazılım eklenmiştir.
Savaşın bir cephesi bazen bir laboratuvar masasında, bazen milli bir yazılımda, bazen bir İHA kanadında...
Bunun içindir ki Ülkü Ocakları'nın teknoloji alanındaki hamleleri Türk gençliğini çağın öznesi yapma gayretidir," değerlendirmesinde bulundu.Ayrıca 19 Mayıs'ın tarihi önemine değinerek, "19 Mayıs 1919'da Samsun ufkunda doğan Hürriyet Güneşi'nin 107 yıl sonra Türk gençliğinin gözlerinde nasıl parladığını hep birlikte idrak ediyoruz" sözleriyle gençliğe olan inancını tazeledi.Öcalan İçin "Koordinatörlük Statüsü" Önerisi Gündemdeki Yerini KoruyorMHP lideri Bahçeli'nin kurultaydaki "kenetlenme zamanı" vurgusu, yakın zamanda yaptığı Abdullah Öcalan çıkışının ardından geldi.
Hatırlanacağı üzere Bahçeli, Türkgün gazetesine verdiği mülakatta, terörsüz Türkiye inşası kapsamında Abdullah Öcalan'ın örgüt üzerindeki etkinliğini sürdürebileceği yeni bir yapının inşa edilmesi gerektiğini belirtmişti.
Öcalan'ın mahkumiyet halinin devamı şartıyla, kendisine "Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü" gibi yeni bir statü verilmesini önermiş ve bu durumun PKK'nın silah bırakma sürecine katkı sağlayacağını savunmuştu.Bahçeli, “19 Mayıs, mahzun kalmış milletimizin miracıdır. 19 Mayıs, esarete terk edilmek istenen mukadderatın Türk eliyle yeniden yazılmasıdır. 19 Mayıs, karanlığa terk edilmek istenen bu coğrafyada fecrin ilk ışıklarıdır.
Çünkü 19 Mayıs, Samsun’da Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın attığı o ilk adımla 107 yıl önce başlayan ve ilelebet sürecek istikbal seferinin adıdır.
Bugün sizlere düşen vazife de bu seferin en ön saflarında birer nefer olmaktır.
Fikir ve dava adamı Galip Erdem, ‘Hürriyet savaşını kazanmak ne kadar mühimse, hürriyete layık olmak da en az o kadar mühimdir.’ diyordu.
Kendi çağınızın diliyle, ilmek ilmek işlediğiniz emeğinizle, helali gözettiğiniz kazancınızla, imanla beslediğiniz ahlakınızla, alın terinizle suladığınız başarılarınızla bu büyük mücadeleyi sürdüreceksiniz.
Nitekim Gazi Mustafa Kemal Atatürk ‘Şayet bir gün, çaresiz kalırsanız, bir kurtarıcı beklemeyin.
Kurtarıcı kendiniz olun’ öğüdüyle seslenmiştir.
Gençliğe armağan edilen bu müstesna günün manası bu seslenişte ve hakikatte yatmaktadır.
Türk gençliğine istiklalin haysiyeti, istikbalin mesuliyeti, cumhuriyetin namusu, Türk milletinin ebediyete kadar hür yaşama ahdi 19 Mayıs 1919’un hatırası ile emanet edilmiştir” ifadelerini kullandı.‘Bu yük, siyasi bir hedef değildir’Türk gençliği varsa Türk milletinin çaresiz olmadığını söyleyen Bahçeli, “Görüyoruz ki biz burada var oldukça Türkiye Cumhuriyeti Devleti yalnız değildir.
Yürekten inanıyoruz ki ülkücü Türk gençliği varsa Türk ve Türkiye Yüzyılı kuru bir söz değil; alın teriyle, akılla, ahlakla ve teknolojiyle adım adım ilerlenen bir hakikattir.
Bugün dünyanın içinde bulunduğu kaotik denklem; devletlerin gizli ya da sarih ittifaklarıyla, kara bulut gibi gündemimize çöken sınır meseleleriyle, enerji yolları üzerinde dolanan tehdit bulutlarıyla, diplomasi masalarında esen soğuk rüzgarlarla, siber alemde açılan görünmez savaş cepheleriyle ve yeni nesil kuşatma araçlarıyla her geçen gün daha ağır, daha çetin ve daha yakıcı bir mahiyet kazanmaktadır.
Böylesine sert bir çağda ayakta kalmanın yolu, yalnızca güçlü olmaktan değil; kader birliğinde kenetlenmiş, kanaatlerinde kaynaşmış, kardeşlikle kök salmış bir millet olmaktan geçmektedir.
Bakınız; kuzeyimizde savaşın gölgesi, güneyimizde kan ve gözyaşı, doğumuzda güç mücadelesi, batımızda savunma telaşı, siber alemde ise sinsi kimliksizleştirme operasyonları kol gezmektedir.
İnsanlık bir taraftan teknolojiyle geleceğe uzanırken, diğer taraftan merhametten, adaletten, vicdandan ve hakkaniyetten uzaklaşmanın sancısını yaşamaktadır.
Böyle bir zamanda delikanlı çağında bir genç olmak kolay değildir.
Böyle bir zamanda ülkücü bir genç olmak ve ülkücü kalmak ise hiç kolay değildir.
Dosdoğru yürüyen, dimdik duran her bir ülkücü gencimizi yürekten tebrik ediyorum.
Karşımızda bütün heybetiyle duran ülkücü Türk gençliği, çağın rüzgarına kapılan yaprak değil; fırtınalara yön veren kaynaktır.
Ülkücü gençlik, başıboş öfkenin, ölçüsüz heyecanın, köksüz arayışların değil; disiplinin, edebin, ferasetin ve sadakatin adıdır.
Bugün Terörsüz Türkiye hedefi için aldığımız büyük sorumluluğun yükü omuzlarımızdayken, sizlere düşen vazife her zamankinden daha büyüktür.
Bu yük, siyasi bir hedef değildir.
Anaların gözyaşını dindirmenin, evlatlarımızın geleceğini güvenceye almanın, kardeşliği bu topraklarda yeniden tahkim etmenin ve Türk milletinin bin yıllık birliğini ebediyete taşımanın kızıl elmasıdır” dedi.‘Türk’ün Türk’e küseceği çağ mıdır?’Bahçeli, büyük yürüyüşlerin, birbirinin ayağına basanlarla değil; birbirinin yükünü alanlarla hedefe varacağını ifade ederek, “Merhum Dilaver Cebeci’nin gönlümüze mıh gibi çakılan o mısraları bugün hepimize yeniden seslenmektedir; ‘Kalın ordu nerde olsa görülür.
Ülkülere birlik ile varılır.
Yoldaşlarımız, gök pusatlar darılır.
Türk’ün Türk’e küseceği çağ mıdır?’ Evet, soruyorum sizlere; Türk’ün Türk’e küseceği çağ mıdır?
Ülkücünün ülkücüye sırt döneceği, dava arkadaşlarının birbirine gönül koyacağı, aynı sancağın gölgesinde yürüyenlerin alınganlıkla, kırgınlıkla birbirinden uzaklaşacağı zaman mıdır?
Hayır, bin kere hayır.
Bugün küslük değil, kenetlenme zamanıdır.
Bugün alınganlık değil, adanmışlık zamanıdır.
Bugün dağılma değil derlenme, tükenme değil toparlanma zamanıdır.
Yolumuz yalnız yürüyenlerin, ‘bizi’ unutup ‘ben’ diyenlerin yolu değildir.
Yolumuz, makam için değil dava için; alkış için değil Allah rızası için; ekranlarda, kürsülerde boy göstermek için değil ağır mesuliyetleri sırtlamak için baş koyanların yoludur.
Yükünüz ağırlaşsa da dizleriniz titremesin.
Yolunuz uzasa da gözleriniz hedeften ayrılmasın.
Sizler birbirinize emanetsiniz ve unutmayın ki bu dava da sizlere emanettir.
Bu emaneti öfkeye kurban etmeyeceksiniz, gaflete teslim etmeyeceksiniz.
Bu emaneti fitneye, fesada, şahsi hesaplara terk etmeyeceksiniz.
Siz böyle dimdik durdukça Allah’ın izniyle Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın ufku üç hilalin nuruyla aydınlanacaktır” diye konuştu. (DHA)