Haber Detayı

Dubai'ye alternatif arayan mücevherci Türkiye’ye dönmekte tereddüt ediyor
Ekonomi ekonomim.com
20/05/2026 00:00 (1 saat önce)

Dubai'ye alternatif arayan mücevherci Türkiye’ye dönmekte tereddüt ediyor

Altın kotası nedeniyle son 3 yılda üretimini Dubai'ye kaydıran mücevher üreticileri, yeni güvenli merkezler aramaya başladı. Altın kotası, sıkı regülasyonlar ve yatırım ortamındaki belirsizlikler nedeniyle üreticiler Türkiye’ye geri dönmekte tereddütlü…

YENER KARADENİZ / İSTANBUL Ortadoğu’da derinleşen savaş ortamı, altın ve mücevher sektöründe yeni bir kırılma yarattı.

Son yıllarda Türkiye’de uygulanan altın ithalat kotası nedeniyle üretimlerini Dubai’ye taşıyan çok sayıda üretici ve yatırımcı, bölgedeki siyasi ve ticari risklerin artmasıyla yeni merkez arayışına girdi.

Ancak sektör temsilcilerine göre Türkiye, tam da bu dönemde ortaya çıkan fırsatı mevcut regülasyonlar nedeniyle kaçırma riskiyle karşı karşıya.

Takı Üreticileri ve İhracatçıları Derneği (TÜİD) Başkanı Mustafa Kamar, Türkiye’nin 2023 Ağustos ayında getirilen altın kotasıyla birlikte sektördeki liderliğini kaybetmeye başladığını söyledi.

Kamar’a göre kota öncesinde Türkiye, dünyanın en güçlü üretim ve ihracat merkezlerinden biriydi.

Ortadoğu, Asya ve Avrupa’dan çok sayıda firma Türkiye’ye gelip mağaza ve ofis açıyor, üretim yaptırıyordu.

Kamar, “2022’ye kadar Türkiye dünyanın lider üretim merkezlerinden biriydi.

Ancak cari açığın nedeni olarak altın ithalatı gösterildi ve kota getirildi.

Sonrasında da suistimaller ortaya çıkınca Ticaret Bakanlığı ve Hazine peş peşe yeni kurallar getirdi.

Ama getirilen tüm düzenlemeler doğrudan ihracatçıyı vurdu” dedi.

Cari açığın ana nedeni ihracatçı değil Sektör temsilcilerine göre altın ithalatındaki artışın temel nedeni ihracat değil, yüksek enflasyon nedeniyle vatandaşın altına yönelmesi oldu.

Ancak alınan önlemler daha çok üretici ve ihracatçı tarafını etkiledi.

Kamar, “Cari açığın ana nedeni ihracatçı değildi.

Hane halkının altın talebi çok yüksekti.

Ama ihracatçının önü kesildi.

Sonuçta Türkiye’nin altın ihracatı neredeyse bitme noktasına geldi” ifadelerini kullandı.

Kota sonrası Türkiye’den ciddi bir üretim göçü başladığını anlatan Kamar, özellikle Dubai’nin bu süreçte öne çıktığını söyledi. “İtalyanlar İtalya’ya döndü, Dubaililer Dubai’ye gitti.

Özbekistan ve Mısır gibi ülkeler yatırımcıları çağırmaya başladı.

Türkiye’de üretim yapamayan firmalar pazar kaybetmemek için bu ülkelere yöneldi” dedi.

Kuyumcukent neredeyse boşaldı Sektörde yaşanan dönüşümün en net göstergelerinden birinin Kuyumcukent olduğunu belirten Kamar, 2022 yılında boş mağaza bulunamayan merkezde bugün doluluk oranlarının sert düştüğünü söyledi. “2022’de Kuyumcukent’te mağaza bulmak mümkün değildi.

Hava paraları konuşuluyordu.

Şimdi ise yüzde 80’e yakını boş durumda.

Herkes çıktı gitti” diyen Kamar, Türkiye’den ayrılan üreticilerin büyük bölümünün ilk etapta Dubai’ye yöneldiğini anlattı.

Dubai’nin aslında büyük bir üretici olmadığını ancak dünyanın en büyük altın ihracat merkezlerinden biri haline geldiğini belirten Kamar, Afrika, Orta Doğu, Yakın Asya, Hindistan, Pakistan ve Afganistan gibi pazarlara altının büyük ölçüde Dubai üzerinden dağıldığını söyledi.

Türk üreticilerin de bu pazarlara erişim için Dubai’ye yöneldiğini ifade eden Kamar, “Hatta bazı firmalar kalıplarını Türkiye’de hazırlayıp Dubai’ye taşıyarak üretimi orada yaptı” diye konuştu.

Savaş Dubai modelini sarstı Ancak ABD, İran ve İsrail hattında yükselen savaş riskiyle birlikte Dubai merkezli üretim ve ticaret modeli de sarsılmaya başladı.

Kamar’a göre özellikle Irak pazarının durması ve bölgede çalışan Hintli-Pakistanlı iş gücünün ayrılması üretimi ciddi şekilde aksattı. “Bölgedeki savaş ortamı nedeniyle işler durdu.

Irak pazarı kapandı.

Hindistanlı ve Pakistanlı çalışanlar bölgeden ayrıldı.

Şimdi oradaki üreticiler de çıkış arıyor” diyen Kamar, Türkiye’nin bu süreçte yeniden cazibe merkezi olabileceğini ancak mevcut düzenlemelerin buna izin vermediğini söyledi.

Türkiye büyük fırsat yakalayabilir Kamar’a göre bugün dünya altın ve mücevher sektöründe herkes yeni pazar ve güvenli üretim merkezi arıyor.

Dubai’de yaşanan sorunlar, İsrail pazarının kapanması, Rusya-Ukrayna hattındaki yaptırımlar ve Ortadoğu’daki durgunluk nedeniyle sektörün yönü yeniden değişiyor. “Şu anda herkes Amerika pazarına odaklanmış durumda.

Ama Türkiye için çok önemli bir fırsat oluştu.

Eğer bugün Türkiye bu kotaları kaldırırsa sonuç inanılmaz değişir” diyen Kamar, yabancı yatırımcıya daha esnek bir yapı sunulması gerektiğini vurguladı.

Sektörün en önemli taleplerinden biri ise yabancı pasaport sahiplerine altın taşıma kolaylığı sağlanması.

Kamar, her yabancı pasaport sahibine yılda 5 kilogram altın getirme hakkı verilmesini önerdi.

Kamar, “Dubai’nin bu kadar büyümesinin nedenlerinden biri bu serbestlik.

İnsanlar altınını alıp birkaç dakikada sisteme kaydederek ülkeye sokabiliyor.

Türkiye’de de benzer bir model kurulmalı” ifadelerini kullandı.

Dubai bağlantılı ticaret yavaşladı, Kapalıçarşı’da nakit sıkıntısı başladı Ortadoğu’daki savaşın ve Dubai’de yaşanan daralmanın Türkiye’ye yansıyan bir diğer sonucu ise Kapalıçarşı’daki nakit sıkışıklığı oldu.

Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk, Dubai bağlantılı ticaretin yavaşlamasıyla piyasadaki nakit döngüsünün bozulduğunu söyledi.

Yıldırımtürk, “Dubai sıkıntıya girdikten sonra Kapalıçarşı’da ciddi nakit sıkıntısı başladı.

Çünkü daha önce Türkiye’de üretim yapılıp Dubai’ye gönderilen ürünlerin karşılığında piyasaya nakit giriyordu.

Bu hareketlilik durunca piyasadaki canlılık da azaldı” dedi.

Bankacılık sistemindeki sınırlamalar nedeniyle esnafın nakde erişimde zorlandığını anlatan Yıldırımtürk, piyasada elden dönen nakdin azalmasının da ticareti yavaşlattığını belirtti.

Yıldırımtürk’e göre yaşanan bu daralma, ithalat kotasına rağmen kilogram bazında fiyat farkının 300 dolara kadar düşmesine neden oldu. 2022'de 185 ton olan ihracat 50-60 ton seviyesine geriledi Sektör temsilcilerine göre ihracat rakamları yanıltıcı bir tablo oluşturuyor.

Altın fiyatlarının son üç yılda sert yükselmesi nedeniyle ihracat değer bazında güçlü görünse de tonaj bazında büyük kayıp yaşanıyor.

Kamar, “2023’te altının kilosu 50 bin dolardı.

Sonra 100 bin dolara, ardından 150 bin dolara çıktı.

Bu yüzden ihracat değeri aynı kalıyor gibi görünüyor.

Ama miktar bazında yüzde 50-60 düşüş yaşadık” dedi. 2022 sonunda 185 ton ihracat yaptıklarını söyleyen Kamar, bugün bu rakamın 50-60 ton seviyesine gerilediğini belirtti. “Eskiden 185 kişi çalıştıran işletmeler bugün 50-60 kişiyle çalışıyor.

Eğer doğru kararlar alınsaydı bugün 6-7 milyar dolar değil 25-30 milyar dolarlık ihracattan söz ediyor olurduk” diye konuştu.

İlgili Sitenin Haberleri