Haber Detayı
Ahmet ağanın ‘Amed Spor’ çıkışı yine ortalığı karıştırdı
Bu yıl Türkiye Futbol Federasyonu 1. Lig’de şampiyon olan Erzurumspor Futbol Kulübü ile ikinci olan Amed Spor Kulübü, Süper Lig’e çıktı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan başlayarak herkes her iki takımı da kutladı.
PKK terör örgütü propagandası ile yardım ve yataklıktan aldığı cezalar nedeniyle görevden alınan Mardin eski Belediye Başkanı Ahmet Türk’ün, “Çok mutluyum, Kürdistan’ın bir takımı Süper Lig’e çıktı, başarılar dilerim” şeklindeki kutlaması tam da “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” süreci içinde ortalığı karıştırdı.AHMET TÜRK’E TEPKİLERCumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, “Bu topraklarda ‘Kürdistan’ diye bir devlet yoktur, olamayacaktır.
Bu devletin adı Türkiye Cumhuriyeti’dir.
Futbol üzerinden ayrılıkçı heves pompalamak kimsenin haddi değildir, konuşurken sınırını ve haddini bileceksin” dedi.
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, “Ne Kürdistan’ı lan!
Burası Türkiye Cumhuriyeti.
Beğenmiyorsan defolup gidersin...” ifadelerini kullandı.İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan ise şöyle tepki gösterdi: “Geçen hafta biliyorsunuz Amedspor’un başarısını Cumhurbaşkanı’mız başta herkes tebrik etti.
Fakat utanmadan, sıkılmadan sözüm ona tecrübeli dedikleri, akil adam dedikleri kişi çıktı, ‘Kürdistan kentinden bir futbol takımı’ diye bahsetti.
Şimdi Kırşehir’den soruyorum; Diyarbakır Kürdistan kentiyse, Kırşehir nere kenti?
Böyle bir anlayış olabilir mi?
Böyle bir akıl olabilir mi?
Dağdaki silahtan önce dildeki silahın bırakılması lazım.
Dağdaki silahı bırakmak kolaydır, talimata bakar ama dildeki silah zihne bakar.
O yüzden işin muhataplarının, teröre müzahir olduğu iddia edilen siyasi parti mensuplarının, yöneticilerinin çok daha dikkatli dil kullanması lazım.
Tahrik eden, üzen, endişelendiren ifadelerden kaçınması lazım.
Ne demek bu ülkenin bir bölgesinde öyle tanımlama yapmak.
O ifadeyi reddediyoruz.
Tarihte o varmış; şu an tarihi konuşmuyoruz ki.
Şu an Türkiye’nin 81 ilini konuşuyoruz.
Tüm iller Türkiye’mizin en özel haliyle eşit, kıymetli illeridir.
Hepsi Türk bayrağının dalgalandığı özel, kendine has kıymeti olan illerimizdir.
Kavga etmek, birbirimizi aşağılamak, birbirimize bağırıp çağırmak istemiyoruz.
Çok zor mu?
Ben de Kırşehir’den şimdi bir başlayım; süper bir milliyetçi söyleme, yuhalamaya başlayalım o dili.
Zor bir iş değil.
Ahmet Türk bu yanlışı yapmış, yuhalayalım.
Yaparız, ama var mı gereği?
Bu mu doğrusu?...
Bu ülkenin gençlerine Kürt, Türk, Alevi, Sünni iyi bir Türkiye, huzurlu bir Türkiye, terörsüz bir Türkiye bırakmak için bir fırsat var.
Bu fırsatı herkes iyi değerlendirsin.
Yoksa herkes buradan zararlı çıkar.”MEHMET UÇUM’UN UYARISI Tepkiler duruldu derken Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Anadolu Ajansı için kaleme aldığı “Terörsüz Türkiye” süreciyle ilgili yazısında konuya değindi: “Geçiş sürecinde genel olarak kullanılan dilin, özel olarak siyasi dilin ne kadar önemli olduğu herkesin malumudur.
Mesela hem siyasi tutsak deyip hem hukuk reformu bir arada konuşulamaz.
Yine Öcalan’ın devletle ve toplumla bütünleşme perspektifine bağlı olarak etnik siyaset tarzının, Türkiye siyasetinin önüne çıkartılmasından ve geçiş sürecinin koşuluna dönüştürülme çabasından vazgeçilmesinin çok önemli olduğu tartışmasızdır.
Örneğin geçmişte coğrafi bir bölgenin adı olarak ‘Kürdistan’ ifadesinin kullanılmasıyla bugün etnik siyaset için ‘Kürdistan’ isminin kullanılması arasında niteliksel fark olduğunu görmek gerekir.
Geçmişteki kullanımı referans göstererek bugünkü etnik siyaset kullanımına meşruiyet kazandırma yaklaşımı doğru değildir.
Bugün etnik siyaset aracı olarak kullanılan ‘Kürdistan’ ismini bu kullanımın sorunları üzerinden değerlendirmek gerekir.
Konu kimin yanlış yapıp yapmadığı meselesi değil, etnik siyasetin Türkiye’nin bütünlüğünün önüne çıkarılmasıdır.
Türk milletinin Türkiye’nin bütünlüğü ve bütünlüğün temel unsurları konusundaki değişmez kabullerini ve hassasiyetini dikkate alarak dil kurmanın geçiş sürecine katkı yapacağı unutulmamalıdır.”DAHA ÖNCE DE YAPTI Gündemin yoğunluğu ve Ahmet Türk’ün provokasyonuna gelmemek adına konu açıktan tartışılmasa da Amed Spor üzerinden üretilmeye çalışılan bildik bölücü siyasi dilin herkesi rahatsız ettiği çok açık.“Kürdistan” ifadesiyle yalnızca Kürtleri kastetmediğini söyleyen Türk, “Burada Süryani’si, Ermeni’si, Arap’ı var.
Bunların hepsi Kürdistani halklardır” gibi garip laflar etti.Ahmet Türk her ne kadar “Terörsüz Türkiye” sürecinden yanaymış gibi görünse de süreci sabote etmek için hiçbir fırsatı kaçırmıyor.
Daha önce “Dört parça Kürdistan’da Kürtler zorluk içinde ve baskı görüyor” diyen Ahmet Türk, en son geçen yıl ekim ayında Mardin’de yapılan bir konferansta “Umut ediyoruz ki bu konferans bir demokratik kongreye dönüşsün.
Bunun için Kürdistan’ın dört parçasında siyasi partiler arasında bir diyaloğun oluşturulması konusunda çabaların gösterilmesi gerekiyor” diye provokatif ifadeler kullanmıştı.Bu ifadeleri siyasi tartışmaların içinde cevaplandırılır, ama konu futbol gibi herkesi kucaklayan ve on binlerce insanın tribünlerden takımlarını desteklediği bir spor dalı olunca Ahmet Türk’ün sözlerinin ne kadar tehlikeli sonuçlar doğuracağını hesaplaması gerekiyor.Ahmet Türk’ün provokatif sözlerini istismar edecek grupların maçları gerilim haline getirecek tutumu hiç istenmeyen sonuçlar doğurabilir.
Eğer Ahmet Türk ve benzerlerinin isteği bu değilse sporu provokatif görüşlerine alet etmeyi bırakmalıdır.
Çünkü Amed Spor hangi ligde olursa olsun diğerleri gibi Türkiye’nin, hepimizin takımıdır.