Haber Detayı

Deprem Yine Olacak
Hatice turhan gercekgundem.com
20/05/2026 10:56 (3 hafta önce)

Deprem Yine Olacak

Bugün yine o bildik, o sinsi ve o amansız sesle irkildik. Malatya’da meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki deprem, pencereleri titretip avizeleri sallamaktan çok daha fazlasını yaptı aslında; içimizde bir yerlerde üstünü usulca örttüğümüz, "Geçti bitti" diyerek kendimizi avuttuğumuz o devasa korkuyu yeniden yüzümüze vurdu.

Aslında yer kabuğu bize yeni bir şey söylemiyor.

Milyonlarca yıldır yaptığı şeyi yapıyor; geriniyor, kırılıyor, kendi dilince "Ben buradayım" diyor.

Sorun doğanın bu hoyrat hareketinde değil.

Sorun, bizim bu coğrafyada adeta bir balık hafızasıyla yaşamayı kendimize hak görmemizde.

Yer her sarsıldığında, sadece binalar değil, o her şeyi çabucak unutan toplumsal belleğimiz de sallanıyor.

Ama ne yazık ki, enkaz altından canlarımızı çıkarırken döktüğümüz gözyaşları kurur kurumaz, o hafıza yeniden sıfırlanıyor.

Biz, acıyı çok hızlı yaşayan ama bir o kadar da çabuk tüketen bir toplumuz.

Deprem anında kenetleniyoruz; çorbalar kaynıyor, battaniyeler gönderiliyor, ekranlarda ortak yayınlar yapılıyor, "Bir daha asla aynı hataları yapmayacağız" yeminleri havada uçuşuyor.

Sonra?

Sonra hayatın o gürültülü ritmi geri geliyor.

Siyasetin kısır döngüsü, ekonominin günlük telaşı, sosyal medyanın sabun köpüğü gündemleri arasında o büyük felaketler birer istatistiğe, yıl dönümlerinde paylaşılan siyah beyaz fotoğraflara dönüşüyor.Toplumsal hafızamız öylesine zayıf ki, depremi adeta mevsimsel bir hava olayı gibi algılıyoruz.

Kar yağar, yollar kapanır, kar erir ve biter… Deprem de öyle sanılıyor.

Oysa deprem bir mevsim değil; bu toprakların ta kendisi.

Malatya’daki bugün yaşanan sarsıntı, bize tam olarak bu aymazlığı hatırlattı. "Unuttunuz değil mi?" dedi adeta yerin altı bize. "Güvenli binalarda oturduğunuzu sandınız, denetimleri yine boş verdiniz, deprem çantanızın yerini bile unuttunuz, acıyı sadece geride kalanların omuzlarına yükleyip hayatınıza devam ettiniz..." Depremi unutmak, sadece geçmişe değil, geleceğe de ihanet etmektir.

Çünkü doğa, hafızası en güçlü öğretmendir; sizin unuttuğunuz her dersi, size en ağır sınavla yeniden sorar. "Coğrafya kaderdir" sözünün arkasına sığınmayı çok seviyoruz.

Evet, bu topraklardan fay hatları geçiyor, bu bizim coğrafi kaderimiz.

Ancak o fay hatlarının üzerine dayanıksız binalar dikmek, tarım arazilerini imara açmak, üç kuruş fazla kazanmak için malzemeden çalmak ve tüm bunlara göz yummak kader değil, düpedüz tercihtir.

Biz depremi unuttukça, müteahhitler demirden çalmayı hatırlıyor.

Biz depremi unuttukça, yetkililer denetimleri gevşetmeyi hatırlıyor.

Biz depremi unuttukça, ev kiralarken ya da satın alırken binanın sağlamlığına değil, mutfak tezgahının mermerine, manzarasına bakmayı hatırlıyoruz.

Hafızasızlık, bu ülkede çürük binaların harcı haline gelmiş durumda.

Bugün Malatya’da can kaybının olmaması ya da hasarın büyümemesi tek tesellimiz.

Ancak bu bir şans, bir lütuf.

Yarın başka bir şehirde, başka bir fay hattında bu şansın yaver gitmeyeceğini hepimiz çok iyi biliyoruz.

Buna rağmen, yarın sabah yine başka şeyleri konuşacağız.

Yine o görünmez sis perdesi zihnimizi kaplayacak ve biz sanki hiç sallanmamışız, sanki o büyük acıları hiç yaşamamışız gibi hayatımıza devam edeceğiz.

Peki, ne zaman kıracağız bu döngüyü?

Ne zaman "deprem" kelimesi sadece sarsıntı anında aklımıza gelen bir feryat olmaktan çıkıp, yaşamımızın merkezindeki bir gerçeklik haline gelecek?

Toplumsal hafızamızı diri tutmak zorundayız.

Unutmamak, sadece yas tutmak demek değildir.

Unutmamak; hesap sormaktır, talep etmektir, bilime kulak vermektir.

Çocuğumuzu okula gönderirken o binanın deprem raporunu sormaktır.

Başımızı soktuğumuz evin estetiğinden önce güvenliğini dert etmektir.

Malatya bugün bize çok sert ama bir o kadar da hayati bir uyarı verdi.

Yer sarsıldı, geçti gitti diyemeyiz.

Yer sarsıldı çünkü bize kendisini unutturmak istemiyor.

Doğanın bu acı hatırlatmasını kulağımıza küpe yapmak zorundayız.

Aksi takdirde, hafızamızın o derin ve karanlık boşluğunda, bir sonraki büyük sarsıntının enkazı altında kalmaya mahkum olacağız.

Uyanmak için daha kaç kez sallanmamız gerekiyor?

İlgili Sitenin Haberleri