Haber Detayı
Erdoğan'dan veda gibi sözler! Gazetecilere bu yanıtı verdi
Cumhurbaşkanı Erdoğan AK Parti grup toplantısında yaptığı konuşmada, ''Bir Tayyip Erdoğan gider ama bu davayı omuzlayacak bin Tayyip Erdoğan gelir'' ifadelerini kullandı. Grup toplantısı sonrası bir gazetecinin ''Konuşmanız çok duygusaldı, veda konuşması gibiydi'' sözlerine yanıt veren Erdoğan, ''Öyle miydi'' dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu.
Erdoğan konuşmasında, "Bir hayalin peşinde koştuk.
Tarihe, ecdada, ümmete, milletimize bir borcumuz var.
O borcu ödemek için hiç tereddüt etmeyiz, canımızı da veririz.
Bir Tayyip Erdoğan gider ama bu davayı omuzlayacak bin Tayyip Erdoğan gelir.
Bize düşen, bizden öncekilerden devraldığımız sancağı yere düşürmeden bizden sonrakilere devretmektir.
Bizim davamız, misyonumuz, arzumuz, gayemiz, amacımız budur." ifadelerini kullandı.
Erdoğan'dan veda sorusuna yanıtCumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Bir Tayyip Erdoğan gider ama bu davayı omuzlayacak bin Tayyip Erdoğan gelir" sözleri dikkat çekti.
Grup toplantısının ardından bir gazetecinin "Konuşmanız çok duygusaldı, veda konuşması ve seçime hazırlık konuşması gibiydi" sözlerine yanıt veren Erdoğan, "Öyle miydi" diye yanıt verdi.
Gazeteci ise "Hayır, öyle değil" ifadelerini kullandı."Bayramda İstanbul'da mısınız" sorusuna ise Erdoğan, "Daha belli değil.
Eşim ne derse" yanıtını verdi.Erdoğan'ın grup toplantısında yaptığı konuşmadan öne çıkanlar şöyle:Dün biliyorsunuz, Samsun'da istiklal meşalemizin yakılmasının 105. yıl dönümüydü. 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nı aralarında şampiyon sporcularımızın da olduğu 200'ü aşkın gencimizle Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi'nde kutladık.Öncesinde Cumartesi günü Kocaeli'nde, Kocaeli Stadyumu'nun içini ve dışını hıncahınç dolduran gençlerimizle bir araya geldik. 207 üniversitemizden, 81 vilayetimizden gelen gençlerimiz, ülkemizde misafir olarak bulunan üniversiteli genç kardeşlerimizin heyecanına ortak olduk.
Stadın içi kadar dışı da çok farklıydı, heyecan vericiydi.
Her yaştan, her kökenden, her gelir grubundan ve farklı hayat tarzından 100 bin gencimiz adeta bir insan seli olup Kocaeli'ne akmıştı.
Kocaelili kardeşlerimiz de misafirlerine başarıyla ev sahipliği yaptılar.
Türkiye'nin beşeri hazinesinin zenginliğine orada bir kere daha şahitlik ettik."KOCAELİ'NDE MUHALEFETİ KISKANDIRAN BİR ŞÖLENE İMZA ATTIK"Başta CHP olmak üzere muhalefeti kıskandıran, muhalefetin gençlerle ilgili iddialarını tek tek çürüten bir şölene imza attık.
Kocaeli'ndeki şölen bizim sadece gençlerin katılımıyla gerçekleştirdiğimiz buluşmalarımızdan 14'üncüsüydü.
Bunun dışında kongrelerimizde, sohbet toplantılarımızda, farklı etkinliklerde, özellikle de gençlerimizle yüzlerce defa bir araya geldik, hasbihal ettik.Bu programlarda gençlerle birlikte bütün vatandaşlarımıza gönlümüzün kapılarını açtık.
Yunus'un 'Biz kimseye kin tutmazız, kamu alem birdir bize' anlayışıyla bu ülkenin tüm gençlerini aynı samimiyetle bağrımıza bastık.
Yarım asra yaklaşan siyasi hayatı boyunca daima gençlerle yol yürümüş bir kardeşiniz olarak şunu bir defa çok net söylemek isterim.
Önce gençleri anlamaya çalıştık.
Gençlerin omuz vermediği mücadele kalıcı olmaz.Gençleri hafife alan, gençlere sırtını dönen bir hareketin başarı şansı yoktur.
Gençlerin omuz vermediği bir mücadele zafere ulaşamaz, kalıcı olamaz.
Merhum Nurettin Topçu üstadımızın dediği gibi, "Gençlik geleceğin tohumudur." Bunun için gençliğe yüz çeviren, geleceğe yüz çevirmiş demektir.Şimdi bakınız değerli kardeşlerim, biz kuruluşumuzdan itibaren gençlerin en çok rağbet ettiği adres olduk.
Sadece gençler için siyaset yapmadık, siyaseti gençlerle birlikte yaptık.
Üstenci, kibirli, yargılayan, gençleri tedip ve tehdit eden söylemleri kapımıza hiçbir zaman yaklaştırmadık.
Önce gençleri anlamaya çalıştık, gençlerle empati kurmayı denedik.
Ders vermek yerine gençlere kulak vermeyi tercih ettik.
Gençlerimizin talep, beklenti ve sorunlarına yine gençlerimizle birlikte çözüm yolları geliştirdik, ortak akılla çözüm ürettik.Üniversitede fikir teri döken gençlerimizi önemsediğimiz kadar, özellikle sanayide alın teri döken gençlerimize de ihtimam gösterdik.
Başörtüleri dolayısıyla üniversiteye alınmayan gençlerimizin meseleleriyle ilgilendiğimiz kadar, henüz ömrünün baharındayken hayatın zorluklarını göğüslemek zorunda kalan gençlerimizin dertleriyle de ilgilendik."MUHALEFETİN SOKAĞA ÇIKMAYA YÜZLERİ YOK"Çamlıca Camii'nde hafızlık icazet merasimine katıldığımız çocuklarımız gibi AMATEM'lerde bağımlılık tedavisi gören yavrularımıza da şefkatle yaklaştık.
İstiklal Marşı'mızı tüm dünyaya dinleten genç sporcularımızla iftihar ettiğimiz kadar başımıza icat çıkaran genç mühendislerimizle de iftihar ettik.
Yani gençler arasında ayrım yapan bir kadro olmadık.
Bugün de değiliz.
Bu ülkeye hizmet ettiğimiz müddetçe de asla böyle olmayacağız.Değerli kardeşlerim, burada bir gerçeği tüm teşkilatıma tekrar hatırlatmakta fayda görüyorum.
Dün olduğu gibi bugün de gençlerimiz yargılanmadan önce dinlenmeyi, yaftalanmadan önce anlaşılmayı bekliyor.
Gençlerimiz büyüklerinin sadece ders vermesini değil, kendilerine değer vermesini de istiyor.
Biz işte bunu yapmanın derdindeyiz.
Önyargısız bir şekilde, açık bir kalp ve açık bir zihinle gençlerimizi anlamaya, onların ruh dünyalarının derinliklerine inmeye çalışıyoruz.
Gençlerimizi harflerle ayırıp doğum yılına göre onları kategorize edenlerin bizim ne yapmaya çalıştığımızı kavramakta zorlanmaları gayet doğaldır.
Gençleri sarf malzemesi olarak yolsuzluklarını örtmek için bir istismar aracı olarak görenlerin AK Parti'nin gençlerle kurduğu hasbi ve harbi ilişkiyi kıskanmalarına şaşırmamak gerekir.
Kardeşlerim, unutmayın; tilki uzanamadığı üzüme koruk dermiş.
Bunlar da gençlik şölenimize çamur ve iftira atarak kendi kifayetsizliklerini kapatmanın derindedir.Hakareti siyaset zanneden CHP Genel Başkanı'nın gençleri tahkir eden, gençleri aşağılayan hezeyanlarının bizim nazarımızda hiçbir kıymeti yoktur.
Çünkü bırakın stadyumda 100 bin gençle şölen yapmayı, bunlar salonları bile doldurmakta artık zorlanıyorlar.
Bir senedir oradan oraya sürükledikleri CHP'li vatandaşlarımız da bunlardan umutlarını kesmeye, ortaya saçılan pislikler sebebiyle uzaklaşmaya başladı.
Üzülerek görüyoruz ki Cumhuriyeti kurmakla övünen CHP, üç beş kifayetsiz muhterisin elinde seçmenini utandıran bir parti haline döndü.
Sokağa çıkmaya yüzleri yok.
Vatandaşın, bilhassa da gençlerimizin yüzüne bakacak halleri yok.
Tüm öfkeleri, bu hakikatin gençlerimiz tarafından da biliniyor olmasındandır.
Gençlerimiz; ağızlarından liyakati düşürmeyenlerin yönettikleri belediyeleri nasıl arpalığa çevirdiklerini çok net görüyor.
Gençlerimiz; sürekli ahlaki üstünlükten dem vuranların nasıl bir ahlaksızlık batağına saplandıklarını çok net görüyor.
Rüşvetsiz selam dahi almayanların içler acısı durumunu bu ülkenin gençleri elbette görüyor, takip ediyor.
Bu açgözlülerle arasına mesafe koyuyor.
Genel başkan dahil CHP'nin rahatsızlığının temel sebebi işte budur.
Varsın beyefendiler rahatsız olsun.
Biz gençlere güvenmeye, gençlerimizin önünü açmaya devam edeceğiz.
Milli ve manevi değerlerimiz ışığında gençlerimizin en iyi, en donanımlı, en şuurlu şekilde yetişmeleri için elimizden gelen çabayı harcayacağız.'SÜREÇ' MESAJI: YENİ YOLLARI İSTİŞARE EDİYORUZEn büyük eserlerimizden biri olarak gördüğümüz 'Terörsüz Türkiye' sürecimizi ortak akılla, sağduyuyla, samimiyetle menziline ulaştırmakta kararlıyız.
Devletimizin ilgili kurumları, örgütün tasfiye sürecini hızlandıracak farklı modaliteler üzerinde yoğun bir şekilde çalışıyor.
İttifak ortağımızla da siyasetin çözüm kapasitesini artıracak yeni yol, yöntem ve hamleleri etraflıca istişare ediyoruz.
Hayırlı işlerde çabuk olunması gerektiği inancıyla, bir an önce bu meseleyi milletimizin gündeminden çıkarmak istiyoruz.Şunu bugün bir kere daha altını çizerek ifade ediyorum: Türkiye, sadece ekonomik maliyeti 2 trilyon doları aşan bu sorunu kalıcı biçimde çözecek iradeye, kapasiteye ve tecrübeye ziyadesiyle sahiptir.
En güçlü dayanağımız millettir, sizsiniz ve milletimizle bu yolu yürümekte asla tereddüdümüz yok.
Kalın sağlıcakla.