Haber Detayı
Bilal Erdoğan: AB Standardında Siyaset
Mekan: “Selçuklu ve Osmanlı karışımı mimarisi, Bayburt taşından oyulan ön cephe süsleri ve ipek yolunu andıran büklüm büklüm hatları.” Türk toplumunun inşa ettiği Nantes Osmanlı Camisi.Türk islam coğrafyasının herhangi bir noktasında mütevazi sayılabilecek bir yapı.
Fakat aynı yapı frenk ülkesinin göbeğinde olunca daha bir ihtişamlı duruyor.
Biraz sonra buraya Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının oğlu Bilal Erdoğan, Ak parti Genel Başkan Yardımcısı, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, dünya çapında ünlü bir futbolcu, uluslararası STK yöneticiler ve şehrin başkonsolosundan oluşan bir heyetin geleceğini tahmin etmek çok zor.
Cami cemaati rutin işlerinde.
Kimi namaz öncesinde dükkandan alış verişini yapıyor kimi çay kahvesini içiyor.Ne bir afiş, ne bir pankart ne de “geliyor, geliyor, geliyorrrr..” diye bağıran çağıran birileri.
Anlaşılıyor ki çevreyi rahatsız edecek, gürültü ve görüntü kirliliğine yol açacak her türlü davranıştan uzak durulması istenmişti.
Uluslararası Demokratlar Birliğinin (UID)düzenlediği “Anadolu’dan Avrupa’ya, Ortak Miras Buluşmaları” serisinin Nantes ayağı.
Organizatörler ve dernek yetkililer ile kısa bir değerlendirme sonrası kahvaltılı sohbetin olacağı bölüme geçilir.
Saatini sık sık kontrol edip ona göre Bilal Erdoğan ve arkadaşlarına gereken uyarıları yapan, konsolosluk yetkilisi, Ümit beyin zamanlamadan sorumlu olduğu anlaşılıyor.
Program belirlenen tempoda, acelelik hissi vermeksizin etap etap ilerliyor.İlk anlardan itibaren profesyonelce tertip edildiği anlaşılmaktadır bu buluşmanın.Zira hazırlıkların iki ay sürdüğünü öğrenince şaşırmıyoruz. 14.30 Durmak Yok Yola Devam Öğle namazından çıkar çıkmaz günün ikinci durağına varmak üzere yola çıkılıyor.Fransa kuzey batısının ikinci büyük şehri, Rennes’e doğru hareket eden konvoyu benzer bir program orada bekliyor. 16.00 Rennes Bir saat mesafelik kentte, bir saatlik hasbihal sonrasında, günün resmi buluşma adresine dönülecektir.Amaç kısıtlı zamanı optimal şekilde kullanmak. 19.00 Redon “Anadolu’dan Avrupa’ya, Ortak Miras Buluşmaları” isimli etkinlik Nantes ile Rennes arasında bulunan Redon kasabasında bir salonda gerçekleşecektir.
Salon umumiye açık değil.
Çok önceden kayıt olmuş, elinde davetiyesi olanların dışında kimse alınmıyor.Kalabalığın amaçlanmadığı, bulunanların niçin bulundukları belli olan bir listede isminiz aranır.
Varsa kaydınız görevli eşliğinde girebilirsiniz.Koltuklar kişiye özel, büyük bir protokol masası ve toplumda temsil kabiliyeti olan misafirler.
Her şey en ufak ayrıntıya kadar düşünülmüş.
Gerek Bilal beyin, gerek Zafer beyin büyük bir disiplin ve merak içinde dinlenen konuşmalarında ne polemik ne sataşma vardır.
İstikrarlı bir ses tonu, duygulardan çok akıllara, heyecana değil düşünceye ağırlık veren ve samimi mesajlar içeren hitaplar.
Siyasi buluşmadan ziyade, bir panel veya konferans atmosferini anımsatan bir ortamdan bahsetmek mümkün. 21.00 Lyon Uçağı Kaçmamalı Yaklaşık iki saat süren yemekli toplantı sonrası Bilal Erdoğan ve heyetini bir uçak yolculuğu beklenmektedir.Zira gurbetçiler ile buluşma programlarının sıradaki adresi, Fransa’nın doğu kenti, Lyon olacaktır.
Time İs Money Programı ayrıntılı yazmamızın sebebi, günün, günlerin, ne kadar dolu geçtiğine işaret etmek içindir.Zamanın değerini ve kıymetini, kabul etmeliyiz ki, batılılar bizlerden daha iyi biliyorlar.
Dolayısıyla organizasyondan sorumlu arkadaşların bu bilince vakıf oldukları anlaşılmaktadır.
Modern İletişimin ŞifrelerÖzetle şunu vurgulamak istiyoruz.
Davul yok zurna yok.
Kına yok, kurban yok.Gecikme yok, bekletmek yok.
Kendi zamanına gösterdiği saygının aynısını vatandaşın zamanına gösteren bir anlayış.Ülkemizde görmeye alışkın olduğumuz, hayatı felç, ortalığı toz duman eden, çakarlı, kornalı, final maçı kutlamasını andıran geziler ile uzaktan yakından alakasız.
Asmak, kesmek yok.
Sakin bir dille, güzel üslup ile derdini anlatan hatipler.Herkes gelsin, herkes bilsin değil, lüzumlu olanlar buyursun düşüncesinin ağır bastığı bir yaklaşımın ürünü.
Bu karşılaştırmalı anlatımın amacı, üçüncü dünya ülkelerinde rastlanan, siyasi iletişim yöntemleri ile çağdaş toplumlardaki farkı ortaya koymaktır.
Orkestra Gibi Çalışan Bir Ekip Bilal Erdoğan ve arkadaşları arasında kusursuz bir rol paylaşımı görülüyor.Grubun çalışma metodu iyi yağlanmış bir mekanizma gibi işliyor sahada.Her müzisyenin kendi notalarını güzel çalan ve diğer üyeler ile uyumlu çalışan bir orkestra misali.
Belki biraz iddialı olacaktır ama Bilal Erdoğan ve ona eşlik eden kişiler arasındaki eşgüdüm tam manasıyla bir KADRO görüntüsü vermekteydi. “Kadro” siyasi jargonda sık rastlanan bir kelimedir.
Yönetim, proje, hedef gibi ucu açık ve ileriye dönük çağrışımları barındıran anlamlar içermektedir. “Erken yaşta kazana düşmek” diye bir deyim vardır Fransızca’da.
Bir meslekte uzun süreli bulunan ve alınında tecrübe sahibi olan kişiler için kullanılır.
Bu deyimden hareketle Bilal Erdoğan için gözlerini kazanın içinde açtı desek yeridir.
Kaldı ki Bilal beye kaftan kesen terzi sayısı oldukça fazladır.
Bizim buradaki cümleler bir kaç saatlik izlenimlerin ifadesinden ibarettir.
Siyaset öyle bir kasırgadır ki ya göbeğinde bulunur etraftaki her şeyi savurursunuz ya savrulmamak için etrafından uzaklaşırsınız. “Görelim Mevla neyler, neyler ise güzel eyler.” Son bir not: Bir nezaket, alçakgönüllülük ve tevazu abidesi, Mesut Özil beyefendiyi anmadan geçmek yakışıksız olurdu.