Haber Detayı

Erdoğan, “Sizlerle dertleşmek istiyorum” diyerek konuştu: Çok ihanet çok nankörlük gördüm
Gündem hurriyet.com.tr
21/05/2026 07:00 (3 saat önce)

Erdoğan, “Sizlerle dertleşmek istiyorum” diyerek konuştu: Çok ihanet çok nankörlük gördüm

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, TBMM’de bu hafta siyasi mesajlarını vatandaşla ve gençlerle açık yüreklilikle konuşup dertleşmek istediğini söyleyerek verdi. Siyasi tarihi boyunca birçok ihanet, vefasızlık ve nankörlük gördüğünü anlatan Erdoğan, ‘AK Parti’nin tesis ettiği rahat ortamda ahkam kesen klavye kahramanlarına’ sitem etti.

CUMHURBAŞKANI Tayyip Erdoğan dün AK Parti’nin TBMM’deki grup toplantısında özetle şunları söyledi:“14 Ağustos’ta AK Partimizin kuruluşunun 25. yıldönümünü kutlayacağız.

Aynı şekilde yaklaşık 5 ay sonra da kesintisiz iktidarımızın 24 yılını dolduracağız.

Büyük AK Parti ailesi olarak hem süre bakımından hem de Türkiye’ye kazandırdığımız eserler bakımından aşılmaz rekorlara imza atmanın haklı gururunu yaşıyoruz.

Bugün sizlerle biraz dertleşmek, kalbimle kelamım arasına perde koymadan açık yüreklilikle konuşmak istiyorum.

Bugün özellikle gözlerinin ışıltısı her zaman yüreğimizi ısıtan gençlerimizle hasbihal etmek arzusundayım.

Biz bu yola uzun bir yola çıktığımızın; derin sulardan geçeceğimiz bir yola çıktığımızın idrakiyle çıktık.

Kimse bize ‘kolay olacak’ demedi.BU HAREKET MİLLET DAVASIDIREn başta karşımızda merhum Menderes’in, merhum Polatkan’ın, merhum Zorlu’nun talihsiz hatıraları duruyordu. 27 Mayıs’ın, 12 Mart’ın, 12 Eylül’ün, 28 Şubat’ın tehditleri üzerimizde bir ağırlık olarak kendilerini hissettiriyordu.

Kimilerimiz işkencelerden geçti, kimilerimiz hapislerde yattı.

Partilerimiz kapatıldı, siyasi yürüyüşlerimiz engellendi.

Yok sayıldık, ötelendik, dışlandık, kendi öz yurdumuzda örselendik.

Hiçbir zaman korkmadık, hiçbir zaman vazgeçmedik.

Bu hareket ta en başından itibaren millet davasıdır, memleket davasıdır, büyük Türkiye davasıdır.

Bu hareket ümmet davasıdır.BİR HAYALİN PEŞİNDEN KOŞTUKGörünmeyen nice saldırıyı, badireyi atlattık.

Neydi derdimiz?

Boyun eğebilirdik, teslim olabilirdik, uyum sağlayabilirdik, suyuna gidebilirdik.

Bizden önceki pek çok hükümetin yaptığı gibi biz de rahatımızı bozmaz, riske girmez, idare-i maslahatla işi götürebilirdik.

Ama biz bunu yapmadık.

Biz yollara düştük, bir hayalin peşinde koştuk.

Tarihe, ecdada, şehitlerimize, ümmete, mazlumlara, yolda kalmışlara, yoksullara, aziz milletimize bir borcumuz var.

Bizim bu davayı omuzlamış, karınca kararınca bir noktaya taşımış bizden önceki fedakâr, cefakâr, cesur, mert dava adamlarına, bizim bu hareketin öncülerine bir borcumuz var.

O borcu ödemek için can vermek mi gerekiyor?

Hiç tereddüt etmeyiz, gerekirse o canı da veririz diyerek bu yollara revan olduk.BİN TAYYİP ERDOĞAN GELİRBir Tayyip Erdoğan gider ama bu davayı omuzlayacak bin Tayyip Erdoğan gelir.

Bize düşen bizden öncekilerden devraldığımız sancağı yere düşürmeden bizden sonrakilere devretmektir.

Biz Allah’a sonsuz hamdüsenalar olsun, bu hareketin içinde doğduk, bu hareketle büyüdük, vakti zamanı gelince dava taşını omuzladık.

Biz kolayı değil, zoru seçtik.Biz çileyi seçtik.

Biz mücadeleyi seçtik.

Kendi siyasi tarihim boyunca çok ihanet gördüm, çok vefasızlık gördüm, çok nankörlük gördüm.

Varsın olsun, yine Yunus’un beyitleriyle:“Bu halk içinde bize gülen var.

Ko gülen gülsün, gafil ne bilsin.

Hakkı sever var, Hakk’a esir var, Hakk’a tapan var, Hak yoluna başını koyan var, Hak için candan serden geçen var.”KAVGADA YOKLAR, LAF ÜRETİRLERHiç şüphesiz mükemmel değiliz.

Ama şu da bilinsin ki bir engeli aşmak için bin engelle mücadele etmek zorunda kaldık.

Şimdi sağdan soldan klavye kahramanları, AK Parti’nin bu kadronun açtığı yolda, tesis ettiği iklimde, refah ve konfor ortamında, sıcak yataklarından, rahat koltuklarından ahkam kesiyor olabilirler.

Bunlara soruyorum: Siz hiç hayatınızda risk aldınız mı?

Siz hiç hayatınızda kavgaya girdiniz mi?

Siz hiç hayatınızda ölümle burun buruna geldiniz mi?

Menderes’in akıbeti gözünüzün önünde dururken hayatınızda hiç canınızdan, serinizden vazgeçecek bir harekete dahil oldunuz mu?

Kavgada yoklar ama kavga bitince sırça köşklerinden laf üretirler.İDAM EDİLMEYİ GÖZE ALDIKBakın biz bu yola çıkarken de bu yolda yürürken de Türkiye’nin yakın tarihine bakarak hapislere düşmeyi, işkence görmeyi, suikastlara hedef olmayı, hatta idam edilmeyi göze alarak girdik.

Peki, bizi acımasızca, bizi insafsızca eleştirenler; siz ne yaptınız?

Hangi fedakarlıkta bulundunuz?

Hangi bedeli ödediniz?

Konforlu, güvenli alanlarınızdan yapılan hizmetlere kulp takmak dışında Allah aşkına hangi marifeti icra ettiniz?YÜZDE 52’NİN OYUYLA GELDİKBiz yüzde 52’nin oyunu alarak göreve gelmiş bir iktidarız.

Yüzde 48’in önemli bir kısmının oy vermese de gönlünün bizimle olduğunu bilen bir iktidarız.

Hepsinden öte biz yüzde yüzün; onun ötesinde mazlum, mağdur coğrafyaların, ümmetin de mesuliyetini omuzlayan bir iktidarız.”Cumhurbaşkanı Erdoğan, grup toplantısının ardından Sudan Başbakanı Kamil İdris’i dün Beştepe’de kabul etti.

HEM DUYGULANDI HEM GÜLÜMSEDİCumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, partisinin Meclis grup toplantısında konuştu.

Konuşması sırasında partisinin bugüne kadarki seçim başarılarının anlatıldığı kısa bir video da izletilirken Erdoğan’ın bu sırada zaman zaman gözlerinin dolduğu ve gülümsediği objektiflere yansıdı.

Günsu ÖZMEN / ANKARA TERÖRSÜZ TÜRKİYE: YENİ YOLLAR, YENİ YÖNTEMLER15 Temmuz gecesi meydanlarda kurduğumuz Cumhur İttifakı’yla inşallah yeni başarılara, yeni zaferlere imza atacağız.

İttifak ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi’yle el ele, omuz omuza verecek, her metre karesinde huzurun, güvenliğin, refahın ve kardeşliğin olduğu bir Türkiye’yi adım adım inşa edeceğiz.

En büyük eserlerimizden biri olarak gördüğümüz Terörsüz Türkiye sürecimizi ortak akılla, sağduyuyla, samimiyetle menziline ulaştırmakta kararlıyız.

Devletimizin ilgili kurumları örgütün tasfiye sürecini hızlandıracak farklı modaliteler üzerinde yoğun bir şekilde çalışıyor.KALICI ŞEKİLDE ÇÖZECEK İRADEİttifak ortağımızla da siyasetin çözüm kapasitesini arttıracak yeni yol, yöntem ve hamleleri etraflıca istişare ediyoruz.

Hayırlı işlerde çabuk olunması gerektiği inancıyla bir an önce bu meseleyi milletimizin gündeminden çıkarmak istiyoruz.

Türkiye, sadece ekonomik maliyeti 2 trilyon doları aşan bu sorunu kalıcı biçimde çözecek iradeye, kapasiteye ve tecrübeye ziyadesiyle sahiptir.

En güçlü dayanağımız millettir, sizsiniz ve milletimizle bu yolu yürümekte asla tereddüdümüz yok.CHP’YE: GENÇLERİMİZİN YÜZÜNE BAKACAK HALLERİ YOKÜzülerek görüyoruz ki Cumhuriyet’i kurmakla övünen CHP, üç beş kifayetsiz muhterisin elinde seçmenini utandıran bir parti haline döndü.

Sokağa çıkmaya yüzleri yok, vatandaşın, bilhassa da gençlerimizin yüzüne bakacak halleri yok.

Tüm öfkeleri bu hakikatin gençlerimiz tarafından da biliniyor olmasındandır.

Gençlerimiz ağızlarından liyakati düşürmeyenlerin yönettikleri belediyeleri nasıl arpalığa çevirdiklerini çok net görüyor.

Gençlerimiz sürekli ahlaki üstünlükten dem vuranların nasıl bir ahlaksızlık batağına saplandıklarını çok net görüyor.

Rüşvetsiz selam dahi almayanların içler acısı durumunu bu ülkenin gençleri elbette görüyor, takip ediyor.

Bu açgözlülerle arasına mesafe koyuyor.

Genel Başkan dahil CHP’nin rahatsızlığının temel sebebi işte budur.

Varsın beyefendiler rahatsız olsun.

Biz gençlere güvenmeye, gençlerimizin önünü açmaya devam edeceğiz.

Milli ve manevi değerlerimiz ışığında gençlerimizin en iyi, en donanımlı, en şuurlu şekilde yetişmeleri için elimizden gelen çabayı harcayacağız.

Türkiye’nin aydınlık yarınlarının teminatı olacak Teknofest gençliğinin her alanda temayüz etmesi için seferberlik ruhuyla çalışmaya devam edeceğiz.TEK BAŞIMA KALSAM DAHİ SABIRLA YÜRÜYECEĞİMKökümüzü unutmayız, özümüzü unutmayız.

Nereden geldiğimizi de çok iyi biliyoruz, nereye gittiğimizi de çok iyi biliyoruz.

Bizi biz yapan değerlerden asla kopmadık.

Her zaman duamızda, günde beş vakit namazlarımızda ettiğimiz dua da ‘Bizi sırat-ı müstakime eriştir’ duasıdır.

Bizim duamız ‘Ayaklarımızı sırat-ı müstakimde sabit kıl’ duasıdır.

İnşallah doğru bildiğimiz yolda eğilmeden, bükülmeden, boyun eğmeden, teslim olmadan, yorulmadan, yılmadan yürümeye devam edeceğiz.

Allah’a hamdolsun, bizimle aynı yolda yürüyen, birlikte yürüdüğümüz milyonlar, on milyonlar var.

Bizimle aynı ufka bakan, aynı menzile doğru koşan milyonlarca genç var.

Dünyanın dört bir yanında; Filistin’den Suriye’ye, Arakan’dan Afrika’ya bizim için ellerini semaya açan yüz milyonlar var.

Hepsinin umudunu, hepsinin emanetini taşıyoruz.

Ama şunun da bilinmesini isterim: Tek başıma kalsam dahi bu yol hak yoludur, dönmek bilmez yürürüm der; bu yolda sabırla yürümeyi sürdürürüm.GENÇLİK MESAJLARI: GENÇLER ARASINDA AYRIM YAPMAYIZCumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a grup toplantısının ardından bir gazeteci, Kurban Bayramı’nı İstanbul’da geçirip geçirmeyeceğini sordu.

Erdoğan da “Daha belli değil, eşim bakalım ne der” yanıtını verdi.(Kocaeli Stadyumu’ndaki gençlik şöleni) Stadyumun içi kadar dışı da çok farklıydı, heyecan vericiydi.

Her yaştan, her kökenden, her gelir grubundan ve farklı hayat tarzından 100 bin gencimiz adeta bir insan seli olup Kocaeli’ne akmıştı.

Türkiye’nin beşeri hazinesinin zenginliğine orada bir kere daha şahitlik ettik.

Başta CHP olmak üzere muhalefeti kıskandıran, muhalefetin gençlerle ilgili iddialarını tek tek çürüten bir şölene imza attık.Biz kuruluşumuzdan itibaren gençlerin en çok rağbet ettiği adres olduk.

Sadece gençler için siyaset yapmadık, siyaseti gençlerle birlikte yaptık.

Üstenci, kibirli, yargılayan, gençleri tedip ve tehdit eden söylemleri kapımıza hiçbir zaman yaklaştırmadık.HEPSİNE İHTİMAM GÖSTERDİKÖnce gençleri anlamaya çalıştık, gençlerle empati kurmayı denedik.

Ders vermek yerine gençlere kulak vermeyi tercih ettik.

Gençlerimizin talep, beklenti ve sorunlarına yine gençlerimizle birlikte çözüm yolları geliştirdik.

Üniversitede fikir teri döken gençlerimizi önemsediğimiz kadar, özellikle sanayide alın teri döken gençlerimize de ihtimam gösterdik.

Başörtüleri dolayısıyla üniversiteye alınmayan gençlerimizin meseleleriyle ilgilendiğimiz kadar, henüz ömrünün baharındayken hayatın zorluklarını göğüslemek zorunda kalan gençlerimizin dertleriyle de ilgilendik.

Çamlıca Camii’nde hafızlık icazet merasimine katıldığımız çocuklarımız gibi, AMATEM’lerde bağımlılık tedavisi gören yavrularımıza da şefkatle yaklaştık.

YARGILAMADAN DİNLEMEKGençler arasında ayrım yapan bir kadro olmadık, bugün de değiliz.

Bu ülkeye hizmet ettiğimiz müddetçe de asla böyle olmayacağız.

Dün olduğu gibi bugün de gençlerimiz yargılanmadan önce dinlenmeyi, yaftalanmadan önce anlaşılmayı bekliyor.

Gençlerimiz büyüklerinin sadece ders vermesini değil, kendilerine değer vermesini de istiyor.

Biz işte bunu yapmanın derdindeyiz.

Önyargısız bir şekilde, açık bir kalp ve açık bir zihinle gençlerimizi anlamaya, onların ruh dünyalarının derinliklerine inmeye çalışıyoruz.100 BİN GENÇLE ŞÖLENGençleri sarf malzemesi olarak yolsuzluklarını örtmek için bir istismar aracı olarak görenlerin, AK Parti’nin gençlerle kurduğu hasbi ve harbi ilişkiyi kıskanmalarına şaşırmamak gerekir.

Unutmayın; tilki uzanamadığı üzüme koruk dermiş.

Bunlar da gençlik şölenimize çamur ve iftira atarak kendi kifayetsizliklerini kapatmanın derdindedir.

Hakareti siyaset zanneden CHP Genel Başkanı’nın gençleri tahkir eden, aşağılayan hezeyanlarının bizim nazarımızda hiçbir kıymeti yoktur.

Çünkü bırakın stadyumda 100 bin gençle şölen yapmayı, bunlar salonları bile doldurmakta artık zorlanıyorlar.

Bir senedir oradan oraya sürükledikleri CHP’li vatandaşlarımız da bunlardan umutlarını kesmeye, ortaya saçılan pislikler sebebiyle uzaklaşmaya başladı.

İlgili Sitenin Haberleri