Haber Detayı
1979'dan bu yana ilk kez! ABD Başkanı Trump Tayvan lideri ile görüşeceğini söyledi | Dış Haberler
ABD Başkanı Trump, Pekin'e gerçekleştirdiği tarihi ziyaretten günler sonra Tayvan'a yönelik dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Trump, onlarca yıllık diplomatik teamüllerden ayrılarak Tayvan lideri Lai Ching-te ile görüşeceğini söyledi. ABD ve Tayvan liderleri, Washington'ın 1979'da diplomatik tanımayı Taipei'den Pekin'e kaydırmasından bu yana doğrudan görüşmedi
ABD Başkanı Donald Trump, Tayvan Devlet Başkanı Lai Ching-te ile görüşeceğini söyledi.
Böyle bir adım, bir ABD lideri açısından emsalsiz olacak ve Washington ile Pekin arasındaki ilişkileri sarsabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Trump, Maryland deki Joint Base Andrews üssünde Air Force One a binmeden önce gazetecilerin Lai hakkındaki sorusuna, Onunla konuşacağım ” yanıtını verdi.
Herkesle konuşurum… Tayvan sorununu ele alacağız dedi.
Trump ın açıklamalarına yönelik Reuters a yanıt veren Tayvan Dışişleri Bakanlığı, Lai nin ABD lideriyle görüşmekten memnuniyet duyacağını bildirdi. 1979 DAN BU YANA DOĞRUDAN TEMAS KURULMADI ABD ve Tayvan devlet başkanları, Washington ın 1979 yılında diplomatik tanımayı Taipei den Pekin e kaydırmasından bu yana doğrudan temas kurmadı.
Ancak Trump, 2016 sonunda başkan seçilmişken dönemin Tayvan lideri Tsai Ing-wen ile görüşerek onlarca yıllık diplomatik teamülü bozmuştu.
Söz konusu telefon görüşmesinin ardından Çin hükümeti ABD yönetimine resmi şikayette bulunmuş, Trump ın geçiş ekibi ise görüşmenin önemini küçümsemeye çalışmıştı.
Pekin yönetimi, demokratik şekilde yönetilen ada üzerinde kontrol sağlamak için güç kullanma seçeneğinden hiçbir zaman vazgeçmedi. Çin, Tayvan ı Çin ordusunun olası bir müdahalesine karşı caydırmak amacıyla süregelen ABD askeri desteğinden uzun süredir rahatsızlık duyuyor.
Trump ın açıklamaları, son bir hafta içinde Lai ile görüşme niyetini ikinci kez dile getirişi oldu.
Bu durum, Trump ın geçen hafta Çin lideri Xi Jinping ile görüştükten sonra yaptığı ilk açıklamanın dil sürçmesi olabileceğine dair yorumları da ortadan kaldırdı.
Konuya yakın bir kaynağa göre iki lider arasında henüz resmi bir görüşme planlanmış değil.
Beyaz Saray, böyle bir görüşmenin ne zaman gerçekleşebileceği ya da hangi konuların ele alınacağına ilişkin sorulara yanıt vermedi.
Washington daki Çin Büyükelçiliği de yorum talebine karşılık vermedi.
Trump yönetimi yetkilileri, Trump ın Tayvan a diğer tüm ABD başkanlarından daha fazla silah satışına onay verdiğini belirtiyor.
Ancak Trump aynı zamanda gelecekteki silah satışlarını çok iyi bir pazarlık kozu olarak tanımlıyor.
Trump, Xi ile ilişkisini defalarca harika olarak nitelendirdi.
Geçen haftaki Pekin ziyaretinin ardından Trump, Tayvan a yapılması planlanan ve değeri 14 milyar dolara kadar ulaşabilecek büyük çaplı silah satışına devam edip etmeyeceğine henüz karar vermediğini söyledi.
Bu durum, ABD nin Tayvan a desteğine ilişkin belirsizlikleri artırdı.
Pekin in, Trump a baskı yapmak amacıyla, Pentagon un politika müsteşarı Elbridge Colby nin yaz aylarında Çin e yapması planlanan olası ziyarete onay vermeyi ertelediği bildiriliyor.
Financial Times ın konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre Pekin, Trump silah satışına ilişkin kararını netleştirene kadar Colby nin ziyaretine onay veremeyeceği mesajını Washington a iletti.
HİÇBİR ÜLKENİN TAYVAN I İLHAK ETME HAKKI YOK Çin in ayrılıkçı olarak gördüğü Lai, Trump ile görüşme fırsatı bulursa hükümetinin Tayvan Boğazı ndaki mevcut statükoyu korumaya bağlı olduğunu söyleyeceğini belirtti.
Lai ayrıca Hint-Pasifik bölgesindeki büyük askeri yığınak nedeniyle barışı bozan tarafın Çin olduğunu ifade etti.
Lai, Hiçbir ülkenin Tayvan ı ilhak etme hakkı yoktur.
Tayvan halkı demokratik ve özgür bir yaşam tarzını benimsiyor; demokrasi ve özgürlük provokasyon olarak görülmemeli dedi.
ABD yasalarına göre Washington yönetimi, Tayvan ın kendisini savunabilmesi için gerekli imkanları sağlamakla yükümlü.
Hem Cumhuriyetçi hem Demokrat Kongre üyeleri, Trump yönetimine silah satışlarını sürdürme çağrısı yaptı.
Tayvan ın ABD açısından stratejik önemini ortaya koyan bir diğer unsur ise ticaret hacmi. 23 milyon nüfuslu ada, 1,4 milyar nüfuslu Çin in ardından ABD nin en büyük dördüncü ticaret ortağı konumunda bulunuyor.
Bu ticaretin büyük bölümü ise küresel ekonomiyi besleyen gelişmiş yarı iletkenlerin ABD’ye ihracatına dayanıyor.