Haber Detayı
Bilecik'te köylüler dağ taşı didik didik ediyor! Kilosu altınla yarışıyor: Tazesi bin, kurusu 7 bin 500 lira! Yanan ormandan adeta servet fışkırdı
Geçtiğimiz 2025 yılının Temmuz ayında Sakarya Geyve'de başlayıp Bilecik Osmaneli'ye sıçrayan ve 140 bin hektarlık devasa bir orman alanını küle çeviren felaket, aradan geçen bir yılın ardından doğanın mucizevi bir geri dönüşüne sahne oluyor. Bahar yağmurlarıyla birlikte yangın bölgesindeki Borcak, Büyükyenice ve Kızılöz köylerinde adeta topraktan kuzugöbeği mantarı fışkırdı. Tazesinin kilogramı 1.000 TL, kurutulmuşunun ise 7.500 TL'ye kadar alıcı bulduğu bu değerli mantar, yangından büyük zarar gören köylüler için adeta can suyu ve dev bir ek gelir kapısı oldu.
Bilecik'te geçtiğimiz sene çıkan yangınla birlikte heba olan 140 bin hektarlık orman bölgesi yeniden yeşermeye başlarken, köylülere ek gelir kaynağı olan ve tazesinin kilogram fiyatı bin lira, kurusu 7 bin 500 TL'ye kadar yükselen kuzugöbeği mantarı yüzleri güldürdü.
Geçtiğimiz 2025 yılının Temmuz ayında Sakarya'nın Geyve ilçesinde başlayan ve Bilecik'in Osmaneli ilçesine sıçrayan orman yangını 5 günün ardından sabaha karşı kontrol altına alındı.
Meydana gelen yangında 140 bin hektarlık orman alan kül olurken, 1 mahalle komple yanmış, 14 köy hasar görmüştü.
Son zamanlarda kuraklık nedeniyle nadir görülen, tazesinin kilogramı bin liradan, kurutulmuşu 7 bin 500 TL'den satılan kuzugöbeği mantarı bu hafta etkili olan yağışların ardından yangının yaşandığı Osmaneli'ne bağlı ve yangından etkilenen Borcak, Büyükyenice ve Kızılöz köylerindeki ormanlık alanda yeniden kendini gösterdi.
Köylüler ellerinde sopalarla her taşın altında ekonomik ve besin değeri yüksek olan ve yurt dışına ihraç edilen kuzugöbeği mantarını toplamak için mesaiye başladı.
Kuzugöbeği mantarı arayan yöre sakinlerinden Recep Apak, orman yangınları sonrası kuzugöbeği mantarının ormandan fışkırdığını anlatarak, Bu mantar 10 Mart'ta başlar, Mayıs 25'ine kadar devam der.
Hava şartları rutubetli giderse, yağış yağarsa bunun arkası kesilmez bu süre daha da devam eder.
Bir gün araziye gittim, Büyükyenice'nin Kızılöz mezarlıklar tarafına.
Mübarek sanki elinle ekmişsin gibi, yani ekilmiş gibi.
O gün aşağı yukarı 6-7 kasa mantar topladım ve tamamı 30 kiloydu.
En çok topladığım o gündü.
Şimdi burada neden çok mantar olmaya başladı dedi.
Recep Apak konuşmasının devamında, Yangın zamanı büyük iş makineleri yol açarken, toprağı kabarttığı yerlerde çok mantar oluyor.
Atıyorum, bu arkamız yeşillik.
Bu yeşilliklerde arasan bile bulamazsın.
İklim orası değil.
Yangının külünün doğaya dağılmasından sonra oluşan bir etkileşim sonrası mantar fışkırdı.
Yani yanık yerlerde daha çok çıkıyor dedi.
Recep Apak mantardan yaptıkları yemekler hakkında bilgi vererek, Vallahi ben soğanlı kavurmasını çok sevdim.
Hanım dolmasını yaptı, bulgurla; o daha başka oldu.
Ondan sonra kaşarlısını yaptık, fırına sürdük.
Yumurtalısını yaptık.
Yani her türlü bunun yemeği olabiliyor dedi.