Haber Detayı

Makine ihracatı ilk çeyrekte 6,6 milyar dolar
Sektör ekonomigazetesi.com
14/04/2026 12:55 (11 saat önce)

Makine ihracatı ilk çeyrekte 6,6 milyar dolar

Makine ihracatı ilk çeyrekte geçen yıla göre yüzde 0.2 artışla 6.6 milyar dolara yükseldi. MAİB Başkanı Karavelioğlu, “Jeopolitik risklerin ticaret rotalarını kalıcı olarak yeniden çizdiği bu 'stratejik kırılma' döneminin, savaş sonrasında devam edecek kalıcı sonuçları olacağı açık.” dedi.

EKONOMİ/ANKARA Bölgede yaşanan savaşa rağmen makine ihracatçısı yılın ilk çeyreğinde geçen yılki ihracat performansını yakaladı ve 3 aylık ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0.2 artarak 6.6 milyar dolar oldu.

Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) Başkanı Kutlu Karavelioğlu, petrol ve doğalgaz fiyatının yüzde 50’den fazla arttığı bir dönemde maliyet yönetiminin sadece verimlilikle değil, jeopolitik risk primini doğru yönetmekle de ilgili olduğunun artık akıllardan çıkmayacağını söyledi.

Karavelioğlu, dünyayı etkileyen her türlü belirsizlik ikliminde Türkiye, sunduğu operasyonel süreklilik ile bölgesel risklerden kaçan nitelikli sermaye ve insan kaynağı için eşsiz bir çekim alanı olmaya devam edeceğini bildirdi.

İhracatın ilk çeyrekte miktar bazında yüzde 12.7 gerilemesine rağmen, gelirin yüzde 0.2 artarak 6.6 milyar dolara çıktığını dile getiren Kutlu Karavelioğlu, kg başına ihracat gelirinin 8.7 dolara yükseldiğini aktardı.

Yıllıklandırılmış ihracatın yüzde 2.1 artarak 28.6 milyar dolara çıktığını ifade eden Karavelioğlu, yıllıklandırılmış ithalatın ise yüzde 7.3 artarak 46.8 milyar dolara yükseldiği bilgisini verdi.

Bu dönemde Almanya’ya ihracat yüzde 10.9 artarak 833 milyon dolara, ABD’ye yapılan ihracat ise yüzde 35.2 artarak 541 milyon dolara çıktı. “Küresel  sistemde yapısal zafiyeti görüyoruz” Hürmüz ve Kızıldeniz ekseninde düğümlenen lojistik krizin dünya mal ticaretinin yüzde 10’undan fazlasını etkileyerek, küresel sistemin 'uzak tedarik' modelindeki yapısal zafiyeti ortaya koyduğunu kaydeden Kutlu Karavelioğlu, “Jeopolitik risklerin ticaret rotalarını kalıcı olarak yeniden çizdiği bu 'stratejik kırılma' döneminin, savaş sonrasında devam edecek kalıcı sonuçları olacağı açık” dedi.

Yaşanılan süreci sadece bir navlun ve enerji krizi olarak okumak eksik bir yaklaşım olacağına vurgu yapan Karavelioğlu, “Zira küresel gayrisafi hasıla artış tahminlerinin hâlâ yüzde 3 ve üzeri bantta tutunması, talebin yok olmadığını, teknoloji ve verimlilik odaklı yatırımlara evrildiğini gösteriyor”  diye konuştu.

Özel sektörü devlet desteğini arkasına almış bir Çin’in enerji ve hammadde avantajıyla daha sertleşecek dış ticaret yaklaşımının rekabetçilik stratejisini baştan aşağı etkileyecek bir unsur olduğunu söyleyen Karavelioğlu, “Çin’in Rusya ile olan güçlü boru hattı bağlantıları ve devasa yerli rezervleri sayesinde enerji şoklarına karşı rakiplerinden daha korunaklı bir limanda olduğunu hesaba katarsak, Pekin’in Avrupa’daki ‘riski yayma’ yaklaşımına cevabı bir kopuş değil; çeşitlendirme, sanayide mutlak kendi kendine yeterlilik ve seçici bir dışa açıklık stratejisi üzerine kurulu olacağını söyleyebiliriz.”  Dedi. “Türk makine sektörü için hayati bir eşik” AB’nin sanayi altyapısını korumak için kamu alımlarıyla teşvik politikalarında düşü karbon ve Sanayi Hızlandırma Yasası tartışmalarının Türk makine sektörü için hayati bir eşiği temsil ettiğini belirten Karavelioğlu, “Fakat Avrupa’nın bu 'içe dönme' hamlesini, eş zamanlı yürüttüğü agresif STA trafiğiyle birlikte okumak gerekiyor.

Yasa taslağında yer alan ‘AB ile eşdeğer menşe’ tanımı, Gümrük Birliği ortağı olan Türkiye’yi de kapsayacak bir esneklik sinyali verse de; statümüzün herhangi bir serbest ticaret anlaşması olan üçüncü ülke ile aynı kefede değerlendirilmesi riski öne çıkıyor” şeklinde konuştu.

Karavelioğlu, “Küresel ticaret rotalarının yeniden çizildiği bu fırtınalı dönemde, kendi limanımızdaki dalga yüksekliğini görmezden gelemeyiz” derken, “ Şubat ayında makine ithalatımızda kaydedilen yüzde 10.1’lik artış, bu oranın üst üste üç aydır çift haneli eşiklerde kemikleşmesiyle birlikte bir 'kanıksama' haline de işaret ediyor.

Ayda 1 milyar doları Çin’e olmak üzere 3,5 milyar doları rakiplerimize destek olurcasına gözden çıkarmanın vebali elbette makine imalatçılarımızın üzerinde değildir”   dedi.

Karavelioğlu iç pazarı Uzak Doğu’nun hormonlu makinelerinden korumanın sadece bir dış ticaret meselesi olmadığını vurgularken, “Sivil ve askeri savunma ekosistemimizin ana tedarikçisi durumundaki sektörümüzün geleceğini tehdit eder hale gelen bu savrulma; ithalat rejimi üzerinden geliştirilen ve müteşekkir olduğumuz hummalı tedbirlere, kamu tarafından hassasiyetle takip edilen gözetim uygulamalarına rağmen maalesef sürüyor” ifadelerini kullandı. “Başkanlık görevini emin ellere devretmenin huzuru içindeyim” Makine İhracatçıları Birliği’nde (MAİB) iki dönemdir sürdürdüğü Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini 16 Nisan 2026’da yapılacak olan seçimli genel kurul ile devretmeye hazırlanan Karavelioğlu, 8 yıllık görev süresine ilişkin şu mesajı paylaştı: “Zorlu koşullara rağmen üretim disiplininden ve kalıcı değer yaratma tutkusundan asla taviz vermeyen makine imalat sektörümüzün bir parçası olmanın mutluluğunu hep yaşadım.

İhracatçılar Birliğimizin Başkanlık görevini üstlendiğim ve pandemiyle başlayan iki dönem boyunca; özverili, üretken, sabırlı ve yenilikçi bir büyük aileyi, kendi içinden, kendi değerleriyle temayüz etmiş bir ferdi olarak temsil edebilmenin, tarafıma verilen büyük desteğe layık olabilmenin gayreti içinde oldum”    

İlgili Sitenin Haberleri