Haber Detayı
Moda artık ekranda şekilleniyor
Dijital dünya modayı hızlandırmakla kalmadı, kurallarını da yeniden yazdı. TikTok ve Instagram ile şekillenen yeni düzende, trendleri kim belirliyor? Dijifabrik Agency yönetici ortağı Ahmet Beliktay ile modanın dijital dönüşümünü ve influencer ekonomisini konuştuk.
Moda dünyası uzun yıllar boyunca belirli merkezlerden, podyumlardan ve dergilerden yönetildi.
Ancak bugün bu düzen kökten değişmiş durumda.
Artık trendler yalnızca tasarımcıların çizim masasından değil; algoritmaların görünür kıldığı içeriklerden, kullanıcı etkileşimlerinden ve influencer’ların anlatımlarından şekilleniyor.
Dijitalleşmenin moda üzerindeki bu etkisi, markaların yeni stratejileri ve tüketicinin dönüşen beklentilerinde de gözle görülür biçimde hissediliyor.Dijitalleşme modayı yalnızca hızlandırmadı, aynı zamanda dönüştürdü.
Sizce moda sektörü için en büyük kırılma noktası ne oldu?Bence en büyük kırılım, vitrinin cebimize girmesiyle oldu.
Artık moda televizyonlardan, podyumlardan ya da dergilerden takip edilmiyor.
Bir şeyin ‘moda’ olmasına karar veren, artık bu işin zanaatkârları değil, doğrudan tüketiciler.
Örneğin IJRSIS (International Journal of Research and Innovation in Social Science) araştırmasına göre, Gen Z’nin satın alma kararlarının yaklaşık yüzde 70’ten fazlası TikTok’tan etkileniyor.
Bugün bu moda oldu dediğimiz her şeyin çıkış noktası sosyal medya.
Yani insanlar artık trendleri takip etmekle kalmıyor, aynı zamanda onları şekillendiriyor.Sosyal medya ve özellikle influencer ekonomisi, moda markalarının satış stratejilerini nasıl değiştirdi?Temsiller değişti.
Artık temsil markalar değil, markaların önüne çıkardığı insanlar.
Buna sadece marka yüzü olarak bakmamak gerekiyor, son kullanıcı da belirleyici bir influencer gibi davranıyor.
Artık bu kişiler markayı anlatıyor ve tüketici buna göre karar veriyor.
Dolayısıyla mesele artık ‘kiminle çalıştığın’ değil, kimin üzerinde anlam kazandığın.Bugün bir ürünün viral olması ile gerçekten “satması” arasında nasıl bir fark var?Bunu ikiye bölebiliriz.
Viral olmak, dikkat çekmek demek.
Satmak ise güven kazanmak.
Bir içerik milyonlara ulaşabilir ama bu, o ürünün satın alınacağı anlamına gelmez.
Çünkü viral içerik çoğu zaman anlık ilgi üretir, satın alma ise kalıcı güven ve ihtiyaç gerektirir.
Bugün markaların tüketicilerin beklentilerini doğru okuyup, onlara değer sunması gerekiyor.
Aslında mesele görünürlük değil, kalıcılık.Influencer’ların satışa etkisi sizce sürdürülebilir mi, yoksa bu da geçici bir trend mi?Tüketici her zaman bir referansa ihtiyaç duyar.
Eskiden bu dergilerdi, sonra ünlüler oldu.
Bugün influencer’lar.
Yarın format değişebilir ama davranış değişmez.
İnsanlar her zaman başkalarının deneyimlerinden etkilenir.
Dijital dünyada bu sadece hızlandı ve yaygınlaştı.Algoritmalar modayı yönlendiriyor mu?
Trendleri kim belirliyor?Tasarımcılar hâlâ üretir, fikir geliştirir ve yön verir.
Ancak bugün bir fikrin “trend” haline gelmesi, algoritmanın onu ne kadar yaydığıyla doğrudan ilişkili.
Yani artık tasarımcı trendi başlatabilir, ama trendin büyümesi ve kalıcılığı algoritmaların gücüne bağlı.Artık tüketici ürünü mağazada değil, ekranda deneyimliyor.
Bu durum “arzu yaratma” kavramını nasıl değiştirdi?Eskiden bir ürünü deneyimlemek için mağazaya gitmek gerekirdi.
Bugün ise kullanıcı ürünü ilk kez sosyal medyada görüyor.
Bu da markaların “deneyim” kavramını dijital ortamda yeniden tanımlamasına yol açtı.
Görsellik, hikâye anlatımı ve içerik üretimi, fiziksel deneyimin yerini almaya başladı.TikTok ve Instagram gibi platformlar trendleri anında mı oluşturuyor?
Bunun avantajı mı riski mi?Çok hızlı yayılım avantaj gibi görünse de aslında ciddi bir risk içeriyor.
Trendler çok hızlı yükselip aynı hızla düşebiliyor.
Bu da markaların sürdürülebilir bir kimlik oluşturmasını zorlaştırıyor.
Kısacası mesele hız değil, doğru dengeyi kurabilmek.“Satın alma” kararında estetik mi, hikâye mi, yoksa görünürlük mü daha etkili?Bu üçünün dengesi önemli.
Ancak günümüzde hikâye anlatımı ve görünürlük daha baskın.
Çünkü tüketici sadece ürünü değil, o ürünün temsil ettiği değeri de satın alıyor.Lüks markalar ile hızlı moda markalarının dijital stratejileri arasında nasıl bir fark var?Hızlı moda daha çok trend odaklı ilerlerken, lüks markalar zamansızlık ve marka değeri üzerine kurulu bir strateji izliyor.
Dijitalde de bu ayrım devam ediyor.
Hızlı moda daha agresif ve hızlı içerik üretirken, lüks markalar daha seçici ve kontrollü ilerliyor.Bugünün genç tüketicisini anlamak isteyen bir moda markasına tek bir tavsiye verseniz ne olurdu?Genç tüketiciyi anlamanın yolu, onunla aynı dili konuşmaktan geçer.
Ancak bu, yapay bir şekilde genç görünmeye çalışmak değil; samimi ve gerçek olmaktır.
Çünkü yeni nesil, markaların ne söylediğinden çok nasıl söylediğine bakıyor.