Haber Detayı

Yağmur ormanlarıyla ilgili 150 bin yıllık keşif
Bilim - teknoloji nefes.com.tr
20/05/2026 12:10 (1 saat önce)

Yağmur ormanlarıyla ilgili 150 bin yıllık keşif

Fildişi Sahili'ndeki arkeolojik alanında bulunan taş aletler, erken Homo sapiens’in yaklaşık 150 bin yıl önce Batı Afrika’nın nemli tropikal yağmur ormanlarında yaşadığını gösterdi. Nature’da yayımlanan bulgular, insan evrimine dair uzun süredir kabul gören varsayımları yeniden gündeme taşıdı.

Yoğun tropikal yağmur ormanları, uzun süre erken insanların hayatta kalmakta zorlanacağı alanlar olarak görülüyordu.

Bilim insanları, atalarımızın ağırlıklı olarak açık otlaklarda ve kıyı bölgelerinde yaşadığını, Afrika’nın sık ormanlık alanlarından ise çok daha geç dönemlere kadar uzak durduğunu düşünüyordu.Ancak Batı Afrika’dan gelen yeni bulgular bu görüşü önemli ölçüde değiştiriyor.

Günümüzde Fildişi Sahilleri sınırları içinde yer alan Bété I arkeolojik alanında yapılan araştırmalar, insanların yaklaşık 150 bin yıl önce ıslak tropikal ormanlarda yaşadığını ortaya koydu.Nature dergisinde yayımlanan çalışma, erken Homo sapiens’in sanılandan çok daha uyumlu bir tür olduğunu gösteriyor.

Bulgular, insan evriminin tek bir çevrede değil; çöllerden kıyılara, açık alanlardan yoğun ormanlara kadar farklı ekosistemlerde şekillendiği görüşünü güçlendiriyor.ORMANIN ALTINDA SAKLI TAŞ ALETLERBété I alanındaki keşfin geçmişi 1980’li yıllara uzanıyor.

O dönemde l'Université Félix Houphouët-Boigny’den Profesör Yodé Guédé, ortak bir Fildişili-Sovyet araştırma misyonu kapsamında bölgede yürütülen çalışmalara katkı sağladı.Kazılarda, bugün yağmur ormanı sınırları içinde kalan alanda yerin derinliklerinde gömülü taş aletler bulundu.

Ancak o dönemde bu aletlerin yaşını ya da insanların burada yaşadığı sırada çevrenin nasıl göründüğünü kesin olarak belirlemek mümkün değildi.Yıllar sonra uluslararası bir ekip, eski kazı alanını modern yöntemlerle yeniden inceledi.

Liverpool Üniversitesi ve Max Planck Geoantropoloji Enstitüsü’nden Dr.

James Blinkhorn, Profesör Guédé’nin yardımıyla orijinal kazı hendeğinin yeniden tespit edildiğini ve alanın 30-40 yıl önce mevcut olmayan ileri tekniklerle yeniden araştırıldığını belirtti.Yeni çalışmanın zamanlaması kritik öneme sahipti.

Araştırmanın ardından bölgedeki madencilik faaliyetleri nedeniyle alan yok oldu.

Bu nedenle elde edilen veriler bilimsel açıdan daha da değerli hale geldi.GERÇEK BİR YAĞMUR ORMANI ORTAMIAraştırmacılar, alanın yaşını belirlemek için Optik Uyarmalı Lüminesans ve Elektron Spin Rezonansı dahil olmak üzere birden fazla tarihlendirme yöntemi kullandı.

Her iki yöntem de insan varlığının yaklaşık 150 bin yıl öncesine uzandığını gösterdi.Ekip ayrıca tortularda korunan polenleri, bitkilerin bıraktığı mikroskobik silika yapıları olan fitolitleri ve kimyasal izleri analiz etti.

Sonuçlar, insanların burada yaşadığı dönemde bölgenin yoğun biçimde ormanlık olduğunu ortaya koydu.Örneklerde nemli Batı Afrika yağmur ormanlarıyla ilişkili polenler ve bitki mumları tespit edildi.

Buna karşılık çimen polenlerinin çok düşük seviyelerde bulunması, alanın ince bir orman şeridiyle değil, yoğun bir ormanlık çevreyle kuşatıldığını gösterdi.Bu keşiften önce, Afrika yağmur ormanlarında insan yaşamına dair en eski güvenilir kanıt yaklaşık 18 bin yıl öncesine tarihleniyordu.

Yağmur ormanlarında insan varlığına ilişkin küresel ölçekteki önceki en eski kanıt ise Güneydoğu Asya’da yaklaşık 70 bin yıl öncesine aitti.Çalışmanın baş yazarı Dr.

Eslem Ben Arous, bu bulgunun yağmur ormanlarında insan varlığına dair bilinen en eski kanıtı, önceki tahminlerin iki katından daha geriye taşıdığını ifade etti.İNSAN EVRİMİ YENİDEN DEĞERLENDİRİLİYORKeşif, erken insanların farklı habitatlarda yaşayabilen ekolojik açıdan esnek bir tür olduğunu gösteren kanıtları güçlendiriyor.

Bilim insanları, bu uyum yeteneğinin Homo sapiens’in dünyaya başarılı biçimde yayılmasında önemli rol oynamış olabileceğini düşünüyor.Araştırma, yağmur ormanı arkeolojisinin zorluklarını da yeniden gündeme getirdi.

Sıcak ve nemli ortamlar fosillerin korunmasını zorlaştırırken, yoğun bitki örtüsü kazı çalışmalarını güçleştiriyor.

Bu nedenle bilim insanları, Afrika’da henüz keşfedilmemiş çok daha eski yağmur ormanı yerleşimlerinin bulunabileceğini değerlendiriyor.Çalışma aynı zamanda insanların tropikal ekosistemler üzerindeki etkisinin ne kadar eskiye uzandığına dair yeni sorular doğuruyor.

Araştırmacılar, eski toplulukların avcılık, ateş kullanımı ve bitki yönetimi yoluyla yağmur ormanı çevrelerini daha erken dönemlerde şekillendirmiş olabileceği ihtimalini inceliyor.Araştırmanın kıdemli yazarı Profesör Eleanor Scerri, elde edilen kanıtların ekolojik çeşitliliğin insan türünün merkezinde yer aldığını açıkça gösterdiğini belirtti.

Scerri’ye göre bu durum, farklı insan topluluklarının farklı bölgelerde ve habitatlarda yaşadığı karmaşık bir evrimsel geçmişe işaret ediyor.Bilim insanları, Côte d'Ivoire’daki bu keşfin yalnızca başlangıç olabileceğini düşünüyor.

Bölgede büyük ölçüde araştırılmamış başka alanların bulunması, yağmur ormanlarında yaşayan erken insanlara dair daha eski kanıtların ortaya çıkarılabileceği ihtimalini güçlendiriyor.Araştırma, Max Planck Topluluğu ve Leakey Vakfı tarafından desteklendi.

İlgili Sitenin Haberleri