Haber Detayı
Klarnetin ustaları aynı sahnede
Serkan Çağrı ve Hüsnü Şenlendirici, ‘Klarnetin Yıldızları’ isimli konserle ikili olarak ilk kez bir aradaydı.
HAŞİM KILIÇ / NEFESTürk müziğinin iki büyük klarnet virtüözü Serkan Çağrı ve Hüsnü Şenlendirici, ‘Klarnetin Yıldızları’ isimli konserle CSO ADA Ankara Ana Salon’da ikili olarak ilk kez aynı sahneyi paylaştı.
İki sanatçı aralarında yıllardır sanatsal bir rekabetin olduğunu belirterek, karşılıklı rekabet sayesinde klarnetin Türkiye'de ve dünyada bu kadar çok yankılandığını ifade etti.Şef Eray İnal yönetimindeki Ankara Symphonic Project eşliğinde sahneye çıkan Serkan Çağrı ve Hüsnü Şenlendirici, Türk müziğinden Balkan ezgilerine uzanan geniş repertuvarlarıyla dinleyicilerden büyük alkış aldı.Yıllardır süren sanatsal rekabetin, klarnetin Türkiye’de ve dünyada daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağladığını belirten iki sanatçı, birbirlerini tamamlayan iki müzisyen olduklarını söyledi.
Serkan Çağrı, Hüsnü Şenlendirici ile aralarındaki ilişkinin rekabetten çok birbirini geliştiren bir dayanışma olduğunu belirtti."BİZİM ÇEKİŞMEMİZ YOK"Çağrı, “Hüsnü’nün de benim de karşılıklı rekabetimiz sayesinde klarnet belki de birçok ülkede olmadığı kadar Türkiye’de ve dünyada yankılandı.
Daha iyi şeyler yapabilmek için birbirimizi motive ettik.
Bizim kişisel herhangi bir çekişmemiz yok.
Çok eski arkadaşız. 10’lu yaşlardan beri tanışıyoruz.
İkimiz de 50 yaşındayız dersek yaklaşık 40 yıllık dostluğumuz var” dedi."SEN OLMASAN BEN OLMAZDIM"Şenlendirici’nin kariyerinde çok önemli bir yeri olduğunu anlatan Çağrı, konservatuvar sürecinde de arkadaşının desteğini gördüğünü söyledi.
Çağrı, “Bundan birkaç yıl önce Hüsnü’ye ‘Sen olmasan ben olmazdım’ dedim.
Birbirimizi tamamlayan iki insan gibiyiz.
Belki de birbirimiz olduğumuz için bulunduğumuz yere kademe kademe geldik.
Birbirimizden çok güç aldık.
Benim konservatuvara gelişimde Hüsnü’nün çok desteği oldu.
İstanbul Teknik Üniversitesi’nin bahçesine kadar beni götürdü, sınava girmem için destek verdi.
Kimsenin bilmediği kadar çok ortak yönümüz var.” diye konuştu.Hüsnü Şenlendirici ise Serkan Çağrı ile repertuvar anlamında da birbirlerine çok yakın olduklarını belirterek, klarnetin doğasına uygun eserler seçtiklerini söyledi.
Şenlendirici, “Klarnet belli kalıp içinde bir enstrüman.
Biz o kalıpların dışına çıkmaya çalışıyoruz ama sonuçta klarnete yakışan şarkıları seçiyoruz.
O yüzden repertuvarlarımız da birbirine yakın.
Onun çaldığı şarkıları ben de çaldım, benim çaldıklarımı o çalıyor.
Konserde ben altı parça seçtim, o altı parça seçti.
Bir de birlikte düet gibi çalacağımız eserler var.
Açıkçası bizim için de heyecanlı bir konser” dedi."KLARNETLE SOHBET EDİYORUZ"İki sanatçının sahnedeki uyumunun yıllara dayanan ortak müzik dilinden kaynaklandığını ifade eden Çağrı, “Biz Hüsnü’yle klarnet çalarken çok ortak bir dil kullanıyoruz.
Belki de hiç kimseyle anlaşamadığımız kadar iyi anlaşıyoruz.
Aynı dönemin etkisi altındayız.
Aynı ustalardan etkilendik, aynı hocadan ders aldık.
O yüzden birbirimizin müzikal dilini çok iyi biliyoruz.
Bir parçayı çalarken onun nerede yukarı çıkacağını, benim nerede eşlik edeceğimi ezbere biliyormuşuz gibi hissediyoruz.
Sanki klarnetle sohbet ediyoruz” ifadelerini kullandı.Klarnetin yalnızca Türkiye’de değil, Balkanlar’dan Ortadoğu’ya uzanan geniş bir coğrafyada etkili olduğunu ifade eden Şenlendirici, son yıllarda Arap müziğinde de klarnetin daha fazla kullanılmaya başlandığını söyledi.
Şenlendirici, “Klarnet bu coğrafyanın en solist enstrümanlarından biri.
Düğünlerde de var, geleneksel müziğin içinde de var, halk müziğinde de var.
Silifke’de de var, Elazığ’da da var, Trakya’da da Ege’de de var.
Balkanlarda da çok büyük ustalar var.
Yunanistan’dan Bulgaristan’a, Makedonya’ya kadar birçok müzisyenle ortak işler yapıyoruz.
Bu enstrüman çok önde duran, çok solist bir saz.
O yüzden şanslıyız.
Sazımız çok güzel” diye konuştu."TÜRKLER KLARNETE YENİ BİR RUH KATTI"Klarnetin tarih boyunca büyüleyici bir enstrüman olduğuna dikkat çeken Çağrı, enstrümanın Türk müziğiyle birlikte bambaşka bir kimlik kazandığını söyledi.
Mozart’ın bile babasına yazdığı mektuplarda klarnetin orkestraya katılmasından duyduğu heyecandan söz ettiğini hatırlatan sanatçı, “Klarnet Barok dönemden beri heyecan yaratan bir enstrüman.
Ama bizim coğrafyamıza geldiğinde bambaşka bir dil oluşuyor.
Dünyada buna artık ‘Türk klarneti’ deniliyor.
Klarneti biz icat etmedik, Avrupa’da geliştirildi ama Türkler ona yeni bir ruh kattı.
Klarnetin en zor keşfedilen taraflarını ortaya çıkararak yeni bir dil oluşturuldu.
O yüzden yapıldığı yerin bile ötesine geçti” dedi.Türkiye’de solist enstrümanist sayısının az olduğuna dikkat çeken Serkan Çağrı, klarneti geniş kitlelere ulaştırmanın büyük emek istediğini belirtti.
Çağrı, “Türkiye’de çok fazla şarkıcı var ama Hüsnü de ben de yıllardır iğneyle kuyu kazıyoruz diyebiliriz.
Şarkı söylemeden, sadece enstrümanın anlatmak istedikleriyle insanlara ulaşıyoruz.
Dünyanın en zor işlerinden birini yapıyoruz ama buna rağmen çok kalabalık kitleler bizi dinlemek için geliyor.
Bu ülkede yapılmış en büyük başarılı çalışmalardan biri olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.Enstrümantal müziğin büyük salonlarda geniş kitlelerle buluşmasının önemli olduğuna işaret eden Şenlendirici, klarnetin bu anlamda farklı bir etki yarattığını belirtti.Şenlendirici, “Enstrümanla kalabalık kitleleri bir araya toplamak kolay değil.
Çok iyi yapan dostlarımız, üstadlarımız var ama bu konserleri kültür merkezlerinin ve küçük salonların dışına çıkarıp büyük kitlelere sunmak çok başka bir şey.
Klarnetle bunun başarılması gerçekten enteresan ve güzel bir durum” dedi.