Haber Detayı
Giyimde pozitif dış denge sarsılıyor! Türkiye’nin giyim ithalatı payı 19 yılda 2,7 kat arttı
Türk hazır giyim sektörü küresel rekabette ciddi kan kaybediyor. TGSD’nin son raporuna göre Türkiye’nin dünya hazır giyim ihracatından aldığı pay son 19 yılda yüzde 4’ten yüzde 3’e gerilerken, ithalattan aldığı pay yüzde 0,3’ten yüzde 0,8’e çıkarak 2,7 kat arttı. Bu dönemde Çin’in kaybettiği pazar payını Bangladeş ve Vietnam alırken Türkiye, net kayıp yaşayan ülkeler arasında yer aldı.
YENER KARADENİZ/İSTANBUL Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği’nin (TGSD) hazırladığı “Dünya Hazır Giyim ve Tekstil Ticaretinde Eksen Kayması” raporu, küresel tekstil ve hazır giyim ticaretinde yaşanan dönüşümün Türkiye açısından kritik sonuçlar doğurduğunu ortaya koydu. 2006-2025 dönemini kapsayan çalışmaya göre, dünya hazır giyim ihracatında pandemi sonrası başlayan toparlanma sürerken, TGSD’nin daha önce yaptığı “2027’de dünya hazır giyim ihracatı yeniden 2022 seviyesine ulaşacak” öngörüsünün gerçekleşme eğilimine girdiği belirtildi.
Ancak küresel toparlanmaya rağmen Türkiye’nin hazır giyimde dünya ticaretinden aldığı paydaki gerileme dikkat çekti.
Rapora göre Türkiye’nin dünya hazır giyim ihracatındaki payı 2006 yılında yüzde 4 seviyesindeyken 2025 itibarıyla bu oran yüzde 3’e düştü.
Buna karşılık dünya hazır giyim ithalatından aldığı pay ise 2,7 kat artışla yüzde 0,3’ten yüzde 0,8’e yükseldi.
TGSD, bu tabloyu “net kayıp” olarak tanımladı.
Raporda, “İhracat pazar payımız kritik bir düşüş yaşarken, iç pazarımız ithalata giderek daha fazla açılıyor” değerlendirmesine yer verildi.
Özellikle yüksek üretim maliyetleri, kur baskısı ve Asya merkezli düşük maliyetli üreticilerin rekabeti nedeniyle Türk hazır giyim sektörünün hem dış pazarda hem de iç pazarda baskı altında kaldığı vurgulandı.
Çin kaybediyor, Bangladeş ve Vietnam kazanıyor Küresel üretim eksenindeki değişimin en önemli sonucu ise Çin’in hazır giyimde kaybettiği pazar payının Bangladeş ve Vietnam gibi ülkelere kayması oldu.
Rapora göre Çin’in hazır giyim ihracatındaki kaybını en hızlı şekilde Bangladeş ve Vietnam devraldı.
Türkiye dışındaki büyük üretici ülkelerin ihracatlarını önemli ölçüde artırdığına dikkat çekilen çalışmada, Türkiye’nin bu dönüşümden yeterince pay alamadığı belirtildi.
TGSD raporunda, Çin’in artık bitmiş ürün üretiminden kademeli olarak uzaklaşıp tekstil ve hammaddede tedarikçi rolüne yöneldiği vurgulandı.
Çin’in özellikle Vietnam, Bangladeş ve Hindistan gibi üretici ülkelere agresif biçimde tekstil ve hammadde ihracatı yaptığı kaydedildi.
Bu dönüşümle birlikte küresel tedarik zincirinin yeniden şekillendiğine dikkat çekilen raporda, Çin’in üretimi çevre ülkelere kaydırdığı, bu nedenle tekstil ihracatının agresif biçimde arttığı ifade edildi.
Sektör temsilcileri de bu kapsam Çin’in birçok markaya hem kendi ülkesi hem de çevre ülkelerden tedarik için fiyat vermeye başladı.
Tekstilde tablo daha olumlu Hazır giyimin aksine tekstil sektöründe Türkiye’nin daha olumlu bir performans sergilediği görüldü.
Rapora göre Türkiye’nin dünya tekstil ihracatındaki payı 2006 yılında yüzde 2,6 seviyesindeyken 2025’te yüzde 3,5’e yükseldi.
Aynı dönemde dünya tekstil ithalatındaki payı ise yüzde 3,3’ten yüzde 3’e geriledi.
TGSD, bu tabloyu “stratejik dengeleme” olarak değerlendirirken, Türk tekstil sanayisinin küresel pazardan aldığı ihracat payını artırmayı sürdürdüğüne ve dışa bağımlılığını azalttığına dikkat çekti.
Özellikle teknik tekstil, kumaş ve hammadde tarafındaki üretim kapasitesinin Türkiye için önemli avantaj oluşturduğu ifade edildi.
Yeni pazar arayışı hızlanacak Raporda geleneksel Avrupa pazarlarının önemini koruduğu ancak yeni pazarlara yönelmenin zorunlu hale geldiği vurgulandı.
Almanya, Polonya, İspanya ve Hollanda’nın halen potansiyel taşıyan ana pazarlar arasında bulunduğu belirtilirken, “diğer ülkeler” kategorisindeki hızlı büyümenin dikkat çektiği kaydedildi.
TGSD’ye göre “diğer ülkeler” kategorisinin büyüme trendi, dünya hazır giyim ithalatındaki genel büyümenin yüzde 60 üzerinde gerçekleşti.
Bu nedenle sektörün klasik Avrupa pazarlarının ötesine geçerek yeni pazarlara odaklanması gerektiği ifade edildi.
Markaların ‘yakın üretim’ modeli Raporda ayrıca tekstil sevkiyatlarının stratejik olarak daha yakın bölgelere kaydığına dikkat çekildi.
Uzak Doğu’dan Batı’ya uzanan uzun tedarik hatlarının risk üretmesi nedeniyle, küresel markaların “yakın üretim” modeline yöneldiği vurgulandı.
TGSD, Türkiye’nin Avrupa’ya yakınlığı sayesinde “nearshoring” avantajını yeniden öne çıkarabileceğini belirtti.
Raporda sektör için üç temel stratejik öneri de sıralandı.
Buna göre ilk olarak yeni pazarlara odaklanılması gerektiği belirtildi.
İkinci olarak tekstilde yakalanan ivmenin korunmasının önemine dikkat çekildi.
Üçüncü başlıkta ise Çin-Vietnam-Bangladeş ekseninde kurulan tedarik zincirine karşı Türkiye’nin yakın üretim avantajını öne çıkararak yeni bir tedarik ağı oluşturması gerektiği vurgulandı.
Hazır giyimin dış ticaret fazlasında ciddi erime yaşanıyor Türk hazır giyim sektörü 2026 yılının ilk çeyreğinde hem ihracatta yaşadığı kayıp hem de ithalattaki yükseliş nedeniyle alarm vermeye devam etti.
Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği’nin (TGSD) hazırladığı “2026 Yılı 1.
Çeyrek Hazır Giyim ve Tekstil İhracat/İthalat Raporu”, sektörün uzun yıllardır taşıdığı dış ticaret fazlası avantajının giderek zayıfl adığını ortaya koydu.
Rapora göre hazır giyim ihracatı yılın ilk çeyreğinde yüzde 7,6 gerileyerek 4,63 milyar dolardan 4,28 milyar dolara düşerken, ithalat ise yüzde 2 artışla 1,03 milyar dolardan 1,05 milyar dolara çıktı.
Böylece sektörün dış ticaret fazlasında ciddi bir erime yaşandı. 2025 yılında ithalatın ihracata oranı yüzde 22,26 iken bu yıl ilk çeyrekte bu oran yüzde 24,55’e çıktı.
Hazır giyim sektöründe yaşanan tablo, yüksek maliyetler nedeniyle rekabet gücü zayıfl ayan Türk üreticisinin hem ihracat pazarlarında zorlandığını hem de iç pazarda ithal ürün baskısıyla karşı karşıya kaldığını gösterdi.
Özellikle kur politikası, artan işçilik maliyetleri ve zayıf Avrupa talebi sektör üzerindeki baskıyı artırırken, Asya merkezli üreticilerin Türkiye pazarındaki ağırlığı da büyümeye devam etti.
TGSD verilerine göre hazır giyim ithalatının yüzde 62’si Asya ve Okyanusya ülkelerinden gerçekleştirildi.
Çin, 194 milyon dolarlık ihracatla Türkiye’nin en büyük hazır giyim tedarikçisi olmayı sürdürürken, Çin’den yapılan ithalat yüzde 10,5 arttı.
Raporda ithalat artışında öne çıkan ülkeler arasında Myanmar dikkat çekti.
Myanmar’dan yapılan hazır giyim ithalatı yüzde 26,1 artarak 42 milyon dolara ulaştı.
Vietnam’dan yapılan ithalat yüzde 5,7, Kamboçya’dan yapılan ithalat ise yüzde 9,3 yükseldi.
İtalya’dan yapılan ithalatın da yüzde 16,7 artış göstermesi dikkat çekti.
Son birkaç yıldır ülkeye artan Türk yatırımcılarının etkisi ile ithalatın arttığı Mısır’dan bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 8,1 düşüşle 99 milyon dolara geriledi.
Tekstil tarafında ise daha çarpıcı bir tablo ortaya çıktı.
Rapora göre tekstil ihracatı ilk çeyrekte yüzde 8,3 düşüşle 2,41 milyar dolardan 2,21 milyar dolara gerilerken, ithalat yüzde 1,8 azalışla 1,91 milyar dolardan 1,88 milyar dolara indi.
Tekstil ithalatında Brezilya’dan yapılan alım yüzde 753 gibi dikkat çekici bir artışla 249 milyon dolara yükselirken, Azerbaycan’dan yapılan ithalat yüzde 57,4 arttı.
İtalya’dan yapılan te